Bilinçaltınız Kadar Size Güvenen Başka Hiçbir Şey Yoktur

0
323

Zor zamanlar.Hayatın,hayatınızın içine sorunlardan büyükçe bir kule yaptığı o meşhur zamanlar.Eğer mutluluk ülkesi Arcadia’da yaşamıyorsanız veya etrafınızda Süpermen kıyafetlerini giymiş,sizin için hazır bekleyen mavi kahramanlarınız yoksa,bu kuleleri devrilmeden sırtlanmak yine ve tabi ki size düşmekte.İşte Böyle ‘ZOR’ zamanlarda,sorunlar ruhunuzu ele geçirdiğinde,asla yapmamanız gereken bazı şeyler vardır;

Örneğin asla etrafınıza bakınmayın,zira kuvvetle ihtimal insanlar buharlaşıp uçabilme yeteneğine kavuşur böyle zamanlarda

Velev ki yakaladınız bir tane insan evladı,asla ama asla ona kendi sorunlarınızı açmayın.Çünkü ‘amannn,o da ne ki,dert ettiğin şeylere bak.Sen asıl beni dinle bak başıma neler geldi …’diye başlayan ve öznesi asla siz olmayacak cümleler yığını altında kalırsınız.

‘Off!bunaldım,biraz kafa dağıtayım’ derken Facebook,twitter vb. mutluluk vitrinlerine hiç ama hiç yanaşmayın .Bolcana fotoshoplanmış gülen suratların,botokslu cümlelerin size çok fayda sağlayacağını hiç sanmam.

Aynaya bakmayın,tartıya hele hiç çıkmayın!

Sevgiliniz böyle zamanlarda size stres topuymuş gibi görünebilir,asla ama asla aldanmayın.Bu bir hayal!Evet dünya yuvarlak belki ama aşk kesinlikle değil.

Cüzdanınızı cebinizde tutmayın,

Ve sakın ama sakın evlilik gibi ciddi kararlar almayın böyle zamanlarda.

Ergen felsefisinden uzak tutun kendinizi.Küçük bir sivilce,küçük bir sivilcedir.Odaya kapanıp,hayata küsmeyin.Sorunları olduğundan daha büyük görmeyin.

Toplumumuza her akşam tv seanslarıyla verilen aşırı doz arabesk ten mümkünse nasibinizi almayın,

Pimi çekilmiş bir gerginlikteyseniz eğer kendinize patronunuzdan elli metre mesafelik uzak kalma stratejisi uygulayın.Bir süre hayatın arka sıralarında dikkat çekmeme oyunu oynamak hiçbirimize yabancı gelmiş olmasa gerek.Çoğu zaman işe yaramıştır.

Kafanızı votka şişesinin içene tıkıştırmaya çalışmak,saatlerce uyuyarak yastığınızın saçınıza yeni tarz şekiller vermesine müsaade etmek,müziği son ses açıp kapıya polis dayatmak sizinde bildiğiniz üzere çok etkili yöntemler değildirler ve sadece baş ağrısı yapar.Sorunlarınıza odaklanın,yapabilecekleriniz yapın ve gerisini de Allaha bırakın.Her şey zamanla önemini yitirmeye mahkumdur,tabi ki sorunlarda…

[pull_quote_center]Hayata ‘Neden ben,neden ben !’ diye ağlama gafletinde bulunmayın,olumsuz sorarsanız olumsuz cevaplar alırsınız. Zaten insan şahsiyetinin kendi kendine ‘Neden böyle söyledi acaba,neden bu benim başıma geldi,neden gitti? diye sorduğu bir çok sorunun cevabı asla olmaz.Orman kanunu;cevap arama.Deneyim kazan,güçlü kal.[/pull_quote_center]

Başkalarının payına düşen o lezzetli çikolatalı pastayı hayran,hayran izlemeye koyulurken önünüzdeki o enfes dondurmanın eriyip gitmesine izin vermeyin.Kıyaslamayın.Sahip olduklarınıza odaklanın,olmadıklarınıza değil.

Kendinizi özel atfedip şu kocaman dünyada bir tek sizin sorunlar çukuruna düştüğünüz kanısına varmayın. Mutlu görünen insanlar size kendinizi yalnız hissettirebilir ama bilmelisiniz ki her zaman mutlu olmak bile başlı başına bir sorundur.

Hem zengin,hem güzel/yakışıklı,hem yetenekli,hem başarılı,hem hatasız,hem deha…Hem de üstüne en çok sevilen … Daha dünyaya böyle kusursuz bir tasarım gelmedi.Endişelenmeyi bırakın ve gerile,gerile kendiniz olun.Açıkçası kusursuzda olsanız etrafınızda sizi sevmeyen birileri hep olacaktır,hatta ve hatta şu halinizdekinden fazlasıyla.İnsanoğlunun mükemmelliğe karşı hazımsızlığı hep olmuştur.

Bu arada dikkat edilmesi gereken önemli bir komplikasyon;biz insan oğlu hüznü,acıyı red etsek de içimizde garip bir çekim gücüde vardır,orada kalma arzusuna dair.Çocuklukta istemsizce dizlerimizde oluşan yaraların kabuklarına elimizin kayıp durması,kabuklarını kanata,kanata dahi olsa koparmamız bu sebeple olsa gerek.Acı,üzüntü,mutluluk… Hepsi bir seçimdir,eğer sizi üzen şey uzuyorsa bilin ki onu siz besliyorsunuzdur.

Son olarak;sakız çiğneyin.Evet,yanlış okumadınız.Gülümseyin demekten daha iyi bir tavsiye olacağını düşündüm çünkü gergin zamanlarda gülümsemenin ne kadar aptalca geldiğini gayet iyi bilmekteyim.Sakız çiğnerken suratınızı asamazsınız,suratınızı asamazsanız depresyona giremezsiniz.Herşey yolunda gitmeyebilir ama yolunda gitmeyen şeylere verdiğimiz tepkiler bizi sonuca götürür;

[quote_center]Bilinçaltınız kadar size sınırsız güvenen dünyada daha başka hiçbir şey yoktur.Ağzınıza naneli sakız atıp,elleriniz cebinize sokup neşeli tavırlarda onbeş dakika ortalarda dolaşın.Gerçekle,gerçek olmayanı ayırt edemeyen bilinç altı sizi mutlu atfedip,beyninizde mutlu olduğunuz hissini uyandırarak rahatlamanızı sağlayacaktır.[/quote_center]

Zor zamanların ehli değilim,Arcadia ülkesinde yaşamıyorum ve hayatımda uçan bir adam yok.Ne Polyanna’cıyım nede aksi bir kötümserlikte kişiliğim.Zor zamanlar var ve tüm bunlarla baş ederken yapılması yada yapılmaması gerekenlerde…Ben birkaç not düştüm ancak bilirim ki her yiğidin yoğurt yiyişi başkadır.Artık kaşığı ele alıp,kendi usulünüzü keşfetmekte size kalmış…