Aklını başına topla

0
232

Mümin Sekman ‘Her Şey Beyinde Başlar’da bi kez beynimizi kurcalıyor. Sekman, ‘Bu kitap, beyin içi seyahatname kitabı. Beynini içeriden dikizlemek isteyenler için yazıldı’ diyor

Başarı üzerine yazdığı kitaplarla tanınan Mümin Sekman yeni kitabında ‘beyni başarıyla çalıştırmak’ konusunu anlatıyor. ‘Her Şey Beyinde Başlar’ adıyla basılan kitap, ‘Aklınızı Başınıza Toplama Kılavuzu’ alt başlığına sahip. Sekman, “Bu kitap, beyin içi seyahatname kitabı. Beynini içeriden dikizlemek isteyenler için yazıldı” diyor. Sekman, beyne yaptığı ilginç yolculuğu ve o yolculukta öğrendiklerini Radikal Kitap okurlarıyla paylaştı.

Siz önce başarının sırrını çözmek için yola çıktınız. Şimdi ise yönünüzü beyne çevirdiniz. Bu derin merakın nedenini anlatır mısınız?
Benim için 3B çok önemli, beyin, bilgi ve başarı. Beyni bilgiyle besleyerek başarıya ulaşmak hayatımın konusu. ‘Bir insan beynini bilgiyle doldurarak nasıl başarıya ulaşır?’ da hayatımın sorusu. Bugüne kadar işin başarı kısmını anlattım. Şimdi, başarının kaynağına yöneldim. Başarının ikametgahı beynimiz. Beynin gücüne ve gizemine karşı çocukluğumdan gelen bir ilgim oldu. Beyin benim hobim. Bu kitabı, beynini içeriden dikizlemek isteyenler için yazdım!

Kitabı okuyunca amatör bir kâşif ruhuyla dolaştığınız dikkati çekiyor. Bu kitabın keşif kitabı olduğunu söyleyebilir misiniz?
Bu kitapta tarzımın dışına çıktım. Kılavuz değil, keşif kitabı yazdım. Yazarken şunu düşündüm: Evliya Çelebi, insan beyni içinde seyahat etme imkânı bulsaydı neler görür, neler not alır, neler anlatırdı? Bu bir beyin içi seyahatname kitabı! Bu kitapta bir amacın elde etmek için ne yapmak gerektiğini değil, bir içimizdeki zihinsel mekanizmanın nasıl çalıştığını anlattım. Başarı motivasyonu değil, merak duygusu hissederek yazdım.
Bu konuda bir anket de yapmışsınız. Kimin beyninde gezmek istersiniz diye…
On şık vardı. En çok, sevgilinin beyninde gezmek istediler. İkincisi, Atatürk’ün beyniydi. Üçüncü olarak da Einstein’in beyni.

Kitapta, beyinle ilgili popüler kültür abartılarından uzak durduğunuzu yazmışsınız. Neler bunlar?
Tartışmalı ve spekülatif bilgileri paylaşmak istemedim. ‘Maydanoz ye, beynin roket gibi çalışsın’ tarzı popüler kültür abartılarına da yer vermedim. Beynin gücünü görmemek kadar, beyin gücüne gerçeğinden fazla değer atfetmenin de onun itibarına zarar vereceğini düşünüyorum. Başarılı bir beyin yönetimi, beynin gücü kadar zayıflıklarını da bilmeyi gerektiriyor. Beyin zeki olduğu kadar aptalca yanları da olan bir organ.Sonuçta, aptallığı da beyin üretiyor. Ayrıca güvenlik açığı yüksek.

Ortalıkta dolaşan ‘insanlar beyninin yalnızca yüzde 10’unu kullanıyor’ söylemleri ne kadar doğru?
Bu tarz söylemler bir şehir efsanesi. Beyin bilimcilerin büyük bir çoğunluğu bu konuda hemfikir. Cep telefonuyla konuşarak merdivenlerden inerken bile beynimizin tamamını kullanıyoruz! Beynimizi daha doğru ve etkin çalıştırmak mümkün ama fiziksel anlamda beynin yüzde onunu kullandığımızın düşünülmesi yaygın bir yanlış inanış.

Yeri gelmişken soralım. Türk insanı beynini iyi çalıştıramıyor mu?
Türk insanının beyninin ne kadar kullandığının ölçüsü belli… Dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz, buna karşılık BM insani gelişmişlik raporuna göre 83. sıradayız. Yani ekonomimiz kendimizden daha çok gelişmiş! Sandığımız gibi, fakir ama fikirli değiliz yani! Beyin temelli bir kalkınma modeline ihtiyacımız var. Beyin okuryazarlığı ders olmalı. Trafikte nasıl otomobil kullanıyorsak, beynimizi de o şekille kullanma eğilimindeyiz. Her şeyin başı beyin ve ömrümüz onun içinden geçiyor. Mutluluk, başarı, huzur beyinde başlıyor. İyi şeyler olduğu kadar, kötü şeyler de beyinden geliyor. Hayatımızın ana kumanda masası beynimizde ama beynimizin nasıl çalıştığını bilmediğimiz için onu ‘kullanıcı hatası’na bağlı olarak bozuyoruz.

