Amerika’nın En Büyük Şarlatanı’nın İbretlik Hayatı

0
469

Amerika tarihinin en büyük şarlatanı kimdir? diye sorarlarsa, hiç yanılmadan “P, T. Bamum”dur!” diye cevap verilebilir. Bu Conneticut’lü Yanke kendini dünyanın en ünlü reklâm uzmanlarından biri haline getirebilmiştir.

Barnum “dalavereci prensi” olmakla övünmüştür; hatta “Dünyanın en ünlü dalaverecileri” ismiyle bir kitap yazmış ve halkın kendisine dolandırıcı, alçak, sahtekâr, şarlatan demelerine kızacak yerde keyiflenmiştir. Halkı aldatmaktan çok hoşlanırdı. Bir defasında eşi bulunmaz bir ata sahip olduğunu; bu atın kuyruğunun başında, başının da buyruk tarafında bulunduğunu ileri sürmüştü. Halk bu acayip mahlûku görmek için içeri üşüştüğü ve giriş parası olarak 25 sent ödediği zaman yemliğe kuyruğundan bağlanmış adi bir attan başka şey görememişlerdi. Başka seferde kiraz renginde kedi göstereceğini ilân ederek halktan hayli para toplamış ve siyah renkli kedi göstermiştir. Para verip içeri girenler söylenmeye başlayınca “Evet, bu kedi siyah renklidir ama siyah renkli kirazların bulunduğunu da kimse inkâr edemez!” deyip işin içinden çıkmıştır.

Barnum’u herkes sirk hokkabazı zanneder. Halbuki o 60 yaşına erişinceye kadar hiçbir sirkte çalışmamıştır. Barnum ve Bailey sirki o 70 yaşım aştığı sıralarda açılmıştır. Barnum’a göre dünya enayilerle doludur ve her an bir enayi dünyaya gelmektedir. Açıkgözler bunların sırtından geçinirler. Barnum vahşî hayvanlar veya tuhaf mahlûklar göstererek milyonlar vura bilmişse de, kendi de enayi olmaktan kurtulamamıştır.

Gençliğinde bütün servetini oluşturan 2.500 $’ı ayılardan yağ çıkarmak işine yatırdı. Sözde bu sihirli yağ, dökülen saçları yerine getirmekte; kelleri saç sahibi etmekteydi. Barnum’un iş ortağı paranın hepsini alarak Avrupa’ya kaçtı; Barnum’a yağın nasıl çıkarılıp kullanılacağını anlatan bir reçeteden başka şey bırakmaz. Bir ara da resimlendirilmiş İncil satmaya kalkışır, bu satışı yapmak için tuttuğu adam İncil’lerin parasını cebine indirdikten başka Barnum’un kalan parasının da üstüne oturur. Bir defa da yangın söndürme makinesinin patentini satın alır; makine çok güzeldir, fakat ufak bir kusuru olduğu görülür. Hiçbir yangını söndürmediği anlaşılır. Fakat o yılmaz, bu defa da çan imaline kalkışır ve tam yarım milyon dolandırıldığı için iflâs eder, Amerika’yı heyecan içinde bırakır.

[quote_box_center]Elindeki parayı bu suretle kaybettikten sonra “Para kazanmanın yollan” isminde bir kitap yazar. Bu kitapta Oxford ve Cambridge üniversitelerinin kutsal alanına girerek bir gecede bin $ kazanır.[/quote_box_center]

Barnum birara bütün İngiltere’nin ayaklanmasına ve öfke kasırgasıyla çalkalanmasına sebep oldu. Shakespeare’in doğduğu evi satın alarak New York’a getirmeye ve Broadway’de yeniden kurarak halka göstermeye kalkıştı.

Bu gürültü ve patırtılara, cakalı davranışlara rağmen arasıra şüpheye düşmekten, ümitsizliğe kapılmaktan da kendini alamıyordu. İngiltere’nin Liverpool şehrinde bulunduğu sırada cesareti kırıldığı ve vatanını özlediği için barındığı otelin karanlık odasında koltuğa çökmüş, acı acı ağlamaktan kendini alamamıştı.
Barnum din bakımından hayli sofu bir adamdı. Sarhoşluktan başkaldıramayan adamların âhirette çekecekleri cezanın azabını açıklayan bir vaaz dinlemişti. 20 yıldan beri içki içmeyi âdet edindiği halde hemen eve koşmuş, şampanya şişelerinin hepsini kırmış, bir daha içki içme-meye yemin ettikten sonra arkadaşlarına içki içmenin zararlarını anlatarak onları da tövbeye zorlamış, bir gecede 20 tanesini ikna ederek içkiden vazgeçilmişti.

Cennecticut-Bridgeport’da oturduğu sıralarda üzerinde isminin ilk harflerini taşıyan beyaz renkli ipek bayrağı evinin damına asar, bu suretle evde bulunduğunu arkadaşlarına haber verirdi. Reklâm yapmak için Bridgeport demiryolunun yakınlarında bir tarlayı sabana taktığı bir fille sürdürürdü. Fil sürücüsüne doğulular gibi kırmızı ve san renkli elbise giydirmişti. Adama tren tarifesini vermiş, tren geçeceği zaman işe koyulmasını emretmişti. Tren yolcuları filin tarla sürdüğünü görebilmek için pencereye üşüşür, bu manzarayı heyecanla seyrederlerdi. Amerika’nın her köşesinde yayınlanan gazeteler olayı ballandıra ballandıra yazdılar, günün konusu yaptılar. Binlerce köylü fili satın almak istediklerini Barnum’a bildirdiler. O satma tekliflerini geri çevirerek fili kiraya verdi ve bedavadan yaptığı bu reklâm sayesinde bir yılda 100.000 $ kazandı.

[quote_box_center]1855’te hayatını kaleme aldı ve 35 sene düzeltmekle vakit geçirerek yayınlamadı. En sonunda bir milyon nüsha bastırdı ve herbiri kendine 9 sente mal olan bu kitabın tanesini bir dolara sattı.[/quote_box_center]

Sirki kış mevsiminde Bridgeport’ta kalıyordu. Bürosunun duvarına kocaman bir kutu çiviledi, üstüne de iri harflerle “P. T. Barnum’un ölümünden sonra açılacaktır!” diye yazdırdı. Kutunun çivilenmesi herkesi heyecanlandırdı. Yanında çalışanlar kutunun parayla dolu olduğunu ve bu paranın kendilerine kalacağını sandılar. Kutu açıldığı zaman ağzına kadar “P. T, Barnum’un hayatı” isimli kitapla dolu olduğu görüldü. İçinden çıkan vasiyetnamede de memurlarından her birine bu kitaptan birer tane verilmesi rica olunuyordu.

Barnum’un erkek çocuğu yoktu. Bu yüzden torunu olan C. H. Seeley’ye 25.000 $ miras bıraktı, fakat bu mirastan faydalanabilmesi için Bamum Seeley adını taşımasını şart koştu.

Barnum ölüm döşeğinde yattığı ve ölümün yaklaştığı sırada New York’ta çıkan Evening Sun gazetesi, Barnum’un ajanına ölümü hakkında bir yazı yazıp yazamayacağını sordu. Razı olunca da Barnum ölümünden evvel ölümü hakkında yazılan yazıyı okudu ve çok beğendi.