Beyin Önceden Programlanmış Olabilir Mi?

1
152

“İnsan beyni onu anlayabileceğimiz kadar basit olsaydı o zaman da biz onu anlamayacak kadar aptal olurduk.”
Jostein GAARDER –Sofinin Dünyası

Beyin ve Bilgisayar

Asyalı Ezop M.Ö. 6. yüzyılda yaşamış bir köledir ve sahibi tarafından azat edilecektir.Sahibi, gerçekleştireceği büyük bir şölen için ona dünyanın en güzel yemeğini ve aynı zamanda en kötü yemeğini hazırlamasını emreder. Asyalı Ezop da şölenin olduğu akşam sofraya haşlanmış dili çıkarır. Efendisi buna çok şaşırır ve bu sürpriz hoşuna gitmez. Bunun üzerine Ezop “Dilin yerine göre dünyanın en güzel şeylerini, yerine göre de dünyanın en kötü şeylerini söyleyebileceğini” belirterek kendisini savunur.

Demek ki, Ezop’ un yaşadığı zamanda düşüncelerin ve olayların dil tarafından gerçekleştirildiğine inanılıyordu, esasında bunların asıl yaratıcısı beyindir ve hikayedeki asıl rolü beyin almalıydı. Her ne kadar Ezop’ un hikayesinde hak ettiği yeri alamamış olsa da şu anda yazımın ana konusunu kendisi oluşturacaktır. Öncelikle yazıma vakit ayıracak beyinlere şimdiden iyi okumalar.

Beyin

Beyin, ilişkiler kurma, problemlerle uğraşma, hafızayı kullanma konusunda ara sıra ortaya çıkan bir özellikten ziyade ışık gibi, hava gibi hayatımızda son derece yaygın olan sürekli bir yapıdır. Çoğu zaman varlığını unuttuğumuz bu yapıyı hayatımızın her saniyesi kullanırız. ”Bu denli çalışan bir yapı nasıl dinleniyor?” sorusu aklımıza takılacak olursa beyin de insanların “gözlerimi dinlendiriyorum” dedikleri durum gibi dinlenebilir. Bu da ancak N ve K pompasının çalışarak sinir hücrelerinin polarize haline geçmesiyle mümkündür. Bu esnada beyin, bilgilerle hafızada birtakım yerleştirmeler yapar ve bu durum bizim rüya görmemize yol açar. Çok çalışan ama az dinlenen bu yapıyı bilgisayarla karşılaştıracak olursak ne gibi sonuçlar elde ederiz ona bakalım.

Görsel tanımlama işlemlerinde insan beyni bir süper bilgisayardan daha hızlıdır. Matematiksel işlemde ise daha yavaştır. Herhangi bir bilgisayar düşünün. Doğrusal işlemcilerle donatılmış ve bu işlemciler belli bir zamanda tek bir işi gerçekleştirmektedir. İnsan beyni ise aynı anda vücut ısısını kontrol ediyor, iç organların aksamadan çalışmasını sağlıyor, duyu organlarını çalışır vaziyette tutuyor, hormon salgılamasını, refleksleri yönetiyor, uyku halindeyken bile karaciğerin 500 görevini yerine getirmesini denetliyor. Bu kadar işlemi bir arada yapabilmesi beyin hücrelerinin paralel çalışmasından kaynaklanıyor. Bir sinir hücresi nasıl çalışıyorsa yazılım olarak oluşturulan ve bir sinir hücresine karşılık gelen program bölümleri de aynı şekilde çalışır. Herhangi bir sinir hücresini ele alalım. Duyu reseptörü bir uyarı aldığında uyarıyı elektriksel olarak aksondan geçirir. Bu uyarı eşik şiddetini geçecek kadar kayda değer bir uyarı ise elektrokimyasal yolla başka bir hücreye bağlantı noktasından (sinaps) aktarılır. Eğer uyarı eşik şiddetini geçmiyorsa iletim gerçekleşmez. Bu da sinir hücresinin tek başına çalıştığını gösterir ancak yaptığı iş sinir ağının bir parçası olabilirse anlamlıdır.

Hatırlama olayı da bundan ileri gelir. Hatırlanacak bilgilerin beynin hafıza merkezindeki sinir hücrelerine yazıldığı kabul edilmiş ve böylece yapay sinir ağları programlarından verimli sonuçlar alınmıştır.

Bilgisayar katmanları ve beyin

Bilgisayar üç katmandan oluşur. Bunlar; donanım, yazılım, veridir.

Donanım fizikseldir ve işlemi gerçekleştirecek elektronik bir organ niteliğindedir. Donanım da kendi içinde katmanlara ayrılır. Bunlara bellek, verilerin işlendiği işlemci, dış dünyaya açılan girdi-çıktı birimleri örnek verilebilir. Bilgisayar ağlarında tekrar ediciler (repeaters) donanım katmanında çalışmakta, sinyal gücünü arttırarak sinyalin uzun mesafelere iletimini sağlamaktadır. Beyinde ise bu görevi schwann hücreleri ve aksonlar gerçekleştirir. Miyelin hücreleri ise tipik bir dağınık tekrarlayıcı gibidir.

