Beklemek, Kazanmaktır

0
329

Bazen beklemek o kadar zor gelir ki insana, o an yanlış bulduğu bir konuya hemen itiraz etmek ister.

Bir konferanstasınız. Konuşmacı bir konuda yanlış bir şey söyledi. O an sizin iki seçeneğiniz var. Konuşmacıya hata yaptığını söylemek ya da konuşmacının konuşmasını bitirmesini beklemek. İkinci seçenek çoğu kez daha isabetlidir. Çünkü siz hata yaptığını düşündüğünüz kişiyi uyarmayı düşünürken, birkaç dakika sonra, konuşmacı söylediğini düzeltecek bir şeyler söyleyecektir. İşte o an beklemeyerek belki de bir doğrunun söylenmesinin önüne geçeceksiniz. Hayattaki birçok şey de bunun gibidir. Bütün büyük gelişmeler, alınan kararlar hep bir dakika erken ya da bir dakika geç söylenmiş sözlerin eseridir.

Birkaç yıldır aynı işte çalışıyorsunuz. Çalıştığınız yerde aldığınız ücret geçiminizi sağlamanıza yetmiyor. Sizde işyerinizden memnun olmanıza rağmen işten çıkmayı düşünüyorsunuz. Siz, sorumlu kişiye işten çıkmak istediğinizi artık burada çalışmak istemediğinizi söylüyorsunuz. Hâlbuki birkaç ay daha bekleseniz belki de istediğiniz ücreti alacaksınız!

Ya da birbirinizi seven, ileride de evlenmeyi düşünen bir çiftsiniz. Fakat evlenmeyi düşündüğünüz kişi sigara içiyor. Bu da sizin onunla bir yuva kurmanız ile ilgili kafanızda soru işaretleri bırakıyor. Siz ona sigarayı bırakmadığı için evlenmekten vazgeçtiğinizi söylüyorsunuz. Hâlbuki birkaç hafta daha bekleseniz, ondan sigarayı bırakacağını duyacaktınız. Bir kaç ay daha bekleyemediğiniz için belki de doğru kararı veremediniz.

Evlisiniz; eşiniz ile bazı konularda anlaşamıyorsunuz. O geceleri çok geç geldiğinizi düşünüyor. Sizde onun sizi bazı konularda çok sıktığını düşünüyorsunuz. Bu yüzden de boşanmak istiyorsunuz. Boşanma kararınızı açıklamadan önce, aslında eşiniz artık eve geç gelmenizi sorun yapmayacağına dair kendi kendine söz veriyor. Hatta bu konuda da sizi sıkmayacak artık. İşlerinizin yoğunluğu onun sıkılmasına neden olmuş. Bu kararı da uygulamayı düşünüyor. Siz o karardan birkaç gün önce boşanmak istediğinizi açıklıyorsunuz!

Şirketinizde son aylarda yolunda gitmeyen bir şeyler var. Gün geçtikçe ürününüzü satmakta zorlanıyorsunuz. Böyle giderse batacağınız düşünüyorsunuz. Bunun yerine şirketi satmayı ya da kapatmayı düşünüyorsunuz. Satma kararını verdikten sonra çok büyük miktarda sipariş alıyorsunuz. Bir kaç günlük karar, belki de geleceğinizi etkiliyor.

Beklemek belki bir saniye ile hayatınızı değiştirecek, belki de verdiğiniz kararları pozitif yönde etkileyecek. “Ah keşke biraz daha düşünseydim”, ya da “Çok mu erken karar verdim?” demek yerine beklemek daha uygun gibi.
Beklemek çoğu kez hayatı güzelleştiriyor. Güzelleşmeyi beklemek gerek!

Yalçın Arı