Beyin Kaslarını Güçlendiren 7 Emir ve Beyin Hakkında Mitler

1
597


Ünlü teknoloji dergisi Wired´ın hazırladığı IQ dosyası, daha yaratıcı bir zekâya, kuvvetli bir hafızaya ve iyi bir beyne sahip olmak için püf noktalarını içeriyor. IQ´yu bir bilgisayar gibi görmemiz gerektiğini söyleyen dergiye göre, bu cihaza program yüklemek bizim elimizde. Wired´ın 12 maddelik beyin egzersizi rehberinden bir seçme yaptık..

1.DİKKATİNİ DAĞITACAKSIN
Çok önemli bir bilgiyi ezberlemek mi gerekiyor? O zaman öğrenmeyi çalıştığınız konudan daha farklı bir şey üzerinde çalışmanız lazım. Böylece beyin asıl bilgiyi depolamak için daha çok güç harcayacak. 2007 yılında araştırmacılar UCLA Üniversitesi´nden öğrencilerden 48 çift kelimeyi ezberlemeye çalışmalarını istedi. Ülke=Rusya, çiçek=papatya gibi kelime çiftlerini çalışan öğrencilerden bazıları, papatyanın yanında diğer çiçeklerin isimlerini de inceledi ve bu öğrenciler daha çok kelime çiftini ezberlemeyi başardı. Eğer dikkatinizi çeken başka bir öğe daha varsa, asıl ezberlemek istediğiniz kavramı daha iyi öğrenirsiniz.
2.ÇOK KAHVE İÇMEYECEKSİN
İster kahve ister Red Bull yoluyla olsun, kafein mutlaka vücudu diriltip zekâyı keskinleştiren özellikler sunuyor. Ancak araştırmalara göre kafeinle kurduğumuz ilişkide yanlışlıklar var. Örneğin Türkiye ve İngiltere´de yapıldığı gibi düzenli aralıklarla çay içmek, beynimiz için Starbucks´da dev bir kahve içmekten daha iyi sonuç veriyor. Bunun sebebi de kafeinin beyindeki alıcıları bloke etmesi. En yüksek seviyede farkındalık için ufak dozlarda çay içmek daha faydalı. Üzerinde araştırma yapılan denekler, ufak dozda alınan içeceğin onları sakinleştirip zihinlerini açtığını söylüyor. Büyük boy bir kahve ise tam tersi etki yapabilir.

3.OLUMLU DÜŞÜNECEKSİN
Yeni şeyler öğrenmek beyni güçlendirir. Özellikle de yeni şeyler öğrendiğinizi düşünüyorsanız beyniniz güçlenir. Zekânızın güçlendiğini düşündükçe zekânızı güçlendirirsiniz. Stanford Üniversitesi´nden psikoloji profesörü Carol Dweck´in yaptığı araştırmalara göre önüne çıkan zorluklara rağmen denemeye devam et görüşünde olan deneklerin beyinleri daha çok geliştirilebilir. ´Savunmacı ol, çabuk vazgeç´ yaklaşımındaki deneklerin beyinleri ise aynı şekilde gelişmiyor.

4.PANİK YAPMAYACAKSIN
Eğer bir ayıdan kaçıyorsanız, stres duygusu faydalı olabilir; stres sayesinde daha hızlı koşarsınız. Ancak satranç oynarken aynı endişe duygusu beyni işlevsizleştiriyor. Aşırı stres anlarında neandertal moduna geçip medeniyetin öğrettiği özelliklerimizi kaybediyoruz. Beynimizin amygdala isimli bölümü, ´korku merkezi´ işlevi görüyor ve endişe anlarında harekete geçiyor. O zaman yaratıcılık, espri duygusu yok oluyor. Peki içimizdeki mağara adamını (veya kadınını) nasıl yenebiliriz? Sakinleşerek ve beyne her şey yolunda mesajı göndererek. Yoga yapmak da iyi bir seçenek.

5.DÜZENSİZLİĞİ SEVECEKSİN Hayata karışın. UCLA´in psikoloji bölümünden Robert Björk, düzenli değil, düzensiz biçimde algıladığımız bilgileri daha iyi öğrendiğimizi söylüyor. Beynimiz hayatın kaotik yapısını içselleştirdiği için bilgiyle kurduğu ilişkide de kaostan hoşlanıyor.

