Karneyle Övünmeyin, Utanmayın

0
121

Çocuğunuzun karnesini başkalarına karşı bir övünme ya da utanma nedeni olarak kullanmayın.

Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Tuncay Ergene, yarın karne alacak öğrencilerin velilerine, “Çocuğunuzun karnesini başkalarına karşı bir övünme ya da utanma nedeni olarak kullanmayın” önerisinde bulundu.

Ergene, yarın yaklaşık 16 milyon ilk ve orta öğretim öğrencisinin karnelerini alarak, yarıyıl tatiline gireceğini hatırlattı.

Notlar yüksek olduğunda çocuğun karnesinin aileye heyecan, memnuniyet ve gurur getirdiğini belirten Ergene, “Bazen de karnedeki kötü notlar aile içerisinde üzüntü, kaygı, öfke ve belirsizliği getirir. Her iki durumda da karne dönemi, aile içerisinde geleceğe ilişkin planların yapıldığı ve geçmiş çabaların, çalışma alışkanlıklarının, zamanın nerede harcandığının ve amaçların gözden geçirildiği yeni bir dönemdir” diye konuştu.

Karnelerin anne-baba ve öğretmenlerce değerlendirilmesinin karnenin işlevi açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Ergene, karnenin, öğrencinin başarılı veya başarısız, değerli veya değersiz, işe yarar veya işe yaramaz olarak etiketlendiği bir belge olmadığını, öğrencinin bulunduğu eğitim ortamında ondan beklenen bilgi ve beceri alanındaki yeterlilikleri ne derece gösterdiğine ilişkin bir eğitsel araç olduğunu söyledi

Karnelerin sadece çocuk için değil, öğretmen, okul ve aile için de yol gösterici bir nitelik taşıdığını ifade eden Ergene, çocuğun gelişimi ile ilgili olarak herkesin kendisine “Bu yetersizlikleri gidermek için ne yapabiliriz?” sorusunu sorması gerektiğini kaydetti.

AİLELER KARNE DÖNEMİNDE NASIL İLETİŞİM KURMALI?

Anne-babaların, karne döneminde çocuklarıyla nasıl iletişim kurması gerektiğine değinen Ergene, şöyle konuştu:

“Çocuğunuzla başkalarının yanında karnesi hakkında konuşmayınız. Konuşma için 30–40 dakikalık bir zaman ayırınız. Televizyon, bilgisayar ile ilgilenmeden rahat bir değerlendirme için yeterli zamanı ayırınız. Karneyi çocuğunuzu azarlamak veya küçük düşürmek için bir araç olarak kullanmayınız. Geçmiş sömestrde çocuğunuzun neler öğrendiğini sorunuz. Aldığı notlardan çocuğunuzun memnun olup olmadığını, başarısını artırmak için neler yapılabileceğini çocuğunuza sorunuz. Bunları siz sıralamayınız. Çoğunlukla çocuklar bunları dinlemeyecektir. Çocuğunuzun gelecek döneme ilişkin hedeflerini dinleyiniz olumlu bulduklarınızı destekleyiniz.”

Velilerin karneyi inceledikten sonra önce gördükleri olumlu yönler ve iyi notlar üzerinde durmaları ve bunlara ilişkin memnuniyetlerini belirtmeleri gerektiği üzerinde duran Ergene, “Karnedeki kırık notlarla ilgili konuşurken çocuğunuzu tahrip etmeyiniz. Duygularınızı paylaşınız. Örneğin, ‘Bu durum, seni olduğu gibi beni de üzdü; ama daha çok çalışman gereken dersleri görmüş olduk’ diyebilirsiniz” dedi.

Ailelerin, çocuğun karnesine ilişkin kendi duygularını paylaşmasına fırsat vermesi, duygularını açmaya teşvik etmesi önerisinde de bulunan Ergene, “Tehditkar ve kaygıya yol açacak ifade ve tarzlardan kaçının. Duygular, düşünceler ve davranışlar birbirlerinden etkilenirler. Çocukların öncelikle duygularını ifade etmelerine izin verin” diye konuştu.

”SİZİN İÇİN DEĞİL, ÖNCELİKLE KENDİSİ İÇİN ÇALIŞMALIDIR”

“Onu sevdiğinizi ve değer verdiğinizi gerçekçi bir şekilde gösterin” diyen Ergene, çocukların anne ve babalarının ne söylediklerinden çok neyi nasıl söylediğine daha çok dikkat ettiklerini belirtti.

Çocukların başarısının, başka çocuklarla özellikle kardeşiyle, komşularla veya yakın akrabalar ile kıyaslanmaması gerektiğini vurgulayan Ergene, başarılı bir çocuğa sahip olmaktan çok, sağlıklı ve uyumlu bir çocuğa sahip olmanın önemli olduğunu ifade etti.

Karnenin başkalarına karşı bir “övünme” ya da “utanma” nedeni olarak kullanılmaması gerektiği üzerinde de duran Ergene, “Böyle ifadelerden kaçının. Örneğin, ‘Bu karneyle konu komşuya rezil ettin bizi.’, ‘Ben de şöyle göğsümü gere gere çocuğumun karnesini dosta düşmana gösteremeyecek miyim?’ gibi ifadeler, çocuğun kişiliğini zedeler. Unutmayın çocuğunuz, sizin için değil öncelikle kendisi için çalışmalıdır” diye konuştu.

Karnenin çocuğun kişiliğinin bütününe yönelik bir değerlendirme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini de söyleyen Ergene, “Karnesi çok parlak çocuklar ödüllendirilirken, karnesi daha az parlak çocuklar da teşvik edilmelidir. Çocuğa, elde edilen sonuç kadar, gösterilen çabanın önemli olduğu mesajı verilmelidir” dedi.

A.A