Adnan Kahveci Başarı Öyküsü

0
1133

Kahramanımız Karadeniz bölgesinde, Sürmene`ye bağlı Yılmazlar köyünde doğar. Çevresinde başarılı, ünlü, zengin ve kariyerli insanlar yoktur. Doğduğu köyde lise yoktur. Ortalama mantığa göre, kahramanımızın kötü kaderini kabul etmesi, çevresindekilerle uyumlu bir hayat yaşayacak şekilde `gerçekçi` olması gerekirdi.

Sıradan biri olarak yaşadığı takdirde başarısızlıklarını açıklayacak çok iyi gerekçelere sahipti. İsterse “Benim de zengin babam olsaydı, ben de büyük adam olurdum” ya da “Bizim de köyümüzde lise olsaydı ben de okurdum” diyebilecek, başarısızlığını mükemmel bir şekilde savunabilecek durumdaydı. Ama o `saydı` cümleleriyle söylenmek yerine, her şeye `rağmen` zirveye çıkmak için harekete geçti.

Ailesinin maddi durumu onu okutmak için yetersiz olmasına rağmen, elinden tutacak biri olmamasına rağmen, yaşadığı köyde lise bile olmamasına rağmen, bulunduğu yerden ait olduğu yere, zirveye yöneldi. Peki nasıl yapacaktı? Kahramanımız bir çıkış yolu buldu. Bir gazetenin açtığı ilkokullar arası bilgi yarışmasına katıldı, birinci oldu. Ortaokulu devlet bursuyla `parasız yatılı` olarak Samsun`da okuduktan sonra, TÜBİTAK bursuyla geçtiği Kabataş Lisesi`ni de dönem birincisi olarak bitirdi. Aynı yıl üniversite giriş sınavında da Türkiye birincisi oldu. Bu başarılardan sonra, zafer sarhoşluğu yaşayabilirdi ama o iç disiplinini hiç yitirmedi. Üniversiteyi de çok iyi bir dereceyle bitirdi. Engeller de peşini bırakmıyordu. Yurtdışında okurken, devlet döviz sıkıntısına düştü ve yurtdışında yaşayan öğrencilere bir mektup göndererek burslarını artık gönderemeyeceğini söyledi. Dil öğrenmeden geri gelmek için harika bir gerekçesi vardı. “Eğer devlet bursu kesmeseydi, ben de öğrenirdim!” Arkadaşları geri döndü. Onun beyni mazeret bulup kısa devre yapmak yerine, her hal ve şartta sonuç almaya programlıydı. Bursların kesilmesi bir engeldi ve engeller aşılmak için vardı. Kaldığı yurdun müdürüne gitti, kendisine ücretsiz kalma izni verirse bulaşıkçılık yapabileceğini söyledi. Amerikalı müdür kararlılığından çok etkilendi, ona bu şansı verdi. Mutfakta bulaşıkçı olarak çalışmaya başladı ama bir haftada aşçılığa yükseldi!

Öyküsünü anlattığım kişi Adnan Kahveci.

Zeki, mütevazi ve idealist bir şekilde başarılı olmanın örneği olan eski bakan. Şartları sizinkinden daha iyi değildi ama hayallerini izlemeyi denedi ve başardı. Sizi hayallerinizi gerçekleştirmekten alıkoyan ne?

Adnan Kahveci “Türkiye`de başarılı olmak”hakkında diyor ki:

“Türkiye`de en sevdiğim şey budur. En fakir çocuk bile çalışkan olduğu sürece başarabiliyor ve yükselebiliyor. Türkiye`nin hayran olduğum tarafı bu. Kişinin zengin ya da fakir olması önemli değil. Kişinin doğudan ya da batıdan olması da önemli değil. Türkiye`de çalışan ve gayret gösteren engelsiz yükselebilir.”

Yazar: Mümin Sekman