Donanımın bir üst katmanı yazılımdır. Yazılım da kendi içinde katmanlara ayrılır. En alt katmanda işletim sistemi bulunur ve bu sistemi bilgisayarın karakterine benzetebiliriz. (MS-Windows, Unix) Diğer yazılımlar işletim sisteminin üzerinde yer alan uygulama yazılımlarıdır.(Word, Excel )

Üçüncü katman, veri ise yazılım programları üzerinde yapılan birtakım işlemlerden sonra elde edilen sonuçlardır. Bu da duyu organının aldığı herhangi bir etkiye (donanım-girdi) yorumlar ve birtakım işlemlerde bulunduktan sonra(yazılım) tepki vermesi (donanım-çıktı) gibi düşünülebilir. Bilgisayar ağlarında köprüler(bridges) veri bağı katmanında çalışmakta, veri akışının denetimini sağlamaktadır. Sinir sisteminde bu yapıyı nöronlar ve gangliyonlar oluşturur. Gangliyonlar aksiyon potansiyelinin dağıtım ve anahtarlama merkezleridir.

Karmaşıklık incelemesi için en karmaşık bilgisayar ağı olan interneti ele alalım. İnternette milyonlarca kullanıcı mevcut. Veri sinyallerinin iletim hızı 200.000-300.000 km/sn, verinin iletim hızı 10.000-100.000.000 b/sn(ikili saniye) aralığındadır. Kullanıcıların bağlanabilecekleri bilgisayar sayısı binli milyonlu seviyelerdedir. Bilgi saklama kapasitesi hafıza kapasitesi olarak gigabyte/terabyte sekizli seviyesindedir. Sinir sisteminde ise 1-10 milyar nöron olduğu varsayılıyor. Veri sinyallerinin iletim hızları en fazla 100m/s’ dir. Beynin saniyede ikili olarak gönderdiği veri iletim hızı henüz belli değildir.

Beyin ve bilgisayarı bellek kapasitesi olarak karşılaştıramayız çünkü beyin bilgisayar gibi düzenlenmemiştir. Bilgisayarda bayt olarak adlandırdığımız bölümler beyinde bulunmaz. Ayrıca beynin her bir sinir hücresi bilgi parçalarını bünyesinde barındırır ancak tepki sayısını yaklaşık olarak tahmin edebiliriz.

Ortalama bir beyinde 10milyar sinir hücresi vardır. Sayı arttıkça beynin işlevi de artar. İşlevi artıran diğer bir faktör de nöronların diğer nöronla yaptığı bağlantı(sinaps) sayısıdır. Bu bağlantı noktaları bir sinir hücresinde yaklaşık 1.000 ile 10.000 arasındadır, bu da 1.000 ile 10.000 arasındaki kadar tepki verebilir demektir. Beyinde yaklaşık 10 milyar nöron olduğu düşünülürse toplam tepki sayısı 10 ila 100 trilyon bit arasında değişecektir. Bu bit sayısı da yaklaşık 100 milyon adet 500 sayfalık kitaba denk gelir.

Beyin önceden programlanmış olabilir mi?

İnsan tarihsel süreç içinde bütün genetik şifrelerini bir sonraki nesline aktarmaktadır. Genetik şifreler birer yazılım niteliğindedir. Anne karnında kök hücreler özelleşmeye başladığı andan itibaren organlarımız oluşmaya başlar, dış görünüşümüz ortaya çıkar ve bunların ne şekil ne renk olacağı genlerde mevcuttur. İnsan genetik yapının yardımıyla ve dış dünyadan aldığı verileri hafızada biriktirerek karakterini oluşturmaya başlar. Bu da bir çeşit programlamadır.

İnsan beyni de komutlarla çalışır. Örnek olarak bir öğrenciyi ele alalım. Bir gün sonra ÖSS’ye girecek olan bu öğrenci “Gece iyi uyuyabilirsem sınavım güzel geçer.” şeklinde bir komut gönderiyor ama o gece bunu düşünmekten uyuyamıyor. Dolayısıyla sınavı istediği verimi alamadan bitiriyor. İseden önce olumsuz düşünce varsa genelde gerçekleşir çünkü beyin iseden önceki komuta yoğunlaşmıştır.

Beynimizin komutlarla çalışıyor olması insanların üzüntü, nefret, öfke gibi tepkileri birbirine benzer etkiler neticesinde vermesi ve ismi verilmeden önce genetik şifreye sahip olarak doğmuş olması onun önceden programlanmış bir etten bilgisayar olduğunu düşünmemize yol açmaktadır.

Özge ATASEVEN

  • Çok güzel ifade etmiş,fakat komut yine beyinden geliyor ki hakim olamıyoruz.