Bu yazıyı okuduktan sonra konuşmanız değişecek!

0
3010

“Ses”in esrarı ve ETKİLİ KONUŞMA SANATI

Carnegie “Biz bu dünyada 4 şeyle değerlendirilir ve sınıflandırılırız: Ne yaptığımız, nasıl göründüğümüz, neyi nasıl söylediğimiz!” der. Nasıl söyleyeceğinizi çalışarak geliştirebilirsiniz. Gırtlak kasları çalışarak güçlendirilebilir ve ayarlanabilir. Hepsi bu yazıda!

Ses çoğumuzun sandığından çok daha önemlidir. Nixon bir konuşma metnini okumakla teypten dinleme arasındaki bayat farkı anlamıştı. Biz güzel bir sesin farkına varmayız, çünkü böyle bir ses amaçlanan işi dikkati çekmeden yaptırır. Ancak ses etkisiz olduğu zaman onu hemen farkederiz. Bazı insanlar sesleriyle para kazanırlar. Bazı aktörlerin reklamlarda kullanılan çok etkili sesleri vardır. Paul Burke, William Conrad, James Garner ve David Janssen sık sık TV reklamlarında duyulur veya bizzat görünürler. Bu kadar dinlenmelerinin sebebi, duyguların en önemli göstergesi olan sesi çok iyi kullanmalarıdır.

Duygulardan başka, ses yalan söylediğimizi de gösterir. Mucit Ailen Bell, insanların seslerini analiz ederek gerçek mi, yoksa yalan mı söylediklerini belirleyin bir aygıt yapmıştır. Poligrafın aksine, aygıtın insan vücuduna takılmasına gerek yoktur. TV yayınlarını, teypleri, telefon konuşmalarını da analiz edebilmektedir. Psikolojik gerilim ölçer (psychological stress evaluator PSE) diye adlandırılan bu âlet seste insan kulağı tarafından algılanmayan titremeleri ölçmektedir. Ses saniyede 8-14 devir arasında bir hızla titreşir. İnsan gerçeği söylediği zaman sesi kontrol eden kaslar rahattır ve belli bir düzen gösterir. Yalan söylendiği zaman yaşanan zorlanma, tabiî olmayan gerilim meydana getirir ve düzen değişir. Bu işlem üzerinde kontrolümüz yoktur. Bell, PSE’yi önce TV’deki “Doğrucu hangisi?” programında (Üç yarışmacı aynı kişi olduklarını iddia ederler. Amaç hangisinin yalan söylemediğini anlamaktır!) denedi. Bu deneyler sonucunda PSE’nin %95 oranında doğruyu bulduğunu öne sürdü. Dale Carnegie, Söz Söyleme ve Kendine Güvenme kitabında şöyle der: “Biz bu dünyada 4 şeyle değerlendirilir ve sınıflandırılırız: Ne yaptığımız, nasıl göründüğümüz, neyi nasıl söylediğimiz.”

Nasıl söyleyeceğinizi çalışarak geliştirebilirsiniz. Gırtlak kasları çalışarak güçlendirilebilir ve ayarlanabilir.

guzel_konusma_thSesin kontrolü

Sesimizi kontrol etmeyi çok küçük yaşta öğreniriz. Yeni doğmuş bebek binlerce değişik ses çıkartabilir. Fakat 6 aylıktan itibaren bu sesler genellikle ana dillerinin sesleriyle sınırlanır. İngilizce’de tahminen herbiri üç saniye süren 50 ses vardır. Bu sesler soluk, fonasyon, rezonans ve telâffuzun birleşmesiyle oluşur.

Normal soluk 3-5 saniyede bir nefes alıp verilmesidir. Konuşmaya niyetlendiğimiz zaman daha çabuk soluk alır, sonra kontrollü şekilde veririz. Nefesli sazlardan birini çalanlar iyi bir nefes kontrolünde diyaframın önemini bilirler. Diyafram, göğüs boşlu-ğuyla mide arasında bulunan bir kastır. Genişlediğinde göğüs boşluğunda havaya daha fazla yer açılır. Daraldığında havayı dışarı çıkmaya zorlar. Ses çıkarma (fonasyon) için hava, nefes borusu ve gırtlaktan geçirilir.

Adem elmasının olduğu yerde bulunan bir çift ses teli, sesi oluşturur. Bu ses telleri dışarı atılan havayla titreşir. İnanılmaz karışıklıktaki bir takım kaslar ses tellerinin uzunluğunu, kütlesini, esnekliğini ve sertliğini değiştirerek sesteki tını ve yükseklik farklılıklarını meydana getirir. Titreşen hava rezonans oluşturmak için burun kanalından boğaza ve ağız boşluğuna geçer. Bu bir stereo sistemdeki hoparlör kutusunun görevini yapar. Burun kanalları ve ağız boşlukları değişik büyüklükte ve biçimdedir. Bu boşlukların ve geçitlerin büyüklük ve biçimleri sesi değiştirmek için ayarlanabilir. Konuşma sürecindeki son adım telâffuzdur. Her ses için dilimizi, dişlerimizi, dudaklarımızı uygun şekilde biçimlendirerek telâffuz ederiz.

