Bir imaj danışmanının cesur görüşleri

0
1585

Satışcıda olması gereken en önemli iki özellikten biri bir satışcının satışı bir yaşam tarzı olarak görmesi ve uygulaması, ikincisi ise en az birinci kadar önemli imajını oluşturması, yönetmesi ve sürekli geliştirmesidir.İmajınız doğru değilse satışta hiç şansınız yoktur! Neden mi? Kimse sizi ciddiye almaz ve güvenmez. Vereceğiniz bilgiler doğru da olsa, karşınızdaki kişi sizi yine de (önyargı ile) inandırıcı bulmaz.

Satışcı derken avukat, doktor, iş adamı, politacılardan bahsediyorum. İnsan kararlarını % 5 bilinci ile, geri kalan % 95’i ise bilinçaltı (içgüdüleri verir). O zaman siz istediğiniz kadar en iyi okulların diplomalarına sahip olun, doğru imaja sahip olmadan (buna karizma da dahil) başarılı olma şansınız düşüktür.

Yıllarca önce, İmaj Danışmanı Özlem Çakır ile tanışmıştım. Böyle bir meslek olduğunu ilk onunla keşif ettim. Kendisi ile konuştuktan ve seminerine katıldıktan sonra insan ilişkilerinde – özelikle satışta) imajın önemini kavradım. O zamanlar Özlem bu kadar meşhur değildiJ Birçok işe aldığım satış danışmanını hemen alıp ona götürürdüm. Onlarla konuşur kısa da olsa çok değerli bilgiler verirdi. Özlem bu konuda hak ettiği yere geldi.

Kendisi ile aynı ekolden gelen Suna Kabadayı ile biraraya geldiğimizde kendisine bazı sorular sormak istediğimi söyledim, kendisi beni kırmadı ve çok değerli öneri ve samimi açıklamaları sizler için bana gönderdi.

Suna, Sekizincirenk firmasının kurucusu, çok başarılı bir eğitmen, danışman ve girişimci. Kendisine bu değerli bilgileri bizlerle paylaştığı için kendim ve sizler adına teşekkür ederim. Ben okurken çok keyif aldım , çok şey öğrendim, umarım sizlerde aynı keyfi alırsınız:

Kendinizi tanıtırmısınız?
Niye bu mesleği seçtiniz?
Aslında Boğaziçi Uluslararası İlişkiler ve Politika mezunuyum, okul yıllarından başlayarak pazarlama alanında çalıştım. Çokuluslu firmalarda pazarlama asistanlığıyla başlayıp marka yöneticiliği, ürün müdürlüğü , pazarlama müdürlüğü yaptım, yaklaşık 10 yıllık profesyonel yaşam deneyimi sonrasında imaj danışmanlığı karşıma çıktı.. Kendi kişisel gelişimimle ilgilendiğim bir dönemdi, kitaplar okuduğum, eğitimlere katıldığım.Profesyonel olarak elimdeki markaları yönetiyordum ve aslında kişisel marka yönetiminin de ne kadar önemli olduğunu farkettiğimde imaj danışmanlığı bana harika bir açılım sundu. Yalnız 2004’te bile bu konu yeterince bilinmiyordu Türkiye’de..Ben bu kadar zorlanıyorsam kaynak bulmakta, herkes zorlanıyordur düşüncesiyle, önce bu konuda uzmanlaşmak üzere ABD’ye gittim eğitimlere katıldım,sonra da gerekli sertifikaları alıp, bağlı bulunduğum uluslararası dernek onayını da aldıktan sonra burda şirketimi kurarak çalışmaya başladım.

Kendi imajiniza özen gösteriyormusunuz? İmajinizi nasil yönetiyorsunuz?
Tabi ki..Özellikle görüntüyü konuşuyorsak dönem dönem saçımın kesimini,rengini güncelliyorum, gardrobumda değişiklikler yapıyorum, aksesuarlarımı değiştiriyorum..bu meslekte trendleri takip etmek, kendine yakışanı giymek, uygulamak çok önemli..Zaten içinden gelmiyorsa bu işte başarılı olmak çok mümkün değil, bir kere inandırıcılığı sağlayamazsın.Danışan önce sende görecek ki seninle çalışsın. Gördükleri de yeterli değil tabi, görüntünün ötesinde özenli olmak lazım. Saç başla bitmiyor iş,iletişim tarzın, beden dilin, sosyal çevren, duruşun, profesyonelliğin, etik değerlerin..bunların hepsi imaj yönetiminin bir parçası..Çalıştığım kişi ve kurumlarla güvene dayalı bir ilişkimiz var, asla bireylerin ismini açıklamam, benim uzmanlık alanıma girmeyen bir işte mutlaka farklı birini öneririm, kendi gelişimime önem veririm, işime yatırım yaparım, bunlar da benim kişisel ve profesyonel imajımın bir parçası..Bir de geribildirime çok önem veririm..

