Bana rengini söyle

2
265
Depresyona pesbembe bir salonla, uykusuz gecelere mor tonlarına boyanmış bir odayla son vermek mümkün mü? Renklerin dili üzerine çalışana Psikolog Ayben Artem’e göre artan başarının arkasında eflatun, iştahın ardındaysa kırmızı ya da turuncu olabilir.

Renklerin de bir dili var. Sanılanın aksine ‘Pembe, gönlüm sende!’ klişesinden fazlasını söylüyorlar üstelik. Evinizi ya da işyerinizi dekore ettirirken bu sese kulak vermeniz sizin yararınıza. Zira psikolog Ayben Ertem’in söylediğine göre doğru renk seçimi iş ve okul hayatındaki başarınızdan tutun da evdeki huzurunuza kadar tüm yaşamınızı etkiliyor.

Ayben Ertem, Amerika’da klinik psikoloji üzerine yüksek lisans yapmış bir psikolog. Ancak o bambaşka bir uzmanlık alanı seçmiş kendisine: Renkler… Renklerin insan psikolojisi ve yaşantısına etkileri üzerine yıllar süren araştırmalarda bulunmuş. Çocukluğundan gelen merakını geliştirmiş böylelikle. Diğer ilgi alanıysa dekorasyon. Hangi odaya hangi renk gider, hangi renklerle hangi objeleri kombinlemeli? Hepsi ondan soruluyor.

Kilo problemine mavi son!

Kırmızı ve turuncu tonları iştah artırıcı renkler. Çabuk ve hızlı yemek yiyip bir an önce kalkmanızı teşvik edeceğinden kilo sorununuz varsa şiddetle kaçının bu tonların ağırlığından. Ancak turuncu dozunda kullanılırsa sosyalleşme ve sohbet ortamı oluşturan bir renk olduğu için yemek odaları ve büyük mutfaklarda kullanılabilir.

Mavinin iştahı bastırdığına ve nabzı düşürdüğüne yönelik araştırmalar var. Bu sebeple kiloluysanız mavi ve tonlarına mutfağınızda, buzdolabı magnetiyle bile olsa yer açın. Fazlaca sevilse de aile saadeti açısından kırmızıdan uzak durulmalı yatak odalarında. Zira olası bir tartışma ortamında kırmızı gerginliği artırabilir. Kırmızı, dekorasyonda ana renk olarak değil de vurgu yapılmak istenen noktalarda kullanılmalı.

Başarının sırrı eflatunda gizli

Mor ve tonlarını uykuya daha rahat geçmeyi sağladığından tercih edebilirsiniz. Oturma odası ve salonlarda sosyal turuncu, ya da pek mutlu, sevinçli pembeden vazgeçmeyin. Beyaz saflık, barış ve temizliği simgeler. Aynı zamanda küçük mekânları daha büyük ve ferah gösterir. Çalışma odasına gelince, çalışırken sıklıkla uykuya dalıyorsanız ya da dikkatiniz çabuk dağılıyorsa sizi uyaracak ama germeyecek renkler kullanın. Örneğin mor, eflatun ve kırmızı. Özellikle eflatun beyinde problem çözme alanlarını uyarıyor, üretkenliğe ve sanatsal kabiliyete katkıda bulunuyor. Ancak dozu kaçırmayın. Zira çok fazla kullanılırsa duyguları bastırır, kendinize güveniniz azalır ve endişeniz artar.

Oturma odalarında canlı renkler…

Renkleri seçerken odanın büyüklüğü ve aldığı ışığa da dikkat etmek gerekiyor. Karanlık odalarda, genellikle canlı renkler ve tonları odayı ferahlatır. Oturma odaları ve koridorlar için de iyi bir seçim olabilir. Çok fazla güneş ışığı alan odalardaysa, ışığı biraz kırmak için koyu renkler tercih edebilirsiniz. Küçük mekânlarda beyaz, bej ve mavi tonları mekânı olduğundan büyük ve sıcak, sakin gösterir. Özellikle aksesuar olarak aynayı tercih ederseniz mekân daha ferah ve büyük görünecektir. Aynı etkiyi oluşturmak için mobilya seçerken çok büyük ve hantal parçalar yerine daha küçük ve yuvarlak hatlı modern mobilyaları tercih edin.

Renklerle tedavi edilen hastalar bile var!

Renkler ülkemizde bilimsel anlamda pek ele alınmamakla beraber, dünyadaki örneklere baktığımızda durum farklı. Zira bu alanda deneyler yapılıyor, üzerine makaleler yazılıyor. Hatta renk terapisiyle tedavi edilen psikiyatri hastaları bile var! Bu terapide kişinin en çok hangi renkleri kullandığı analiz ediliyor öncelikle. Daha sonra da ona iyi gelen renklerin tespit süreci başlıyor. Örneğin kış depresyonundan muzdarip bir hasta siyah ve gri gibi renklerden uzak tutularak, kırmızı ve turuncu gibi canlılığın simgesi renklerle haşır neşir olması sağlanıyor, gerek giyim gerekse dekorasyon alanında. Amerika’da bazı hapishaneler ve psikiyatri polikliniklerinde de uygulanıyor renk terapisi. Şiddete eğilimli suçlular ve hastaları sakinleştirmek için bazı hücreler sakinleştirici etkisi olan gül pembesine boyanıyor.

Kaynak: Zaman