Bir Kaygı Hikayesi: Uzun Sakalın Sırrı

0
641

Muhteşem beyaz sakalıyla ünlü bir bilgin bir akşam üstü Şiraz’ın dar sakaklarında yürüyormuş. Düşünce içinde kaybolmuşken, kendisiyle alay eden bir kalabalıkla karşılaşmış. Grubun içinde en cesur adam sonunda öne çıkmış, başını eğerek bilgini selamlamış ve şöyle söylemiş:

– “Büyük usta, ben ve arkadaşlarım bir iddiaya girdik. Lütfen bize söyle, gece uyuduğunda sakalın nerede duruyor ? yorganın üstünde mi yoksa altında mı ? “

Bilgin, düşüncelerinden sıyrılmış, şaşkınlık içinde bakmış ve kibarca cevap vermiş:

– “Bilmiyorum. Hiç düşünmeden. Dikkat edeceğim. Yarın beni burada aynı saatte bekleyin. Size o zaman söyleyeceğim.”

Bilgin gece olup yatağına yattığında, uyuyamadığını fark etmiş. Alnını karıştırıp sakalını koyduğu yeri düşünmüş. Yorganın üstüne mi ? altına mı ? ancak belleği cevap veremiyormuş. Sonunda bir deneme yapmaya karar vermiş. Sakalını yorganın üstüne koymuş ve yapmaya karar vermiş. Sakalını yorganının üstüne koymuş ve uyumaya çalışmış. Fakat bir iç huzursuzluğu onu sarmış. Bu gerçekten doğru pozisyon mu ? eğer doğru pozisyonsa neden hala uyuyamıyor ? bu düşünceyle sakalını yorganın altına koymuş. Fakat bunun da faydası olmamış. Uykusu yine gelmemiş.

– “Bu şekilde olamaz” sonucuna varmış.

Sakalını tekrar yorganın üzerine çıkarmış.

Bütün gece bu şekilde mücadele etmiş sakal önce yorganın üstünde, sonra altında bir an bile uyuyamamış. Ertesi akşam genç sucuya yaklaşmış ve söyle söylemiş:

– “Genç arkadaşım, her zaman bu muhteşem sakalımla uyuyor ve her defasında tatlı uykudan zevk alırdım. Fakat bana sorduğun andan itibaren uyuyamıyorum. Soruna cevap vermem olanaksız, bilgeliğimin görkemi, soylu yaşamın işareti olan sakalım artık bana yabancılaştı. Bundan sonra bir daha onunla kendimi rahat hissedebilecek miyim, bilmiyorum.”