Arkadaş seçmek

2
803


Arkadaşımızı seçerken dikkat edeceğimiz bazı hususlar vardır. Bu hususlar göz önünde bulundurulmaz ve önem verilmezse çok sıkıntılara sebep olur.
Birinci husus, akıllı olmasıdır. Akıllı olmazsa bize fayda vereceğine zarar verir. Yani kaş yapacağı yerde göz çıkarır.
Derler ki; bir zamanlar bir adam bir ayı ile arkadaş olur. Beraber dolaşırlar, insan, ayı kadar güçlü olmadığından yorulur, dinlenmeye ihtiyaç hisseder. Bir suyun başına gelirler, adam ayıya işaretle “ben burada biraz uzanayım, sen beni bekle” diye anlatır. Ayı da gene işaretle ona der ki: “Sen uyu, ben beklerim.” Adamcağız çok yorgun olduğu için hemen uyuyakalır. Ayı arkadaşı da başında nöbet tutmaktadır.
Aksilik bu ya, adamın başına bir sinek konar, ayı önce eliyle kovar, sinek uçar ama, tekrar alnına konar, gene kovar, gene aynı yerine gelir ayı kızar, kendi kendine der ki: “Bu benim arkadaşımı uyutmayacak, iyisi mi ben bu sineği öldüreyim, arkadaşım rahat uyusun!” Büyük bir taş alır arkadaşının başındaki sineğe atar, sinek kaçar fakat arkadaşının başı parçalanır ve ölür. Boşuna dememişler; “Akıllı düşman, ahmak dosttan daha iyidir” diye.

KENDİSİNE FAYDASI OLMAYAN…
İkinci husus, dindar olmasıdır. Dinini yaşamayan insan en büyük kötülüğü kendine yapar, kendisini cehenneme hazırlar. Kendisine faydası olmayan, bilakis zararı olan birinin başkasına ne faydası olabilir?
Dindar olan arkadaşın şefâati, insanı yanmaktan kurtarır. Cehenneme atılacaklar kıyamet günü diyecekler ki: “Bize bir şefâat eden yok mu? Candan bir dostumuz yok mu bizi bu sıkıntıdan, bu acıdan kurtarsın!”
Müfessirler, bu ayet-i kerimeyi tefsir ederken dikkatimizi şu noktaya çekiyorlar: Candan dost, kardeşten daha üstündür. Onlar, “bir kardeşimiz gelse de bizi kurtarsa” demiyorlar. “Candan bir dost” arıyorlar ve bunun için feryad ediyorlar.
Üçüncü husus, güzel ahlak sahibi olmasıdır. Böyle bir arkadaş dünyanın en kıymetli varlığıdır. Ondan çok güzel şeyler öğrenilir. Fudayl bin İyad rahmetullahi aleyh buyuruyor ki: “Huyu güzel fasık birinin arkadaşlığını, huyu kötü salih birinin arkadaşlığına tercih ederim.”
Dünyayı çok seven, haris insanların arkadaşlığından sakınmalıyız, insanı menfaati için her zaman satabilir.
Hayırlı arkadaş evlattan da, kardeşten de daha iyidir.

“ONLAR BANA DUA EDECEK!”
Büyüklerimizden Hasan-ı Basri hazretlerinin ziyaretçileri ve dostları çoktu. Büyük âlim olduğu için insanlar, kendisine akın ediyor ve faydalanıyorlardı.
Yaşı ilerleyince, bazı hastalıklar da zuhur etti. Artık misafirleri ile sohbette zorlanıyordu. Bunu gören çocukları, babaları yorulmasın diye önemli olmayan misafirleri kabul etmiyorlardı. “Babamız hasta, müsait değil, sonra gelirsiniz” diye geri çeviriyorlardı.
Hasan-ı Basri hazretleri bunu fark etti ve çocuklarını azarladı: “Benim misafirlerimi neden almıyorsunuz. Vallahi ben onları sizden daha çok seviyorum. Ben ölünce siz mirasımı taksim edeceksiniz, onlar ise azaptan kurtulmam için bana dua edecekler.”

YILANDAN DAHA ZARARLI!
İyi insanlarla arkadaşlık etmek ne kadar kıymetli ise, kötü arkadaş da o kadar tehlikelidir.
Kötü arkadaş yılandan daha zararlıdır. Yılan, insanı sokar, birkaç gün sancılar içinde kıvrandırır, çok zehirli ise ölümüne sebep olur. Biz zaten bu dünyaya kalmak için gelmemiştik.
Fakat kötü arkadaş insanın hem dünyasını, hem de ahiretini harap eder, dayanılması güç sıkıntılara sokar…