Alışverişe Bağımlı Çocuklar

0
154

Bir çocuğun alışveriş merkezinde her gördüğünü almak için kendini yerden yere atması, bir kız çocuğunun bir dolap dolusu model bebeğin bir benzerini aldırmak için annesini başının etini yemesi, bir gencin daha bir hafta önce aldığı ayakkabının farklı bir modeli için odasına kapanması, hepimizin yaşadığı veya şahit olduğu bir tablodur. Reklamlar, akran baskısı, kültürel baskı, anne-baba tutumları gibi nedenlerle gitgide artan oranlarda, nesnelere ve alışverişe bağımlı, doyumsuz çocuklar yetiştirmeye başladık.

Kendi değerini giydiği, sahip olduğu şeylerle, nasıl göründüğüyle belirleyen çocuk, diğer insanları da kim olduklarıyla değil, sahip olduklarıyla yargılar. Bu tehlike, ergenliğe geçişle birlikte büyür. En yeni modelleri almak, herkesin sahip olduğuna sahip olmak, ölüm / kalım meselesi haline gelebilir.

Pahalı bir arabanızın olması sizi iyi bir ebeveyn yapar mı? Ünlü bir basketbolcunun giydiği ayakkabılardan giyiyor olması çocuğunuzu otomatik olarak iyi bir oyuncu yapar mı? Tabii ki hayır! Bir yetişkin olarak siz bunu anlayabilirsiniz, ya çocuğunuz? Çocuğunuza bu konuda yardımcı olabilirsiniz.

Öncelik belirlemeyi öğretin. Çocuğunuzun isteklerini ve parasını kontrol etmeyi öğrenmesi için isteklerinin listesini yapması ve bu listeyi tercih sırasına göre düzenlemesini sağlayın. Çocuklar genelde ne kadar çok istediklerinin farkında değillerdir. Önce farkındalık kazandırmak, kendi davranışları üzerindeki kontrollerini de artıracaktır. Bu yöntem, yaklaşan yeni yıl ve doğum günlerinde çok işinize yarayacaktır. Hakları ve birikimleri çerçevesinde kaç hediye alabileceğini belirleyin ve önem sırasına göre hazırlanan listeye birlikte bakın.

Bekleyebilmesi için fırsat yaratın. Çocuğunuzun istediği şeyi hemen almak yerine ona bir süre tanıyın. Bu sürenin sonunda hevesi geçmiş, isteği tamamen değişmiş olabilir.

Suçlu hissetmeden “hayır” deyin. Çocuğunuz her gördüğünü istiyorsa, isteklerinin ardı arkası kesilmiyorsa, bu istediklerine gerçekten ihtiyacı olmadığını düşünüyorsanız sadece “hayır” demeniz yeterli. Her istediğini almanın ona faydadan çok zararı olacağından, bu tavrınızdan dolayı kendinizi suçlu hissetmeyin. Hayatta kimsenin her istediğine kavuşamadığını unutmamak gerekir. Bu nedenle bu tavrınız, çocuğunuzun hayal kırıklığı ile baş edebilme mekanizmaları geliştirmesine yardımcı olacaktır.

Çocuğunuza para yönetimini öğretin. Bu, hayat boyu kullanacağı çok değerli bir ödül olacaktır. Harçlık almak veya evde yaptığı küçük işler karşılığı para kazanmak, çocuğunuzun para kazanmayı ve harcamayı öğrenmesi için iyi bir başlangıç olacaktır. Bunun için çocuğunuza, hemen harcamaya ve uzun dönemli harcamalara yönelik iki bütçe oluşturmayı öğretebilirsiniz. Alışveriş merkezinde gördüğü bir oyuncağı istediğinde, “Bunun fiyatı 5 liraymış. Almak için yeteli paran var mı, gel bir bakalım” diyebilirsiniz. Kendi kazandığı parayla alacağı şeyler çocuğunuza daha anlamlı gelecektir.

Televizyonda reklam izlemeyi sınırlandırın. Reklam, günlük hayatın her alanında yer almakla birlikte, televizyon reklamları çocukları en etkileyen reklamlardır. Bu nedenle, daha az reklam gösterilen kanalların ve programların tercih edilmesi faydalı olacaktır. Çocukların reklamlarla karşılaşmasını tamamen engellemek mümkün değildir. Reklamlar, insanlara ihtiyaçları olmayan şeyleri aldırma amacını güderler.  Reklamların temel amacının çocuklara açıklanması, özellikle çocukları etkilemek için reklamlarda kullanılan yöntemlerin gösterilmesi, çocuğun farkındalığını artıracaktır.

Çocuğunuza örnek olun. Çocuklar pek çok şeyi anne-babalarında gözleyerek öğrenirler. Çocuğunuzun nesneler dünyasıyla baş edebilmesi ve doyumsuzluk geliştirmemesi  için ona iyi bir rol modeli olabilirsiniz. Bozulan eşyaları hemen yenisiyle değiştirmek yerine tamir ettirmenin önemini çocuğunuza anlatabilir ve örneklerle gösterebilirsiniz. Alışveriş kataloglarının tüm zamanınızı almasına izin vermeyin. Bütün boş vaktinizi alışveriş merkezlerinde ve mağazalarda geçirmeyin. Alışverişin bir hobi veya zaman geçirme aracı olmadığını, gerçekten ihtiyaç duyulan zamanda, ihtiyaç duyulan şeyler için alışveriş yapıldığını model olarak gösterin.

Çocuğunuza verebileceğiniz en iyi hediyenin, ona ayıracağınız zaman olduğunu hatırlayın.  Yoğun şehir hayatının içinde, koşuşturmanın arasında, çocuklarımızla yeterince vakit geçiremediğimiz için yaşadığımız suçluluk duygusunu telafi etmek için çocuklarımızın isteklerine boyun eğmeye başlarız.

Gerçek ihtiyacını ve duygusunu anlamaya çalışın. Bazen çocuklar, duygusal bir ihtiyacı tatmin için somut nesnelere yönelirler. Asıl ihtiyacı vitrindeki oyuncak olmadığı için de, o oyuncağa olan ilgisi çok kısa bir sürede geçer ve çocuk yeni bir istekle karşımıza çıkabilir. Çocuğun isteklerinin altında çoğu zaman bir yakınlık ihtiyacı veya duygusal bir boşluk, hayal kırıklığı yer alır. Çocuğun gerçek ihtiyacı anlaşılır ve karşılanırsa, çocuğun nesnelere ihtiyacı kalmayacaktır.

Uzman Klinik Psk. Çiğdem Bilgen