Bilgisayar Bağımlısı Ferit

0
144

Ankara’da bir lisede öğretmenim.Veli toplantısındayız.

Sınıfa girdim.Çocukları hakkında konuşuyorum…Sıra bir öğrencime geldi…Sınıfta yerinde duramayan,not alması gerektiği yerde almak istemeyen,sürekli ya kapıda ya pencerede olmak isteyen, dersleri zayıf bir öğrencim var…Annenin geldiğini görünce çok sevindim.Çünkü böyle öğrencilerin velilerini çağırsanız da kolay kolay gelmezler…’Hoşgeldiniz gelmenize çok sevindim,iyi ki geldiniz.’dedim gülümseyerek…

Kadın benden önceki öğretmenlerin konuşmalarından etkilenmiş olacak ki alı al moru mor ağlamaklı.Saç baş dağılmış,makyaj akmış…Diğer veliler de benim sıcak karşılamama şaşkın…’ne demek hoşgeldiniz?…iyi ki geldiniz?… Sınıfta sorun yaratan velinin de çocuğun da kulağı çekilmeli’ bakışı atıyorlar bana…Bir iki daha konuşurken anne dedi ki’Hocam oğlum bilgisayar bağımlısı.Eve girer girmez çantayı atıyor doğru bilgsayarın başına.Birşey söylesek omuz atıyor,bağırıp çağırıyor.Ne yapacağımızı şaşırdık kaldık hocam.’derken de ağlıyor.

Dedim ki anneye :’Siz sakin olun,rahat olun.Ben şimdi çıkıyorum.İsterseniz özel görüşelim dışarıda.’Dışarıya çıktık.Ferit uzaktan bizi izliyor.Anneyle dışarda ne yapması Ferit’e nasıl davranması gerektiği konusunda konuştuk.Sonra Ferit’i de yanıma çağırdım.

Ona da ,bunun sigara içmek gibi olduğunu,azar azar azaltmasının doğru olduğunu,diğer zamanlarda ne tür uğraşlar yapması gerektiğini,onu çok sevdiğimi,her fırsatta onunla tenefüslerde konuşacağımı, ona inandığımı ,güvendiğimi ,derslerinin hemen düzelmeyeceğini ama toparlanacağını vs konuştum.Konuştuğum gibi de yaptım.Tenefüslerde takip ettim.Nöbetlerimde yanıma çağırdım anna- babaya nasıl davranılır,nasıl başarılı öğrenci olunur,nasıl iyi insan olunur konularında sohbet ettim.Olumlu gelişmelerini vurguladım ve övdüm.Kendisine inandığımı,güvendiğimi belli ettim.

Derken bir süre sonra not tutmayan çocuk derslerimde not tutmaya,eksik bilgilerini arkadaşlarının defterlerinden tamamlamaya ,derse katılmaya başladı.Aylar geçti.Ferit halinden memnun…Ben de öyle…Bir gün dersten çıktım, öğretmen odasına girecekken kapıda iyi giyimli,hoş bir bayanla bir beyefendi beni beklediklerini söylediler.

Kadın’Hocam ben Ferit’in annesiyim, size teşekküre geldik’dedi.’Oğlumuz, sayenizde bilgisayarı bıraktı.Spora yöneldi,dersleri düzeldi,eşimle ben sizi görmeye geldik.’Makyajı akmış , saç baş dağınık ağlamaklı kadının yerinde ,mutlu,huzurlu,birşeyleri başarmanın sevinci gözlerine yansımış,özgüvenli bir bayan vardı karşımda…

Genç öğretmenlerimize şunu söylemek isterim:Gelen velileri öğrenci davranışı ne olursa olsun suçlayıcı konuşmayın…

Onlar zaten o eziklikle geliyorlar karşınıza…Hatta bunları duymamak için toplantılara gelmek istemiyorlar.Geldiklerinden memnun olduğunuzu üzerine basa basa vurgulayın.Onları dinleyin…Anlamaya çalışın …Onlarla konuşurken de özel görüşün.Tüm velilerin içinde konuşmak fayda değil zarar getirir….Hepsinin anlatacakları bir hikayesi var…Sizin de zamanınız kısıtlı biliyorum ancak bir öğrenciyi kurtarmak bir toplumu kurtarmaktır…

Velilerimize de sesleniyorum…Bir sıkıntınız varsa veli toplantısını beklemeden rehber öğretmenler, sınf ve ders öğretmenlerle birebir görüşün…Durumunuzu anlaşılır dille izah edin.Öğretmenler sizi mutlaka anlayacaklardır.Birlikte iletişim bir çocuğun hayatını kurtarır.

Bir şey daha…bilgisayar bağımlılığı değersizlik duygusundan kaynaklanır.Kişi kendisini bulunduğu çevrede değersiz hissetmektedir.Oyunlar onu sanal da olsa kısa süreli de olsa mutlu ,güçlü,değerli hissettirir.O tatmini tekrar tekrar yaşamak ister birey.’Hatta ben bağımlı değilim, çünkü dışarıdan vücuduma bir madde almıyorum.’ der hemen hepsi.Dışarıdan alınmış bir madde yoktur bağımlılık için ancak , o maddeyi kendi beyni üretir.Bununla ilgili velilere şunu söylemek istiyorum.

Evlat ayrımı yapmayın.Sevgi cimrisi olmayın.Hepsinin özellikleri farklı.Çocuğun yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olun; spora, hobilere yönlendirin…onlarla vakit geçirici uğraşlar edinin…onları önemseyin…değer verin…ilgilenin…arkadaşları kimdir öğrenin ama dedektif olmayın…hangi bilgisayar oyunu oynuyor takip edin…onlara para verip istediğini yap çocuğum deyip başından savmak anne-babalık değildir unutmayın…sorunları olup yanınıza geldiklerinde ne kadar önemli işiniz varsa da bırakın…ona yönelin ve dinleyin onu. Ama …Yarım yamalak değil…tüm bedeninizle…Onlara inandığınızı,güvendiğinizi belli edin…

İŞTE O ZAMAN BAKIN BAKALIM NELER DEĞİŞİYOR…

Sevgiyle kalın…

[quote_box_center]

Ayşegül Özkonak

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

[/quote_box_center]