Güzel olmayan bir insan, nasil imaj sağlar?
Güzellik çok öznel bir kavram değil mi sence..Bence güzellik algısı kişiden kişiye değişir..Hangi saçla hangi göz rengiyle, kaç santim boyla güzel olunur..Ben bu kavramlara pek kulak asmam..Önemli olan özgüvendir..Güzellik özgüvenli bir duruşla başlar..Her birey, kadın veya erkek, kişisel imajını yöneterek başkaları üzerinde bıraktığı etkiyi olduğu kadar kendi özgüvenini de geliştirebilir..Bunun içine bakım girer, kendine yakışanı bulmak girer,motivasyon girer, görgü girer, insan sevgisi girer.Hepsi bir bütün.Dışardan çok güzel tanımladığın birini tanıdıkça içinde nasıl bir çirkinlik barındırdığını gördüğün olmaz mı hiç..O zaman o insan sana ne kadar çirkin gelir bir düşünsene..

İmaj niye bu kadar önemli !
İmaj önemli çünkü başkaları üzerinde bıraktığımız etki bu..Hakkında ne düşünüyorlar, seni nasıl bilirler, ne derler, seni severler mi, güvenirler mi, iş yaparlar mı..Bu duygularda aslında ilk izlenimler sürecinde oluşuyor, elbette bir kişiyi tanıdıkça fikrimin değişmesi mümkün ama medeniyetin ilk çağlarından bu yana insanoğlu bilinçaltıyla karar almaya meyilli bu konularda..hata yaptığını da çok Kabul etmek istemez kimse.. Araştırmalara göre ilk izlenimlerin doğruluk oranı 68%- ..Bu ilk anlarda, daha spesifik belirtirsek yaklaşık ilk 7 saniyede çok kilit duygular tanımlanıyor..İzleyici daha ağzınızı açmadan sizinle ilgili 10 farklı konuda bilgi ediniyor, yaş ,cinsiyet, değerler, eğitim, kültür, sosyal statü, güvenilirlik, ekonomik güc vs..

İmaj egitiminde en çok değisimi hangi konularda sağlıyorsunuz?
İhtiyaca bağlı aslında..Kişi görüntü danışmanlığı almak istiyorsa, görüntü yönetiminde gelişim sağlamasını amaçlarım.Belki güncel bir görüntü ihtiyacı vardır, belki daha profesyonel bir etki bırakmak için daha sade bir görüntü gerekir, belki de yaratıcılığını vurgulamak gerekir..Belki de daha olgun bir etki amaçlarız..Profesyonel amacına, hedefine bağlı sözsüz mesajları belirler ve buna uygun görüntü yönetii taktikleri uygularım ..Ama renk analiziyle olur bu ama alışverişle..Öte yandan böyle bir çalışmayla başlayıp sözlü iletişimde sıkıntılarını görüp önerdiğim bir başka uzmanla diksiyon eğitimine katılan danışanlarım da vardır..Şöyle genelleyebilirim, değişim görüntüde başlıyor ama mutlaka sözlü iletişim ve sunum becerileri ekleniyor sürece..

Eğitimlerde karşılaştığınız komik bir öyku var mı?
Özellikle genç gruplarla eğitimler hep çok neşeli geçer..Bir defasında bu eğitimin olacağını bilen bir grup banka çalışanı erkek katılımcı ayaklarında beyaz havlu çoraplarla gelmişti ki sunum esnasında tek tek ayaklarını uzatarak benim durumu farketmemi sağlamaları her hatırladığımda beni gülümsetir.Ben hiç bozuntuya vermiyorum ama tek tek bir ayak daha bir ayak daha..Neyse anlaşıldı ki planlamışlar..Sonra ki gruba da aynı tüyoyu vermişler, fakat ben de hazırlıklı gitmiştim yanımda bir kaç paket siyah çorapla..elimdeki çoraplarla beyaz çoraplarını değiştirmek zorunda kaldıklarında çok gülmüştük..

