Aşk Bağımlılığının Belirtileri

1
804
ask-bagimlilik-yaratiyor-mu

Aşk Bağımlılığı: Sorun Gerçekten Kafada mı Biter?

“Tek ihtiyacin olan sevgi” –  “All you need is love.”   Bu sözler, aşk bağımlıları için popüler bir şarkı sözünün çok daha ötesinde anlam taşır. Onlar için aşk olmadığında hayat çekilmez, sorunların üstesinden gelinemez. Bu insanlar aşka bağımlıdır. Peki aşk bağımlılığı nedir, böyle bir sorunumuzun olup olmadığını nasıl anlayacağız, varsa nasıl kurtulacağız?

Aşk psikolojik bir bağımlılıktır

Aşk bağımlılığı, karşılanmayan ihtiyaçlari gidermeye yarayan psikolojik bir bağımlılıktır. İstek ve ihtiyaçlari dikkate alınmamış veya gereksiz görülmüş, eleştirilmiş kişiler çogunlukla beklentilerini farkında olmadan kısıtlarlar. Öyle ki bu kısıtlama yanlış düsünce biçimlerine dönüşür:
“Ihtiyaçlarımın hiçbir anlamı yok”, “kimse beni dikkate almaz”, “yakınlaşmak bana zarar verir”, “sevilmeye layık değilim” “beni kim sever ki?”. Bu düşünceler hali hazırdaki veya geçmisteki iliskilerin yaralarını sarmaz, ancak aşk bağımlılarının hayatlarına yön verir. Ilgi görmek, korunmak veya karştıkları problemleri çözebilmek için bu kişiler diğer insanlara bağımlı olur.
Çogunlukla bitmeyen korkuları ve çok sevilmeyle beraber hayranlık uyandırma hayalleri vardır. Diğer kişiler tarafından reddedilmek, acı çekmek, yeni yaşantılara açılmak onlar için korku vericidir.  Sevgi aliş-verişinde bulunma konusunda kendilerine güvenmezler. Sevilebileceklerine inanmamakla beraber sürekli aşk ister, bekler ve umut ederler. Aşk bağımlıları için bu duygu sürekli bir takıntı düzeyindedir, bir parazit gibi kişiyi tüketir. Kısıtlar. Değişimi sevmez. Gerçek samimiyetten yoksundur. Entrikalıdır. Kişi kendini bu konuya adaması gerektiğine inanır.
 shutterstock_105757790
Aşk Bağımlılığının Belirtileri
  • Gençlik yıllarinda yeterince ilgi görmemiş olmak

  • Aile, ebeveyn ve eşlere karşı yakınlık hissedememe, yanlızlık duygusu

  • Diğer hayat alanlarındaki ilişkileri önemsememek

  • Bir ilişkiyi başka bir iliski için bitirme eğilimi, ilişkisiz olamama

  • Bedeli ne olursa olsun terk edilmemek ve reddedilmemek için elinden geleni yapmak veya ilişkileri bitirememe

  • Bir iliskisi olmadiginda kendisini yarim hissetmek, “yeterince kadin” veya “yeterince erkek” hissetmemek

  • Isteklerini ihtiyaç zannetmek ( onsuz olamiyorum)

  • Biten bir iliskinin ardindan hemen yeni bir iliskiye baslamak

  • Cinsel çekimi  ve cinselligi yemek ve su ile bir tutmak

  • Yogunlugu yakinlik zannetmek (iliskilerdeki yogun duygulari yanlis tanimlamak)

  • Cinsel partneri veya iliskisi olmadiginda kendisini degersiz hissetmek

  • Cinsel çekimi sevgi veya ask zannetmek  (Ilk görüste ask’ta oldugu gibi).)

  • Sevgi veya yakinlik ihtiyaçlarini cinsellikle karsilayabilecegini düsünmek, bunun için farkli kisilerle beraber olmak

  • Yalnizca kendi morallerini yükseltmek ve sikintilarini gidermek için cinselligi kullanmak

  • Seks, ask, bagimlilik ve diger ihtiyaçlarinda doyurulamayan bir istaha sahip olmak

  • Kendi iç çatismalarindan kaçinmak için tüm beklenti ve ihtiyaçlarini asik olduklari kisi ile karsilamayi düslemek

  • Görünmeyen veya ifade edilmeyen psikolojik izdirap

  • Çocukluklarinda ve simdiki hayatlarinda kendileriyle yeterince ilgilenilmedigi, ve yeterince desteklenmedikleri için ebeveynlere ve eslere karsi içten içe bitmeyen öfke duymak