‘40 değil 7 tilki dolaşabilir’ Kitapta aşk konusunda da bilgiler var. Aşkın temeli beyin mi?
Beyinle ilgili birçok şeyi bilmiyoruz, bildiklerimizin çoğunu da yanlış biliyoruz. Sevgililer gününde kalp çiziyoruz ama aşkın kaynağı kalp değil beyin. Aşk bir beyin işlevidir. Kalbe daha hızlı çarpmasını beyin söyler! Aynı şekilde cesaret de bir beyin işlevidir. Cesur yürek yoktur cesur beyin vardır! ‘Beynim sulandı’ ifadesi de mantıksız, çünkü beynin yüzde 80 zaten sudur. Doğru yaptığımız bir şey de söyleyeyim. Beynimiz çalışırken 20 wattlık elektrik ürettiği için ‘ondan elektrik alıyorum’ demek, sinir dili ve edebiyatına uygun!

‘Kafasında 40 tilki dolaşıyor’ lafı sizce ne kadar gerçekçi?
Beyinde 100 milyar tane nöron denilen beyin hücresi var. Nöronlar kendi aralarından 10 binden fazla bağlantı yaparak, duygu ve düşünceleri kafamızın içinde çeviriyorlar. Günde ortalama 70. Bin civarında düşüncenin kafamızda dolaştığı varsayılıyor. Bir konu hakkında düşünürken çalışan hafıza denilen beyin bölgesini kullanırız. Çalışan hafıza eski moda telefon santralleri gibidir, kafamızda 40 değil ortalama 7 tilki aynı anda dolaşabiliyor! Beyin aynı ada 5 ile 9 arasındaki bilgiyi işleyebiliyor, fazla yükleme olunca çöküyor. İş ve eş değiştirme gibi büyük kararları, kağıt üzerine yazarak almak gerekiyor.

‘Beyin bedava, düşünmek masraflı’ Kitapta en ilginç bölümlerden biri beslenmeyle beyin ilişkisi… Böyle bir ilişkiyi nasıl yorumluyorsunuz?
Beynin gelişmesinde dört önemli şey var: Genler, çevre, eğitim ve beslenme. Genler, gelişme limitini belirliyor. Çevre, potansiyeli harekete geçiriyor ya da hapsediyor. Yaşam çevresini, fiziksel ve sosyal çevre diye düşünmek lazım. Sosyalleşme beyin için çok önemli. Beyin biyolojik yapılı olsa da sosyal etkileşimle son halini alıyor. Beyin bilimleri literatürünü taradıktan sonra, çok gezenin de çok okuyan kadar akıllı olabileceğine ikna oldum! Beyin, zeki, çevik ve sosyalleşmeyi seven hücreleri destekliyor. Üçüncü önemli kriter de kişinin eğitimi. Verilen eğitimi seçemiyoruz ama neyi öğreneceğimizi seçebiliyoruz. Son kritik faktör de beslenme. Beyin biyolojik yapılı bir organ olduğu için, yediğimiz her şey beynimizdeki kimyasal yapı üzerinden ne hissedeceğimizi ve ne düşüneceğimizi etkileyebiliyor.

Yani ne yenilirse ne tür sonuçlar doğuyor?
Yiyeceklerin, düşünceler ve duygular üzerindeki etkisini bilmek, entelektüel performans için önemli. Mesela öğlen ya da akşam hamur işlerini bol miktarda yersek, bir süre sonra beyniniz de hamurlaşacaktır! Somon gibi yağlı balıklar, ceviz, siyah üzüm çekirdeği beyin dostu gıdalar. Beyin vücudunyüzde 2’si olmasına rağman, vücuttaki enerjinin (kalorinin) yüzde yüzde 20sini harcar. Bu kalori yiyecek ve içeceklerden alınır. Yani beyin bedava ama düşünmek masraflı bir faaliyet! Günde bir buçuk litreye yakın su içmek gerekiyor. Günde 10 bardaktan az su içtiğinizde beyin susuzluktan içine kapanır, algı kalitesi düşer. Yani beynimiz sulanmaz, beynimiz kurur! ‘Beynimiz sulanıyor’ diyoruz ama aslında beynimiz kuruyor! Beyin, elektriksel, kimyasal ve entelektüel boyutu olan bir organ. Biz genelde düşüncesel ve entelektüel bölümünü biliyoruz, oysa yediklerimiz beynin kimyasını etkiliyor, kimya da düşüncelerimizi…

Kaynak: Radikal Kitap / NİLÜFER KAS