Ufak bir bütçe ile imaj sağlanabilir mi?
Tabi ki imaj yönetimi bütçe ile direk alakalı değil ki.Sevilen sayılan bir dost olmak için çevrenizdekilere pahalı hediyeler almak mı gerekir?yoksa onların yanıbaşında olabildiğinizi hissettirmek mi..Duygusal zeka,empati ve etik değerler 21yy tanımları arasında benim favorilerim..Bu konuda kendini geliştirmemiş birey başarılı bir imaja sahip olamaz..Konu görüntüyse temizlik, hijyen de imajın bir parçası..Sadece pahalı giyinmek, marka giyinmek iyi bir imaja sahip olmanın önkoşulu sanılıyor oysa kendine yakışan renk ve modelleri seçemek, bunu özgüvenle taşımak,kendi yaratıcılığını işin içine katarak farklılığını ortaya koyabilmek lazım..

İmaj yaratilabilir mi ? Nasıl ?
Yok hayır..ben yaratma fikrine karşıyım..sahte olur o zaman, yapaylık farkedilir..Kişi kendine bakıp, geribildirimler toplayıp güçlü yönlerini farkedebiliyor mu, araştıracak bulacak..Sonra bu güçlü yönleri, iyi olduğu konuları biraz daha ön plan açıkarıp, zaafiyetleri, güçsüz noktaları neyse bunlarla yüzleşecek ve bu konuda kendini geliştirmek üzere bir aksiyon planı yapacak..İster iletişim becerisi olsun, ister renk seçimleri, ister sofra adabı, ister dinleme becerileri..Her neyse zaafiyet alanı, bunu bulup bu konuda kendine yatırım yapacak..İmaj ancak böyle yönetilebilir..Yoska sıfırdan yaratma diye bir şeye inanmıyorum ben..

Bu konuda sizden eğitim almış başarı hikaye veya öykunuz var mı?
Çok öykü var ama bu kişinin kendi azmi, kişisel gelişimine verdiği önem sonucunda elde edilen bir başarı sadece benim dışardan müdahelemle olacak iş değil..Özellikle bireysel çalışmalar takım işi, o da benimle birlikte çalışacak.. Yeni kurduğu işini geliştimr sürecinde danışmanlık alanlar oldu, şehir değişikliği sebebiyle görüntü danışmanlığı alanlar oldu, yönetici kademelerine geçiş sürecinde bireysel danışmanlık verdiğim kişiler oldu.. Kurum içi çalışmalarda bu başarıları eğitim birimleriyle birlikte ölçümlüyoruz zaten, hizmet kalitesinde ve çalışan motivasyonunda, müşteri algısında olumlu gelişmeleri ölçümlüyoruz.Bireysel tarafta ise hedef odaklı çalışmalar yaptığımızdan direk geribildirimler çalışmanın başarısını tanımlıyor.

En beğendiginiz politikacı, sanatçı , iş adamı ( İmaj açısından )
Aklıma gelen isimler var..Kürşat Tüzmen özellikle görüntü açısından,TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu,Ferit Şahenk,Bülent Eczacıbaşı, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan,Güldal Mumcu..Tabi Obama çifti..sanatçılar arasında Nil Karaibrahimgil..Zuhal Olcay..

İmajin kişinin başarısındaki payı nedir?
Bu konuda yapılan araştırmalarla cevap vereyim, Harvard üniversitesinin yaptığı bir araştırmaya göre özellikle işe alım ve terfilerde kişinin imajı eğitim ve deneyim yanında 9 kat daha önemli. Bu bir pazarlama süreci, kişisel markayı iyi ve doğru yönetmek de bir profesyonel beceri, kişi çok donanılı olur, çok da yeteneklidir işinde ama bunu ifade edemiyorsa, yazılı ve sözlü iletişi zayıfsa, kimse onun farkında değilse yükselemez, birileri önüne geçer sürekli.Ya da görüntüsüyle yaptığı işi destekleyemiyorsa inandırıcılık konusunda problem yaşar, fırsatları etkin bir şekilde değerlendiremez.Ben bunun canlı örneklerine de şahit oldum.Belki bir şekilde farkediliyor ve hakettiği konuma kavuşuyorda , arada yıllar geçmiş oluyor, hem zaman kaybı hem motivasyon ve enerji kaybı..