  • Sürekli hayat tarzini ve degerlerini sorgulamak

  • Çilgin, umutsuz veya fevri olmak

  • Bir problem yasadiklarini inkar etmek

  • Kontrol disi davranislari normal olarak tanimlamak

Aşk Bağımlılığının Sonuçları

Bağımlı sevgide, kişi bir kişide bütün dünyayı bulmaya çalışır. Kendi kişisel gelişimleri ve “büyümeleri”yle ilgilenmek yerine aşık oldukları kişinin kimliğine baglanırlar. Bu yüzden sıklıkla aşik oldukları kişinin başarılarından kendilerine pay çıkarırlar, bu başarılar nedeniyle kendilerine saygınlık talep ederler. Birey olarak güçlenmenin ve gelişmenin eş-kimliklerini zedeleyeceğini düşünürler. Bu değisim korkusu nedeniyle bireysel beceri, ilgi ve isteklerini baskılanmasına izin verirler. Bağımlı aşk ilişkilerinde bu nedenle genellikle bireysel tıkanma görülür.

Aşk Bağımlılığının 3 Bileşeni :

Romantizm, Beraberlik ve Cinsel Bağımlılık

Aşk bağımlılığında sık karşılaşılan yoğun güvenlik ihtiyacı, bireyi duygusal entrikalara da yöneltir. Bağımlı kişi, sürekli sevdiği kişiyi memnun edecek şekilde davranırsa, sevgilerinin güvende olacağını sanır. Bir süre sonra yaşanmaya başlanan hayal kırıklıkları ve gücenmeler, bu entrikalarin sevginin kalıcılığını garanti etmedigini gösterir. Yine de bağımlı aşıklar imkansiz ihtiyaçlar ve gerçekleşemeyecek beklentilerle yogun bir uğraşı içindedir. Sevginin kosulu dürüstlük ve bütünlüktür. Dürüstlük ve bütünlügün oldugu sevgi iliskileri her iki tarafin da gelismesine ve degismesine izin verir. Korkuya dayali bağımlı  ilişkiler gerçek sevgi ve paylaşımın önündeki en büyük engellerdir. Çoğunlukla kişisel gelişim üzerindeki etkileri yapıcı değil yıpratıcı
ve yıkıcıdır.

 Aşk Esaretinden Kurtulmak

Bagimli oldugunuz bir ask iliskisi içinde oldugunuzu düsünüyorsaniz durumu kabullenerek ise baslayabilirsiniz. Ask bagimliligi çogunlukla seks bagimliligi, yeme bozukluklari, veya kendine zarar verme gibi diger bagimliliklarin yaninda fazla ciddiye alinmaz. Çünkü “kulaga hos gelir”. Ask pek çok kisi için yasanmasi arzulanan bir duygudur. Kültürümüzde “asik olma, ve sonrasinda mutlu yasama” inanci vardir. Medya tarafindan da bu inanç abartili bir biçimde  gerçekmis gibi desteklenir.  “Büyük ask” olarak lanse edilen pek çok iliski aslinda bagimlilik iliskileridir. Gerçekte ise, hem bagimli kisi hem de esleri için çok izdirapli, hatta bazen de tehlikeli bir süreç olabilir ask iliskileri. Pek çok cinayet, intihar, tecavüz ve sadizm gibi eylemin kökü böyle bir ask bagimliligina dayanir. Edebiyat tarihinde de bu iliskilerin örnekleri çoktur. Romeo ve Juliet’in mutlu bir sonla bittigini söyleyemeyiz, öyle degil mi?
Sancili ve bagimli ask iliskileri ölümle sonlanmadiginda da kiside bir takim psikiyatrik sorunlara yol açabilir: Örnegin asiri kaygi, gerginlik ve korku hali, hayattan keyif almama, umutsuzluk, uyku zorluklari ve psikosomatik rahatsizliklar ask bagimliliklarinda kendini gösteren en sik belirtilerdir. Bu belirtiler çok yoğun oldugunda, uzun sürdügünde, günlük yasami zorlaştırdığında ve daralttığında psikiyatrik rahatsızlıklardan şüphelenmek gerekir.
Yaygın Anksiyete Bozuklugu,  Travma Sonrası Stres Bozuklugu, Depresyon, Panik Bozukluk gibi hastalıkların habercileri olabilirler. Böyle bir durum bireyin mutlaka psikolojik ve/veya psikiyatrik kontrole başvurması, gerekli bulunursa terapi veya ilaç tedavisini sürdürmesi, kendisi için yapabileceği en iyi eylemlerden biridir. Hem kendi ızdırabını hafifletmek, hem de sürmekte olan is ve iliskilerindeki kaliteyi kaybetmemek için..
Klinik Psikolog Selen Fehimoğlu
Psikolog, Veritas Psikiyatri ve Beyinbilimleri Psikoterapisti.

Kaynak: psikolojimagazin.com