Beyin Kabuğunun Günlük Davranışlar Üzerindeki Etkileri

0
498

Her bir beyin yarı küresi şekil 3’de görülebileceği gibi alın (frontal), şakak (temporal), yan (parietal) ve artkafa (occipital) lobundan oluşmaktadır. Lobları birbirinden ayıran oluklardan alın lobu ve yan lobu merkez oluk (central fissure), şakak lobu ve yan lobu yanlamasına oluk (lateral fissure) ayırmaktadır.

Alın lobu, ileri düzeyde düşünme fonksiyonları ve motor kontrolü de içeren fonksiyonlardan sorumludur. Şakak lobu, ense lobundan ikincil derecede görsel ve işitsel iletileri almaktadır. Bir objenin ne olduğu ve objenin ne zaman görsel olarak algılandığına ilişkin bilgiler renk ve detaylarıyla bu bölümde işlenmektedir. Yan lob, ikincil görsel işlemciyi ifade etmektedir. Objenin nereye yerleştirildiğini saptamadan ve harita okuma, hesap, yazma gibi işlemlerden sorumludur. Artkafa lobu, ilk görsel izlenimin oluştuğu bölgedir. İlgili izlenim daha sonra şakak lobu ve yan loblara geçmektedir.

Belli başlı duyular (görme, işitme, tat alma vb.) beyin kabuğunda yer almaktadır. Görsel alan beyin yarı-kürelerinin oksipital alanlarında bulunmaktadır. İlgili bölge retinadan gelen optik ışınları optik kiasm (optik chiasm) yoluyla almaktadır. Bir artkafa lobunun zarar görmesi, retinanın ilgili lobun yönettiği bölümünün ve ilgili lobun zıt yönündeki (zarar gören sol oksipital lobsa, sağ görme) görmede hasara yol açmaktadır. İşitme, kulakta yer alan işitme nöronlarının ses uyaranlarını devresel bir rotayla şakak lobuna göndermesiyle oluşmaktadır. İlgili lobda farklı türdeki sesleri ayırt edebilen ve bu anlamda görevleri de birbirinden farklı nöron grupları bulunmaktadır. Koklama konusunda beyin kabuğunun hangi bölümünün duyum organından gelen uyaranları aldığı kesin olarak bilinememektedir. Tad alma olayı motor merkeze yakın bir yerde gerçekleşmektedir. Beyin kabuğunda iskelet kasları ana ve ikincil motor alanlarda temsil edilmektedir.

Bedenin farklı bölgelerinden gelen duyumlar merkez oluk boyunca uzanan duyusal korteks (sensory cortex) de değerlendirilmektedir. Ciltte bulunan nöronlar uyarıyı sinir iletisine dönüştürerek beden hareketleri, sıcaklık, soğukluk gibi duyuların yan lobun ilgili bölgesinde algılanmasını sağlamaktadır. Vücutta dokunmaya duyarlı olan bölgeler (yüz, eller vb.)in kapladığı yer diğer bölgelere göre daha fazla olmaktadır.

Beyin Kabuğu ve Hareket

Vücudun hareketle ilgili olan bölümü alın bölgesinde motor korteksle temsil edilmektedir. Motor korteks içinde ön merkez motor alan (precentral motor area) ve ön motor alan (premotor area) olarak ikiye ayrılmaktadır. Ön merkez motor alanda belirli bir grup kas temsil edilmekte ve hassas ince hareketler (yazma, konuşma vb.) için daha geniş bir alan yer almaktadır. Ön motor alan daha genel ve hassasiyet gerektirmeyen hareketleri (bedenin genel duruşuna ilişkin ayarlamalar vb.) düzenlemektedir.

Beyin Kabuğu ve Öğrenme

Yeni öğrenilen davranış ve bilgilerle eski deneyimler arasındaki ilinti duyum ve motor kortekslerin etrafıyla arasında kalan beyin kabuğu kısmı “bağlantı kurucu korteks” (associative cortex)de gerçekleştirilmektedir. Bağlantı kurucu korteks en belirgin olan ve sinir sisteminde en fazla nöronu içeren beyin yapısıdır. Söz konusu alana ilişkin bilgiler sınırlı olmakla birlikte öğrenme, algılama, düşünme ve bellekle ilgili süreçlerin bu bölümde gerçekleştiği düşünülmektedir. Ancak özelikle alın lobundaki bağlantı kurucu korteksin düşünme ve bellekle ilgili olduğu, kaza sonucu alın lobu zedelenen bireylerin daha önce bildikleri bilmecelerin çözüm yollarını hatırlayamamaları gerçeğiyle ilişkilendirilmektedir.

Beyin Kabuğu ve Konuşma

Beyin bir organ olarak mono bir yapıya sahipmiş gibi gözükse de gerçekte görevleri birbirinden farklı olan ve farklı yeteneklere sahip dualist bir yapıdadır. Konuya ilişkin araştırmalar dil yeteneğinin beynin sol yarı-küresinde olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. İlk araştırma 1861 yılında Paul Broca tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu anlamda beynin konuşma bölgesi “Broca Alanı” olarak adlandırılmaktadır. Diğer önemli temel dil merkezi “Wernicke Alanı”dır. Wernicke alanında kurulan cümleler, Broca alanına aktarılmakta ve bu alanda gırtlak, ağız ve yüzdeki kaslar kontrol edilmekte, yapılan program beynin orta bölümünde bulunan motor kortekse gönderilmektedir. Son olarak motor korteks kaslara, ilgili programı uygulama komutunu vermektedir. Wernick bölgesi zarar gören hastalar uygun telaffuz ve gramerle konuşabilmekte fakat konuşurken saçmalayabilmektedir.

Her beyin yarı küresinin temel bağlantısı bedenin zıt tarafındadır. Bu yüzden sol küre sağ el, sağ bacak vb. ile iletişim kurmaktadır. Sağ küre içinse tam tersi durum geçerlidir. Görme ve işitme daha karmaşık biçimde gerçekleşmektedir. Gözler bilgiyi iki küreye de iletmekte ancak görme alanının sağ yarısındaki uyaran, sol küreye sinyal yollayan her gözün sol yanındaki alıcılar tarafından kaydedilmektedir. Beynin her iki yarı-küresi arasındaki iletişim bireyin fark edemeyeceği düzeyde çok hızlı biçimde gerçekleşmektedir. Beyin yarı-küreleri cerrahi müdahaleyle ayrıldığında ilgili fonksiyonel uzmanlaşmıştık daha net görülebilmektedir. Korpus kallosum’u ayrılmış hastalarla yapılan deneylere göre bireyin sağ görme alanına yansıtılan resimler tanımlanabilirken sol görme alanına yansıtılanlar tanımlanamamıştır. Burada konuşmanın sol beyin küresiyle ilgili olduğu gerçeği akla gelmektedir. Sağ küre tek başına konuşamamakta ancak bilgiyi işlemektedir. Sol görme alanına yansıtılan resimlerin bilinememesi ancak işaret edilebilmesi ise, sağ yarı-kürenin sözsüz bilgi işlemeyle ilgili olduğu sonucunu kanıtlamıştır. Sol küre dil, okuma yazma vb süreçlerle, sağ küre müzikal, uzamsal, görsel süreçlerle ilgilidir. Bu anlamda birey birbirinden farklı yeteneklerdeki yarı kürelerini doğru biçimde yönlendirerek etkili öğrenmeyi de gerçekleştirebilecektir.

Yazar: Merba TAT

Kaynak: Doktora Tezi (Zihin Dili Programlaması (Nlp)Nın Kişisel Gelişim Ve Kişilerarası İletişim Üzerindeki Etkileri)