Renkler ne kadar önemli ? Hangi rengin yakıştığını nasıl anlayabilirim?
Renkler biri siz gördüğünde ilk farkedilen. Bu yüzden çok önemli..Kişisel etkinizi belirliyor. Psikolojik etkilerinin yanısıra fiziksel etkileri de var..Herkes her rengi giyebilir ama hangi tonu bu önemli..Rengin sıcaklığı, soğukluğu, rengin koyuluğu açıklığı kadar parlaklığı da önemli..Seçeceğimiz renklerin kişisel renklerimizle uyum içinde olması temel prensip.Yani açık tenli, açık renk gözlü, açık renk saçlıysan açık renkleri, düşük kontrastları daha iyi taşırsın, çok parlak renkler seni ezer..önüne geçer..Veya sıcak tonlamaya sahipsen kıyafetlerinde soğuk tonları seçtiysen , aradaki zıtlık kişiyi sağlıksız, hasta, yorgun gösterir, hatta olduğundan yaşlı algılanır..Bunlar da ciddi dezavantajlar hem profesyonel yaşamda hem de sosyal yaşamda..

İmaj konusunda hangi eğitimleri veriyorsunuz? Hangi sektörlerden en çok talep geliyor?
Ben profesyonel yaşamda giyimden beden diline ,sofra adabından kişisel bakıma, sunum becerilerinden medya önü iletişime geniş bir alanda çözümler sunuyorum.Her zaman tek başıma değil, yeri geldiğinde konunun uzmanıyla uygulamalar yapıyorum.
Bir kaç yıl öncesine dek konu finans, sigortacılık, otomotiv ve medical sektörlerle sınırlı gibiydi, talep daha çok burdaydı. Ancak şimdi perakendeden ulaşıma, tekstilden ,bilgi teknolojilerien pek çok sektörden bireysel ve Kurumsal talepler geliyor.

Müşterilerinizi alışverişe çıkarıyormusunuz? Tabi kişisel renk ve stil analizleri sonrasıdna gardrobunu elden geçirip, kapsüller yapıyorum.Bir ihtiyaç listesi çıkarıyorum, sonra isterse kendisiyle birlikte vakti yoksa ben onun için alışveriş yapıp, kendisine ulaştırıyorum.
Bazen de hediye seçmeleri gerekiyor, bu konuda da birlikte alışveriş yapabiliyoruz..

Yemek yeme adabı konusunda eğitim veriyormusunuz?
Evet, sofra adabı, iş yemekleri, şarap seçimleri de eğitimlerin konuları arasında..ÖZellikle yönetici adaylarıan yönelik böyle özel teke tek danışmanlık talepleri de geliyor kurum tarafından.

Business casual konusunda düşüncelerinizi paylaşırmısınız?
Firmaların çalışana serbestlik, motivasyon aracı, daha az resmi bir ortamda iş yapma konforu sunma gayesiyle ortaya koyduğu business casual kavramı zaman zaman bilnçli veya bilinçsiz olarak yanlış uygulanabiliyor, bu da ciddi problemlere yol açabiliyor, özellikl kurumsal imaj ve profesyonellik tarafında..Bence burda iki tarafa da sorumluluk düşüyor..Hep çalışanın yanlış yaptığı seçimler ggöze batıyor şöyle ki, zaman zaman profesyoneller serbest giyim günlerinde sanki haftasonunda gevşemeye hazır bir gündelik rahatlık mesaj verecek kadar özensiz, plansız giyinebiliyor..Oysa serbest giyim özensiz giyim demek değil, yada sadece rahat giyim olarak anlaşılmamalı.Yine de amaca uygun, sektöre uygun, kurum mesajıan uygun bir tarz benimsenmeli.Daha düşük renk kontrastları giyilebilir, kumaşlarda farklı seçimler yapılabilir, ama örneğin kadife pantolonlar, dik yaka kazaklar bile bazı kurum ve sektörler için bu günlerde dahi uygun değildir..Dolayısıyla çalışana doğru anahtar bilgileri sunmak lazım, yani serbestlik öncelikle kurum tarafında çok doğru tanımlanmalı, takımlardan mı vazgeçiyoruz, kravat da takılmayabilir mi, gömlek ve kumaş pantolonlamı sınırlıyoruz yoksa kot pantolonda giyilebilir mi?….

Sevgilerimle
Taner Özdeş