DİLENCİ VE TURGENYEV

Büyük Rus yazarı Turgenyev, soğuk bir akşamüstü evine doğru yo-la çıkmış. Yolda bir dilenci kendisinden para istemiş. Bütün ceplerini kurcalayan Turgenyev, ne yazık ki hiç para bulamamış. Bunun üzerine kendisine uzatılan soğuk elleri kendi elleriyle ısıtarak:
Kusura bakma kardeşim sana verecek bir şeyim yok, demiş.
Dilenci; Verdiniz ya efendim, demiş,
Bana kardeşim dediniz.

HAKLI TENKİT

Eflâtun, bir grup arkadaşı ile birlikte oturan Sokrat’a
Geçen gün bir arkadaşını herkesin arasında azarladın, diye çıkışmış. O sözleri baş başa kaldığın zaman söyleyemez miydin?
Sokrat, soruya soruyla karşılık vermiş:
Beni böyle azarlamak için, baş başa kalmamızı bekleyemez miydin?

THALES’TEN BİR ÖĞÜT

Biri Thales’e sorar
Sana göre dünyada biricik devamlı olan şey nedir?
Ümit…, diye cevap verir düşünür.
Zira bizi en son bırakan budur.
Peki, öyleyse en kolay olan şey nedir? diye sorulunca,
Başkasına nasihat vermek diye karşılık verir.

GÜL YAPRAĞI

Abdul Kadir Geylani Hazretleri, Bağdat’ta bir dergâha misafir ol-mak ister. Ancak dergâhta onu misafir edecek yer kalmadığı için dergâ¬hın pîri süt dolu bir bardağı hem ikram olsun diye, hem de misafir edecek yerlerinin kalmadığını ifade etmek için Abdül Kadir Geylani’ye gönderir. O da bunun ne anlama geldiğini anlayarak süt dolu bardağın üzerine bah-çedeki güllerden bir gül yaprağı kopararak süt dolu bardağın üstüne kor ve sütü geri gönderir. Onun bu yüksek ferasetine hayran kalan dergâ¬hın piri Abdülkadir Geylani’yi dergâhında misafir eder.

Sütü taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı çünkü…

“Gül’e damlar,
Gül suyu Gül’e damlar,
Kendi Gül, meclisi Gül,
Oturmuş Gül adamlar.”

SOKRATES’İN SUÇU

Sokrates idama mahkûm edilince karısı ağlayarak dedi ki
Ah Sokrates! Haksız yere öldürülüyorsun.
O da gülerek sordu.
Ne o? Dedi. Yoksa sen benim haklı yere mi öldürülmemi isterdin?
Acılı arkadaşlarına ölmeden önce şöyle söylemişti: Neşelenin ve yalnızca bedenimi gömdüğünüzü söyleyin.