Beynin Gizli Güçleri İle Öğrenme İlkeleri

0
408

1- Beyin karmaşık uyum sağlayıcı bir sistemdir. Belki de beynin en etkili özelliklerinden biri aynı anda birçok seviye ve yoldan işleme kapasitesidir. Beyin çevresiyle bilgi alışverişinde bulunurken duygular, düşünceler, hayal gücü ve psikoloji bir arada işler. Eğitim bu yüzden öğrenenin bu karmaşık yapısını göz önünde bulundurmalıdır.

2- Beyin sosyaldir. Yaşantımızın ilk bir iki yılında beyin tüm hayatımız boyunca olamayacak kadar yumuşak, kolay etkilenen ve kavrayıcı bir durumdadır. Beynimiz çevreyle iletişim kurdukça ve çevresindekilerle ilişkileri sonunda şekillenmeye başlar. Bu yüzden öğrenme kişilerin kendilerini bulmalarını sağlayan sosyal ilişkilerinden büyük ölçüde etkilenmektedir

3- Anlam arayışı doğuştan gelir. Genel olarak anlam arayışı deneyimlerimizden anlam çıkarmak manasında kullanılmıştır. Bu yaşamı sürdürme kökenli ve insan beyninin temelinde olan bir olgudur. Zaman içersinde deneyimlerimizden anlam çıkarma yollarımız değişmesine rağmen bu anlam çıkarma çabası ömür boyu sürer. Bu anlam arayışının kökeninde amaç yatar.

4- Beyin yeni uyaranları ararken ve onlara tepki veririken otomatik olarak tanıdık uyaranları kaydetme ihtiyacı duyar. Öğrenen kişi kendisince anlam taşımayan ve birbirinden bağımsız bilgi parçalarını anlamsız bulur. Etkili bir öğretim öğrencilere kendi anlama kalıplarını oluşturmaya yardımcı olmalıdır.

5- Öğrendiklerimiz duygularımız, ön yargılarımız ve beklentilerimizden etkilenir ve bunlara göre organize edilir. Duygu ve düşünceler birbirlerini biçimlendirir ve birbirinden ayrılamaz. Duygular anlamı renklendirir. Bu yüzden eğitim ve uygun duygusal ortam bir arada sağlanmalıdır.

6- Her beyin aynı anda hem parça hemde bütünü algılar ve oluşturur. Sağ ve sol beyin yarıküre baskınlığı olmasına rağmen her sağlıklı bireyde beynin her iki tarafı da öğrenme de rol oynar. Hemisferik baskınlık beynin bilgiyi aynı anda hem bütün olarak hem de parçalara ayırarak kavradığını gösterir.

7- Öğrenmede hem doğrudan dikkat odağının algılanması hem de fark edilmeyenin algılanması söz konusudur. Beyin hem doğrudan sunulan hem de ilgi odağının ötesinde olan bilgileri öğrenir. Yani beyin öğrenme ve iletişimin olduğu ortamda sadece sunulandan fazla içeriğe tepki verir. Bu yüzden eğitimciler eğitim ortamındaki tüm uyaranlara dikkat etmelidirler.

8- Öğrenme hem bilinçli olarak hem de bilinçaltında gerçekleşen bir işlemdir. Bu yüzden bazı öğrenmeler sınıfta ders saatinde değil, saatler, haftalar hatta aylar sonra bile gerçekleşebilir. Eğitimciler öğretecekleri bilgiyi öyle organize etmelidirler ki, öğrencilerin bilinçsiz öğrenme işlemlerine de katkıda bulunmalıdırlar. Bu da içeriğin ve etkinliklerin doğru belirlenmesi ile olur. Öğretimde öğrencilere yardım ederek, görünmeyeni görünür hale getirmek gerekir.

9- Hafızamızı organize etmek için en az iki yol vardır. Birçok hafıza modeli olmasına rağmen O’Keefe and Nadel tarafından yapılan ayrım eğitimciler için en uygun olanıdır. Onlara göre birbirinden bağımsız bilgileri hatırlamak için bir dizi sisteme sahibiz (taxonomies). Bu sistemler ceza ve ödülle güdülenirler. O’Keefe and Nadel aynı zamanda deneyimlerimiz anlık hatırlanmasını sağlayan otobiyografik bir hafızadan söz ederler. Bu hafıza her zaman etkindir ve yeniliklerle güdülenir. Buradan anlaşılacağı gibi biyolojik olarak bütün deneyimleri kaydetme kapasitesine sahibiz. Anlamlı öğrenme de hafızamızla ilgili bu yaklaşımların birleşimiyle meydana gelir. Bu yüzden anlamlı ve anlamsız bilgiler farklı şekillerde organize edilir ve saklanır.

10- Öğrenme gelişimle ilgilidir. Çoğunlukla deneyimlerle şekillenir. Çocuklukta, gelecek öğrenmeler için temel atılır ve zamanla geliştirilir. Sonuçta insanların daha fazla öğrenme kapasitesinin sınırı yoktur. Yaşam boyunca nöronlar yeni bağlantılar yapmaya devam ederler.

11- Karmaşık öğrenme çatışmalarla artarken, tehditle durur. Beyin risk almayı cesaretlendiren bir ortamda uygun şekilde çatışmaya itildiğinde en üst seviyede bağlantılar kurar. Tam tersine tehdit altında hissettiğinde de öğrenme en alt seviyeye düşer. Bu yüzden öğrenme gerçekleşirken düşük tehdit ve uygun uyarıcıların olduğu bir ortam sağlanmalıdır. Fakat tehdit stres ya da heyecanla karıştırılmamalıdır, bunlar kaçınılmazdır.

12- Her beyin eşsiz şekilde organize edilmiştir. Herkes aynı beyin sistemlerine sahip olmasına rağmen, tüm beyinler birbirinden farklıdır. Bu farklılıkların bazıları kalıtımsal etkenlerden, bazıları farklı deneyimlerden ve çevrelerden dolayıdır. Bu farklılıklar karşımıza değişik öğrenme biçemleri yada
değişik zeka türleri olarak çıkar. Bu yüzden öğrenmede bireysel farklılıklar olduğu göz ardı edilmemelidir

Yazar: Pınar ÖZTAN
Kaynak: Yüksek Lisans Tezi – Ankara-2006