Bir mûsikî eserini icra etmenin faydalarından biri, insanlara sesleri daha özenle telâffuz etmeyi öğretmesidir. Böylece dinleyici mûsikî eserinin sözlerini anlayabilir. Bu disiplin günlük konuşmalarda da sürdürülebilir. Dale Carnegie, Amerika’da fena halde parasız kalan birinin hikâyesini anlatır. Adam tek giyeceği olan eski elbisesini ve yırtık ayakkabıları giyerek iş görüşmesine gider. Görüşmeci, adamın dili kullanmadaki ustalığına hayran kalır. Sefil görünüşüne rağmen konuşması onu özel kişi haline getirmiştir. Görüşmeci her ne kadar onu işe almazsa da, onun için bir arkadaşından randevu alır. Sesinizi uygun şekilde kontrol ederek insanları böylesine etkileyebilirsiniz. İş arkadaşlarınızı ve müşterilerinizi, geri iletim sisteminize katmaktan korkmayın. Şirketlerden çoğu kişinin “şey”çilerin üzerine gittiğini gördüm.

Kullanılan her “şey” kelimesi için bir kutuya para atma cezasına başvuruluşuna dahi rastladım. Bazı grupların bu paralarla “şey” partisi düzenledikleri de oldu. Konuşmanızdaki anlamsız kelimeleri azalttıktan sonra zaman zaman bunlara tekrar başvurup vurmadığınıza dikkat edin. Eski bir sigara tiryakisinin kahveyle beraber sigara araması gibi, siz de cümle içindeki boşlukları herhangi bir sesle doldurmak isteyeceksiniz. Geri iletim ortağınızın herhangi bir düzensizlikte sizi uyarmasını söyleyin.

748293_çocuklar-konuşma-grup-çocuk-arkadaşlar-erkekSesin nitelikleri

Sesin ilk niteliği tonudur. Her ses belli bir tonda çıkar. Ses tonlarımız değişik tip cümlelere göre değişir. Düz cümlelerin başı düşük, soru cümlelerinin sonu düşük ses tonuyla biter. Sesimizin tonları dar veya geniş iniş çıkışlı olabilir. Meselâ Clint Eastwood’un sesi monoton bir çizgi izlerken radyodaki Great Gildersleeve oldukça değişik tonları komiklik için kullanılır. Gergin ses boğaz daraltılarak çıkartılır ve dinlenmesi zor bir sestir. Bir keresinde daha yüksek sesle konuşabilmek için özellikle gergin ses tonu kullanan bir papaz dinledim. Vaazın onuncu dakikasında boğazına bir gıcık yerleşiverdi. Gıcıklı sesiyle sürdürmeye çalıştığı vaaz sebebiyle kendisini dinleyen cemaate yavaş yavaş bir öksürük yayılmaya başladı. Vaazın sonuna doğru dinleyiciler adetâ bilinçsiz öksürme ve gırtlak temizleme korosu oluşturmuştu. Papaz-sa tam aksine, onlar öksürdükçe daha yüksek sesle konuşmaya çalışıyordu. Ses yüksekliği sesin ikinci niteliğidir. Kelimelere anlam kazandırmak için ses yüksekliğini değiştirmek, anlamı kontrol etmek açısından çok faydalıdır. Yüksek ses çıkarmanın doğru yolu o papaz gibi zorlanmak değil, daha etkili olmaya çalışmaktır. Bu da diyaframı doğru kullanmakla olur. Yüksek ses çıkarmak için ses tellerinizden fazla miktarda hava geçirmek zorunda değilsiniz. Bu, özel sırlarını balona doldurmaya çalışan biri gibi, sizi nefes nefese bırakır. Havayı ciğerlerinizden dışarı diyaframınızla itmelisiniz. Okulda trompetle bir parça çalarken müzik öğretmenim beni aniden dürterdi. Diyaframımı doğru kullanıyorsam hafifçe yutkunurdum, eğer yanlış nefes alıyorsam garip bir ses çıkardı. İyi bir nefes kontrolü yapıp yapmadığınızı anlamak için şu deneyi uygulayabilirsiniz: Yüksek sesle konuşurken ağzınızı elinizle hafifçe kapatın. Eğer sesiniz tamamen kesiliyorsa soluğunuzun yetmediği anlaşılır. Sesiniz kısmen kesiliyorsa, diyaframınızı kullanış şekliniz doğrudur. Bir başka deneyse, ağzınızdan birkaç santim uzaktaki bir kibriti söndürmeden yüksek sesle konuşmaktır. Sesin yüksekliği gırtlakla sağlanabilir. Bu yöntemi geliştirirseniz daha yüksek tonda uzun süreli konuşma yapmak için hazırlıklı sayılırsınız. Üçüncü ses niteliği rezonanstır, bu olmadan ses genizden gelir. Rezonans kanallarınız üşütme veya iltihaplanmayla tıkanabilir. En son ses niteliğiyse tempodur. Hızlı veya yavaş, akıcı veya aksak konuşabilirsiniz. İş hayatımızda hepimizin makinalı tüfek gibi konuştuğu zamanlar mutlaka olmuştur. En beğendiğim örneklerden biri, 1961 ‘de çevrilen Bir, iki, Üç filminde oynayan James Cagnuy’dir.

