15 Soruda Çocuklar Neden Korkar?

0
139

Masal dünyasında pamuk prensesler kadar cadıların da olduğunu bilen minikler bazen onları gerçek dünyadaymış gibi algılar. Kimi zaman bir ses bile ona korku dolu bir gece yaşatabilir.

1) ÇOCUKLAR VE BEBEKLER NELERDEN KORKAR?

İlk 18 aylık dönemde ani ve şiddetli sesler bebekler için korkutucudur. Bunun dışında altıncı aydan sonra tanımadığı kişiler de korku yaratabilir.

2) BU KORKULAR UYKULARINI ETKİLER Mİ?
Nasıl gün içinde yaşadığımız şeyler bizim uykularımızı etkiliyorsa bebeklerimizinkini de etkiler.

3) BU KONUDA NELER YAPABİLİRİZ?
Şiddetli seslerden korktuğunda sakin ve güleryüzlü bir tavırla bebeklerimizle göz teması kurmamız onların güvende hissetmesine yardımcı olur. Yabancı bulduğu için tepki gösterdiği kişilerle ilişki kurması için ona zaman tanımak da rahatlatır. Ebeveynlerini o kişilerle ilişki içinde görmek hissettiği tehlikeyi ortadan kaldıracaktır. Bu da uykuda daha rahat hissetmelerini sağlar.

4) YA 18 AYDAN BÜYÜK ÇOCUKLAR?
18-36 aylık çocuklar dünyayı tanımak için daha fazla dışarıya yönelir. Hayvanlar, taşıtlar, bitkilerle ilgilenir. Üzerine doğru gelen bir kuş, havlayan bir köpek, hızla geçen bir araç ya da rüzgarda sallanan koca bir ağaç onların korkmasına neden olabilir.

5) BU DURUMDA NE YAPMALI?
Bunu fark ettiğimizde sakin kalmak yine en iyi çözüm. Anne-babanın rahat olduğunu gördüğünde çocuklar da rahatlar. Uykudan önce rahatlamasına yardımcı olacak oyunlar oynamak, sevdiği ninnileri söylemek ya da hikâyeler anlatmak çocuklarımızın uykularını daha huzurlu uyumalarına yardımcı olur.

6) 3 YAŞINDAN BÜYÜK ÇOCUKLAR NELERDEN KORKAR?
3-6 yaş arası dönem çocuklar için de ebeveynler için de çok renkli ve eğlencelidir. Çocuklar bu dönemde adeta bir masal dünyasında yaşar. Masallar, çizgi filmler, resimli kitaplar ve buna benzer her şey çocuklarımız için gerçektir. Ama Pamuk Prenses ne kadar güzelse masaldaki cadı da o kadar korkutucudur. Çocuklar bu dönemde masal kahramanlarıyla güçlü bağlar kurar. Öcü, hayalet, cadı, canavar gibi karakterlerden de korkar. Bu durum, çocuklarımızın kabuslar görmesine yol açabilir.

7) KABUSLARLA BAŞA ÇIKMANIN BİR YOLU VAR MI?
Çocuklarımızın korkuları eşsiz hayal güçlerinden beslenir. Bu nedenle en kolay başa çıkma yolu da yine hayal gücünü kullanmak. Korktuğu şeyleri uzun uzun anlatmasına fırsat vermek, resimlerle korktukları şeyleri somutlaştırmalarını sağlamak onların korkularıyla başa çıkmasını kolaylaştırır.

8) O HALDE ”SEN BEBEK MİSİN Kİ KORKUYORSUN” GİBİ CÜMLELER KURMAK YANLIŞ…
Korktukları şeyi reddetmek bu konuda yapılacak en büyük hata. “Cadı, öcü diye bir şey yok” dediğimizde çocuğumuzu ikna edemeyiz. Çünkü çocuklar bu varlıkları rüyalarında gerçekten görür. Böyle bir yaklaşım sadece onların anlaşılmadığını hissetmesine yol açar. Bu da kendilerini daha yalnız hissetmeleri ve korktukları şey karşısında daha güçsüz kalmalarına neden olur.

9) BU YALNIZLIK DUYGUSUNU NELER KIRABİLİR?

Evdeki kedi, köpek gibi hayvanları nöbetçi belirlemek işe yarayabilir. Evdeki hayvanla çocuğumuzla birlikte yapacağımız kısa bir konuşma onun daha güvende hissetmesine yardımcı olur. Oyuncak ayıya, bebeğe ya da çocuğumuzun uykuda güvende hissetmesini sağlayacak oyuncaklarına da benzer görevler verilebilir.

KORKU, ANNE-BABAYLA YATMANIN BİLETİ OLMAMALI

10) GECE KORKTUĞUNU SÖYLEYEREK ANNE-BABASININ YATAĞINA GİDEN ÇOCUĞA NASIL DAVRANILMALI?
Çocuğumuzu böyle bir durumda yatağımıza almak o gece için bütün sorunu çözer. Ancak daha sonra başka sorunlar yaşanmasına da neden olabiliriz. Çocuklar anne ve babalarıyla uyumayı çok severler. Bu nedenle gece yaşadıkları korkuyu onların yatağına gitmek için bir bilet olarak görebilirler. Ayrıca böyle davrandığımızda farkında olmadan “Evet, kendi yatağında güvende değilsin” mesajını da vermiş oluyoruz.

11) YATAĞINA GİTMEK İSTEMEYEN ÇOCUĞA NASIL DAVRANMALIYIZ?
Çocuğumuzu dinledikten sonra sakinleşmesine yardımcı olacak şeyler söylemek ve uyuyana kadar kendi yatağının başucunda çocuğumuza eşlik etmek bu sorunu büyük ölçüde çözer. Ayrıca zaman zaman geceyi birlikte uyuyarak geçirmek de çocuklarımızla ilişkimizi besler. Yeter ki bu bir genel kural haline gelmesin.

12)ÇOCUĞUN UYKUSUNU BAŞKA NELER ETKİLER?
Anne ve baba arasındaki şiddetli kavgalar, hastalıklar, kayıplar, büyük doğa olayları, toplumsal karışıklıklar, taşınma, boşanma, şehir değişiklikleri, planlanmamış
yolculuklar çocuklarımızın uykusunu olumsuz etkileyebilir.

13) BÖYLE DURUMLARDA NELER YAPABİLİRİZ?
Sonuçta hayat sadece güzel ve keyif verici şeylerden oluşmuyor. Böyle durumlarla karşılaşacağız. Bunların normal olduğunu öncelikle yetişkinler kabul etmeli. Çocuklarımıza böyle durumlarda duygularını ifade etmesi için yardımcı olmalı, sorularına cevap vermeye çalışmalıyız.

14) NE TÜR SORULAR SORARLAR?
Çocuklar büyüdükçe yetişkinler için cevap verilmesi zor sorular sorar. Cinsellikle, dinle, ölümle, doğa olaylarıyla ve buna benzer konularla ilgili sorulardır bunlar. Bu sorulara vereceğimiz cevaplar veya yaptığımız açıklamalar çocuklarımız için korkutucu olabilir.

15) NASIL AÇIKLAMALAR YAPMALI?
Karşımızdaki kişinin küçük bir çocuk olduğunu, kocaman bir hayal gücüne sahip olduğunu ve dünyayı yetişkinler gibi algılamadığını aklımızdan çıkarmamalıyız. Nelerden korkacaklarını düşündüğümüzde cevapları kendimiz de bulabiliriz.

e-psikiyatri