Başarısız da olsa tatili hak ediyor

0
132
Birçok anne baba, karnesi kötü olan çocuğunu, tatile götürmemekle cezalandırır ve onları ‘tembel, sorumsuz’ gibi kelimelerle suçlar. Ancak uzmanlar bu davranışların çocuğun gelişimi açısından çok yanlış olduğu kanaatinde.

Onlar, karnesi kötü olan çocuklara, ailelerin düşündüğünün aksine, iyi bir tatil programı hazırlamak gerektiğini söylüyor.

Yaz tatiline sayılı günler kala öğrenci ve ailelerini karne telaşı sardı. Notları iyi olan çocukların sabırsızlıkla beklediği bu dönem, not sorunu yaşayan öğrenciler için sıkıntı ve stres dolu günler anlamına geliyor. Memorial Şişli Hastanesi’nden Pedagog Dr. Melda Alantar, karne başarısızlığı ve çocukların verimli bir yaz tatili geçirmesi konusunda anne babalara önerilerde bulunuyor.

Çocuğunuzu kötü karne için suçlamayın: Melda Alantar, karnesi kötü olan çocuklara ‘tembel’, ‘sorumsuz’ gibi sözler söylenmesinden, özellikle de cezadan ve şiddet uygulamaktan kaçınılması konusunda aileleri uyarıyor. Bu tür yaklaşımlar çocuğun özgüvenini örseliyor. Evden kaçma, kendine zarar verme, okul hayatından uzaklaşma gibi durumların da ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Bu yüzden öncelikle yapılması gereken karneyi öğrenciyi gerçek potansiyeline ulaştıracak bir yol haritası gibi görmek. Daha sonra ise sorunun kaynağına inerek çözüm üretmek gerekiyor. Alantar, tatilleri çocukların dinlenmesi, eğlenmesi ve uygun bir hazırlık çalışma programıyla başarıyı yakalaması için fırsat olarak görüyor.

Çocuğun gelişimi için sosyalleşmesi de önem taşıyor: Bu fırsatı değerlendirmek ise tamamen ailelerin elinde. Çocukların gelişimine uygun programlar ayarlandığında başarısızlığın başarıya dönüşmesi için hiçbir engel yok. Ailelerin çocuklarına bu tarz programları hazırlaması ise sanıldığı kadar zor değil. Alantar, araba veya otobüs ile yapılan yolculuklarda çocukların güzergâhı haritalara bakarak takip etmeleri, trafik levha ve işaretlerini izlemelerinin bile etkin öğrenmeyi sağladığını ifade ediyor. Ona göre çevredeki tarihi ve doğal zenginlikleri tanımak, yaşayarak öğrenmenin gerçekleşmesine yol açıyor. Çünkü çocuğun gelişimi sosyalleşme sürecini de içeriyor. Bu nedenle kişiliğin geliştirmesi için onların ilgileri doğrultusunda sportif ve sanatsal etkinliklerden yararlanmak, yaşıtlarıyla birlikte aynı ortamı paylaşabileceği kulüp, kurs gibi faaliyetlere katılmalarını sağlamak gerekiyor.

Yaz kamplarında seçim çocuklara bırakılmalı: Alantar, özellikle yaz okullarının öğrenci ve ailelerin tatil dönemini yararlı şekilde değerlendirmelerine fırsat tanıyan kurumlar olduğunu söylüyor. Ancak ailelerin bu konuda çocukların görüşlerini almasının önemini de vurguluyor. Yani aileler çocukların katılacakları yaz kampları, tercih edecekleri spor dalları ve etkinlikler hakkında muhakkak çocuklarına seçim hakkı tanımalı, onların isteklerine göre tercih yapmalılar.

Bu anlamda yaz kampları seçiminde göz önünde bulundurulması gereken en önemli unsur, çocuğun ilgi alanı ve becerisi. Alantar, “Anne-baba, eğitimci ve uzmanların dikkatli gözlemleri ve incelemeleri ile de çocuğun ilgi alanlarının belirlenmesi mümkündür.” diyor. Yani sporla ilgilenmeyen ancak tiyatroyu seven bir çocuğu sportif faaliyetler yerine, drama etkinliklerinin yer aldığı bir ortama yönlendirmenin daha doğru olduğunu ifade ediyor.

Akrabalarla bir araya gelmesi de önemli: Yazın yapılması gereken bir diğer etkinlik ise çocuğun aile ve akrabalarıyla bolca vakit geçirmesini sağlamak. Alantar, “Örneğin aile paylaşım geceleri düzenlenebilir. Haftada bir gece en az üç saati birlikte geçirilebilir. Özellikle ergenlerin aile birlikteliğine ihtiyaçları vardır. Aile bağlarının pekiştirilmesi için büyükanne, büyükbaba, hala, teyze, amca, dayı, yeğen, kuzen vb. yakınlarla bir araya gelinebilir. Şehir veya memleket dışında yaşayan akrabalarla görüşmek için düzenlenen geziler, geniş aileyle kaynaşma fırsatı sundukları gibi, aile bireylerine doğdukları, büyüdükleri yerleri görme, anılarını tazeleme ve paylaşma olanağı da sağlar. Çocuklar anne-babaların geçmişe ilişkin anılarını dinlemekten zevk alırlar.” diyor.

Gerekirse uzman yardımı alınabilir: Çocuğunuzun başarısızlığının sebebini ya da zorlandığı alanları belirleyemiyorsanız öğretmeniyle görüşebilirsiniz. Alantar, belli konularda başarılı olamayan öğrencilere yönelik okul kursları ya da etüdleri gibi özel düzenlemelerden yararlanılabileceğini söylüyor. Ona göre özellikle öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda psikolojik danışmanlardan ve uzmanlardan yardım almak gerekiyor.

Kaynak: Zaman Gazetesi