Duraklamalı konuşma, konuşmaya tiyatrovarî bir hava katar. İster düşünmek için, ister etki için yapılsın, duraklamalar abartı-lırsa konuşmanıza ilgiyi dağıtabilir.
Şirket içi eğitim seminerlerinde bir yöneticinin yapacağı önemli bir konuşmayı (basın bülteni gibi) yeniden daktiloya çeker ve en etkili ses kalıplarına böleriz. Eski başkanlardan Carter, dinleyicilerin dikkatini dağıtacak şekilde cümlelerini olur olmaz yerlerde sık sık bölerdi. Tipik birkaç cümlesi şöyleydi: “Amerikan halkının benim… yaptığım gibi bazı… lükslerden… vazgeçmesi gereklidir. Meselâ ben… Biny’i istediğim… kadar göremiyorum.” Başkan Carter’ın bir de sesini cümle sonlarında azaltma alışkanlığı vardı. Bu onun inandırıcılık ve doğruculuk izlenimini bozuyordu. Ses seminerlerinde her öğrencinin anlattığı kısa kişisel hikâye teybe kaydedilir, daha sonra bunlar tek tek grupla beraber yorumlanır. Bazı ses nitelikleri birden fazla yoruma açıktır. Meselâ erkeğin yumuşak sesi başka unsurlara bağlı olarak zayıf ve efemine veya çok güçlü olarak değerlendirilebilir. Marlon Brando, Baba filminde sakin ve kısık bir ses kullanmıştı. Sadece güçlü ve saygın insanlar yumuşak ve yavaş tempolu ses kullanmayı göze alabilirler. Bunlar ağızlarından çıkacak her kelime için karşılanndakileri bekletebilirler.

Ses tonu, şiddeti ve konuşmanın akıcılığı Ses tonunun kullanılma şekli, sözlü ilişkinin hayatî parçasıdır. Tek heceli bir kelime, meselâ “Git!” kelimesi, söyleniş şekline bağlı olarak pekçok anlama gelebilir. “Git!” vardır, “Seni bir daha görmek istemiyorum!” anlamına gelen; “Git!” vardır, “Kal, hiç gitme!” anlamına gelen.

İnsanlararası ilişkilerde yaşanan en küçük gerginlik, kendini önce ses tonunda ortaya koyar. Çoğunlukla gündelik ilişkilerde canlı, neşeli, enerjik bir ses tonu insanlar üzerinde olumlu etki bırakjr. Ancak ortada bir gerginlik ve problem Varsa ses tonunun yumuşak ve sakin olması çatışmayı önler ve işbirliğini kolaylaştırır.

Monoton, dinleyende bıkkınlık meydana getiren, kolayca dikkatin dağılmasına sebep olan konuşma üslubuyla kişi ortaya ne kadar orijinal fikirler koysa da ikna edici olmakta güçlük çekecektir.

Sert ve kesin konuşma tarzı, çoğunlukla dinleyenlerde savunuculuğa sebep olur ve rahatsızlık doğurur. Ayrıca sesine özür diler gibi bir ton veren kişilerin istekleri kolayca geri çevrilir veya söyledikleri önemsiz olarak görülür.

Sesinizi nasıl geliştirebilirsiniz?

