Başarıya Ulaşmanın Yolu İyimserlikten Geçiyor

0
229

Psikologlar öneriyor: Harekete geçin, başarı arkasından gelir.  Başarının yolu iyimserlikten geçiyor.

İyimserin tanımı şudur: Tıpkı benim gibi, imkânsızı başaramamış ancak her şeyin bir şekilde hallolacağından emin olan kişi. Arizona, Scottsdale’deki Mayo Clinic’in verdiği daha klasik bir tanımsa şu şekilde: “İyimserlik, başınıza iyi şeyler geleceğine ve olumsuz gelişmelerin, aşılması mümkün olan geçici engeller olduğuna inanmaktır” diyor.

Yapılan bir araştırmada, psikolojik testlere dayanarak kötümser olarak tanımlanan kişilerin 30 yıllık dönem içinde ölüm oranı, iyimser olduğu belirlenen kişilere kıyasla daha yüksek çıktı. Ben gerçekçi biriyim. Ancak bardağın dolu tarafından bakıp eninde sonunda mantığın üstün geleceğine inanınca hayatın çok daha keyifli olduğunu keşfettim. “Murphy Yasalarını Çiğnemek” isimli kitapta, Kentucky Üniversitesi’nden Psikoloji Profesörü Suzanne C. Segerstrom, iyimserliğin pozitif olmaktan ziyade motivasyon ve ısrardan ibaret olduğunu yazdı. Bu düşünce, bir işin ters gitme olasılığı varsa, ters gideceğini varsayan Murphy Yasaları’yla birebir çatışıyor.

Segerstrom ve diğer araştırmacılar, iyimserlerin zor olaylarla karşılaştıklarında pes etmek yerine sorunlarla göğüs göğse çarpıştığını ortaya çıkardı. Bu kişiler atacakları adımları planlıyor, başkalarından tavsiye alıp çözümlere odaklanıyor. Segerstrom, kendi kontrollerinin dışında kalan bir stres faktörüyle karşı karşıya kalan iyimserlerin “varoluşsal kaynaklar” kullandıklarını gösterdi. Örneğin olumsuz bir durumdan iyi sonuç çıkarmak ya da bir olayı, kişisel gelişim amacıyla kullanmak. Araştırmalar iyimserlik eğiliminin, başta beyindeki sinir taşıyıcıları kontrol edenler olmak üzere genlerden oldukça etkilendiğini gösteriyor. Yine de yetiştirilme tarzı önemli bir rol oynuyor.

Çocuklarının özgüvenlerini artıran anne babalar, onlara yaşam boyu devam edecek bir iyimserlik aşılıyor. Segerstrom ve diğer araştırmacılar, doğru yönlendirmeyle, iyimserliğin pek çok özelliğinin yetişkinler tarafından da öğrenilebileceğini keşfetti. Segerstrom bir tür bilişsel terapiyi destekliyor: Önce harekete geç, doğru hisler peşinden gelecektir. Kitabında belirttiği gibi, “Başarıya ulaşana kadar, onu elde etmişçesine hareket et.” Segerstrom, “İnsanlar iyimsermiş gibi davranarak, daha iyimser olmayı öğrenebilir” diyor.

Bu, “hedeflere ulaşma konusunda daha istekli ve ısrarcı olmak” anlamına geliyor. İyimser davranırsanız, ilk seferde başarısız olsanız bile pes etmek yerine denemeye devam edersiniz. Segerstrom, “Beklediğinizden daha başarılı olabilirsiniz” diye yazdı. Sonraki denemeler başarısız olsa bile, bunlar tecrübe kazandırıcı olumlu deneyimler görülebilir. Pozitif düşüncenin gücünü göz ardı etmemek gerekiyor. Hem Segerstrom hem de Mayo Clinic araştırmacıları her günün sonunda birkaç dakika ayırıp o gün içinde gerçekleşen üç olumlu şeyi not etmeyi ve günü iyimser düşüncelerle sonlandırmayı öneriyor. Mayo Clinic araştırmacıları ayrıca şu önerilerde bulunuyor: Kafanızda negatif düşüncelere yer vermeyin. Başarısız olabileceğiniz olasılıkları göz ardı edip, olayın olumlu yönlerine odaklanın.

Tabiatı ne olursa olsun, işinizin size kişisel katkı sağlayan yönlerini belirleyin. Etrafınızda olumlu ve neşeli insanların olmasını saplayın. Kontrol edemeyeceğiniz durumlara kafa yormaktan vazgeçip kontrol edebileceğiniz durumlara odaklanın. Ben de benzer şekilde kontrolünüzün dışında kalan hedeflerde başarı sağlayabilmek için oyunuzu, paranızı veya iletişim becerilerinizi kullanmanızı öneriyorum.