6.EGZERSİZ YAPACAKSIN Aerobik yapmak yaşlı insanların beynindeki gri ve beyaz bölgeleri yeniden oluşturuyor. Aerobik yapmanın zekâya faydası büyük. Ağırlık kaldırmak ise zekâyı kesinlikle etkilemiyor. Stres yaratan durumlarla karşılaşınca insanlar çoğunlukla nefesini tutar; yoga yaparak bu tür kötü alışkanlıklardan kurtulmak mümkün. Baskı altında yanlış nefes alıp verdiğimiz için zekâmız geriliyor. Doğru nefes almayı öğreten yognnın bu yüzden beyne etkisi çok olumlu.

7.ACELE ETMEYİP YAVAŞLAYACAKSIN
Bu cümleyi okumak iki buçuk saniyeden fazla zamanınızı almamalı. Eğer alıyorsa cümlenin içeriğini tam olarak anlayamayacaksınız. Retinadaki motor tepki ve kelime görüntüsünün beyne ulaşması sonucunda dakikada en çok 500 kelime okuyabiliyoruz. Massachusetts Üniversitesi´nden psikolog Keith Rayner, “Hızlı okumak diye bir şey yoktur. Tabii ki okurken yazılanı anlamaktan da bahsediyorsak,” diyor. Hızlı okurların okudukları metin konusunda kendilerine sorulan soruları yavaş okuyanlara göre çok daha yavaş cevaplayabildikleri kanıtlandı. O yüzden yavaş okumak iyidir, hatta dudaklarınızı oynatarak kelimeleri fısıldayabilirsiniz.

BEYİN HAKKINDAKİ MİTLER
Wired dergisi, ayrıca beyin ve hafıza hakkında sıkça yinelenen yanlışları da sıraladı.

* Bilgisayar oyunlarının beyne zarar verip çocukları aptallaştırdığı doğru değil. Nintendo´nun yeni oyunu Brain Age, oynayan kişilerin hafızasını güçlendirip onları daha zeki yapma iddiasında. Oyunun içindeki okuma egzersizleri, bulmacalar ve diğer zekâ oyunları, çocukların beynini ihya ediyor.

* Gazetelerin bulmacalarını çözmek yalnızca vakit öldürmeye yaramaz, aynı zamanda zekâyı da diri tutar görüşü kanıtlanmış değil. Bulmacaların beyini geliştirip geliştirmediği bilinmiyor. Daha önce yapılan araştırmalar, zekâ oyunlarının beyin işlevlerinin zayıflamasını yavaşladığını göstermişti. Ancak son araştırmalar bu bağlantının geçersizliğini gösterdi.

* Balık yemenin zekâya iyi geldiği söylenir. İçlerinde omega-3 olan balık, gerçekten de beynimizin en büyük dostu mu? Fareler üzerinde yapılan araştırmalar, omega-3 açısından zengin yiyeceklerin beyne hiç de fayda etmediğini gösterdi. Keşke daha güçlü bir beyne balık yiyerek ulaşabilseydik, ama belli ki yıllarca oltaya gelmişiz.

* Sakız çiğnediğimizde kan akışımız hızlanır, böylece beynimiz harekete geçermiş… Bu da vücutta insülin üretimini sağlar ve beyindeki glükoz seviyesi artarmış. Maalesef bu da gerçekdışı bir inanış. Sakız çiğneyenlerin daha dikkatsiz olduğu 2004 yılında yapılan bir araştırmayla kanıtlandı.

* Müzik dinleyip daha zeki olacağını düşünenlere kötü haber: Plak şirketlerinin çok sevdiği bu inanış bir yalan üzerine kurulu. Oregon Health and Science University´de yapılan incelemeler, müzik dinlemenin beyin üzerinde daha önce inanılan değişikliği yapmadığını gösterdi. Üstelik müzik dinleyenler daha depresif ve unutkan oluyor. Kendiniz bunu test etmek isterseniz hemen bir Celine Dion CD´si koyun.

KAYNAK: Sabah
Derleyen: Kaya GENÇ

  • arzu köse

    Hafıza herzaman ilgimi çekmiştir. teşekkürler.