Aktif Öğrenme

0
183

“Aktif öğrenme” son yıllarda dünya çapında yaygınlaşan etkin bir eğitim sistemi haline geldi. Velilerin “yaşayarak öğrenme” olarak tanıdığı aktif öğrenme; çocuğun objelerle direkt olarak çalıştığı, insanlar, fikirler ve olaylarla doğrudan ilişki içinde edindiği deneyimlerini yorumlayarak yeni anlayışlar geliştirdiği bir öğrenme şeklidir.

Çocuğun kavramları, ilerleyen basamaklar halinde sağlam olarak kurması için aktif öğrenmenin beş temel unsuru vardır:
Materyaller
Malzemeleri kullanma
Seçim
Çocuğun dili
Yetişkin desteği
Materyaller:

Aktif öğrenme ortamında çocukların çok değişik şekillerde kullanabileceği, bol miktarda malzeme bulunur. Bu malzemeler değişik oyuncaklar, pratik günlük nesneler, (eski telefonlar, kap-kaçak, türlü giysi ve takılar, kitap ve magazinler, boya ve çeşitli kalemler gibi) doğal malzemeler, (yaprak, çiçek, ağaç kabuğu, dallar, deniz kabukları, meyve ve sebzeler gibi) artık materyaller, (boş kutular, kavanozlar, şişeler, tuvalet kağıdı ruloları gibi) olabilir. Çocuklar bu malzemeleri kullanmak için yeterli alan ve zamana sahip olmalıdır.

Malzemeleri kullanma:

Aktif öğrenmenin uygulandığı ortamlarda, çocuklar nesneleri özgürce kullanmaya teşvik edilir. Bebekler ve çocuklar gerçek deneyimlerle öğrenirler. Örneğin, bir elma resmine bakarak elma hak kında fazla bilgi edinemezler. Ancak, gerçek bir elma tanıma deneyimleri varsa elma resmi bir anlam taşır. Bu yüzden, çocukların nesneleri tüm duyularıyla araştırmaları, ilişkileri doğrudan deneyim yoluyla keşfetmeleri desteklenmelidir. Aktif öğrenme ortamlarında çocuklar, kendilerine sunulan bol ve değişik malzemeleri değiştirirler, ayırırlar, birleştirirler. Materyali değişik şekillerde kullanabilme özgürlüğü, değişik deneyimler yaşamalarını sağlarken yaratıcılık ve yeni kavramlar geliştirmelerine de olanak sağlar. Seçim:

Aktif öğrenme ortamında çocuklar ne yapacaklarını, hangi malzemeleri kullanacaklarını seçerler. Kendi kişisel ilgi ve niyetlerinden doğan etkinlikler, öğrenmenin en kalıcı ve anlamlı olduğu aktivitelerdir. Kendi seçimleriyle başlattıkları aktiviteler sorumluluk almalarını destekler.

Çocuğun dili:

Çocuğun nesnelerle doğrudan ilişkisi ve onları kullanırken veya değiştirirken çıkan sonuçları zihinsel olarak yorumlaması ve yorumlarını daha bütünleşmiş bir dünya görüşüne oturtması gerekir. Bu zihinsel süreci harekete geçirmek için, çocukların deneyimleri hakkında konuşmaları, neyi neden ve nasıl yaptıklarını kendi kelimeleriyle anlatmaları teşvik edilmelidir. Dil gelişimiyle bilişsel gelişim içice olduğu için çocukların konuşmasına her zaman fırsat tanımak yeni öğrenme deneyimlerine yol açacağı gibi, çocuğun gelişim sürecini takip etmemizi kolaylaştıracaktır. Yetişkin desteği:

Yetişkinler, çocukların niyetlerini, düşüncelerini, problem çözme* şekillerini ve yaratıcılıklarını teşvik ederler. Aktif öğrenme uygulanan okullarda yetişkinler, çocukların ilgi ve fikirlerini izleyerek, o doğrultuda aktiviteler, malzemeler ve deneyimler hazırlarlar. Çocuklarla yaptıklarıyla ilgili konuşur ve son sorarak onları düşünmeye teşvik ederler. Çocukların düşünmeler ve düşüncelerini kelimelere dök meleri için fırsat tanırlar. Aktif eğitimde, yetişkinler çocuklarla ortaklık kurarlar. Onların oyunlarına katılarak materyalleri çocukların kullandığı şekilde kullanırlar. Çocukların düşüncelerini dinler, bunları tekrar eden, genişleten yorumlar yaparak yeni öğrenme ve ilgi alanları açarlar. Aktif eğitim yapılan sınıflarda yetişkinler çocukların kendi işlerini kendilerinin yapmalarını teşvik eder ve çocuklar işlerini bağımsız yaparken sabırla beklerler. Çocukların birbirlerinden fikir ve yardım almalarını desteklerler. Sorunların çözümünde çocukların kendi buldukları yöntemleri uygulamalarına fırsat tanırlar. Vardıkları sonuçlar yanlış olsa da kabul ederek, çocukların fikirlerini sınamalarını teşvik ederler. Bütün bu unsurların gerçekleştirilebilmesi için aktif eğitim yapan öğretmenlerin çok dikkatli plan yapmaları, çocuklarla doğrudan, aktif ilişki içinde olmaları, gözlemleri sonucu çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre esneklik gösterebilmeleri ve kendilerinin de birer “aktif öğrenci” olmaları gerekmektedir.

Bu tarz bir eğitim deneyimi; yaratıcı potansiyelini kullanan, ömür boyu öğrenmeyi amaç dinmiş, yüksek motivasyona sahip, düşünen ve üreten genç insanlar yetiştirmektedir. Yaklaşık kırk yıldır yapılan araştırmalar aktif eğitimle yetişen kişilerin sorumluluk sahibi, mesleklerinde ve hayat deneyimlerinde daha başarılı ve mutlu olduklarına işaret etmektedir.

Handan Levent Oktar
Uzman Psikolog ve Okul Psikologu Kaynak :egitim.com