Bir konuşmacı olarak ses niteliklerinizin bıraktığınız etkiye nasıl katkıda bulunduğunu anlarsanız, kendinizi bu konuda geliştirmeye başlayabilirsiniz. İlk adım, sesinizi banda almaktır. Ucuz bir teyp bu iş için yeterlidir. Pekçok şirket bunları eğitim amacıyla kullanır. Teybinizi açın ve onun varlığını hiç dikkate almadan normal konulmanızla sesinizi kaydedin. Çoğumuz sesi mizi kaydetmekte olan teybin karşısında donup kalırız. Uzun süren kasetlerden alın ve telefonda konuşurken veya yemek yerken, yani teybin çalıştığını unutabileceğiniz zamanlarda kayıt yapın. Bir tanıtmada veya toplantıda konuşma yaparken arkadaşlarınızdan birine sesinizi kaydettirin. Önemli olan sesinizin tabiî olarak kayda alınmasıdır. Çoğumuzun problemi ifade açıklandığından mahrumiyettir. Sabit ses tonuyla aynı tempoda konuşuruz. Hergün radyo ve TV’de dinlediğimiz profesyonel seslerden öğrenilecek çokşey vardır. Komedyen George Carlin, bütün spikerlerin sanki aynı yayın okulundan çıkmış gibi olduklarını söyleyerek şaka yapar. Konuşmalarının bu kadar birbirine benzemesinin sebebi, etkili konuşma teknikleri konusunda ustalaşmış olmalarıdır. Anlam taşıyan sesleri çalışmayı en sevdiğim yer otomo-bilimdir. Bazı reklamları o kadar çok din lemişimdir ki, ezbere bilirim ve sunucuyla aynını söylerim. Eve gelince haberleri ve hava raporunu çocuklarıma profesyonel sunucu gibi veririm. Sesinize vücudunuzun herhangi bir kası gibi davranın.

guzel-konusma-sozleri.jpga5bd88bc30f42e3840b3a7e287c77afdSes kısıklığını gidermenin yolları

Sigara, kafein ve alkol ses tellerinin de en büyük düşmanları arasında…

Ses kısıklığım önlemek için öncelikle sesinizi uzun süreyle ve yüksek şiddette kullanmamanız, gıdanıza dikkat etmeniz ve baharatlı gıdalardan kaçınmanız gerekiyor. Evin havasını nemlendirmek, bol su içmek ve sigara dumanından uzak durmaksa yapılması gereken diğer şeyler arasında…

Ses değişikliklerinin nedeni, genellikle gırtlakta (larenks) yerleşmiş olan ses tel-lerindeki problemlerdir. Nefes alma sırasında ses telleri açılır. Konuşurken ses telleri kapalı olur ve akciğerlerden çıkan havayla titreşerek sesin oluşmasını sağlar. Ses telleri ne kadar sıkı kapanırsa ve inceyse o kadar hızlı titreşirler, ses de o kadar ince olur. Ses telleri üzerinde şişlik bulunması halinde kapanmaları, dolayısıyla da çıkan ses düzgün olmaz.

Ses kısıklığının çeşitli sebepleri olabilir. Ses kısıklığının en sık sebebi “akut larenjiftir. Akut larenjit, soğuk algınlığı ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında ya da aşırı bağırmaktan kaynaklanan ses zorlamalarında ortaya çıkar.

İşte yapmanız gerekenler:

* Sesinizi uzun süreyle aşın ve zorlanarak kullanmayın.

* Ses eğitimi alın, sesi kullanma alışkanlığı edinin.

* Sesinizi dinlendirin, aksi takdirde devamlı ses kısıklığı yaşayabilirsiniz.

* Mideyle ilgili şikayetlerinizi giderin.

* Sigara kesinlikle içmeyin ve sigaralı ortamlarda bulunmayın. Sigara gırtlak ve boğaz kanserlerinin gelişmesinde önemli konuşma bozukluklarının tedavisi, hastanın hayat kalitesi de hesaba katılarak planlanmalıdır. Bu bozukluklarda asıl olan konuşma terapisidir. Hastanın zorluklarını hedef alan bazı konuşma terapisi teknikleri, konuşmayla ilgili merkezlere odaklanan biofeedback (biyolojik geri bildirim) yöntemleri tedavide denenmektedir. Ayrıca dopamin antagonisti olan, serotonin yıkımını önleyen ve başka etki mekanizmaları olan kimi ilaçların hem gelişimsel tip, hem de nörojenik tip kekemelikte bazı hastalarda bir dereceye kadar fayda sağlaması kekemeliğin organik sebepli olabileceği düşüncesini desteklemiştir. Bu ilaçların sağladığı faydalara ilâveten çeşitli beyin görüntüleme çalışmalarında ulaşılan sonuçlara göre, beyinde sözel ifade becerisiyle ilgili alanlarda bir “hiperdopaminerji (aşırı dopamin varlığı)” durumunun kekelemede payı olabilir.

Konuşma becerilerinin desteklenmesi dışında çocuğun kendi konuşmasıyla ilgili duygu, düşünce ve tutumları da öğrenilmeli ve problemlere uygun tedavi yöntemleriyle yardımcı olunmalıdır. Bütün konuşma güçlükleri iletişimde bozulmaya yol açarlar. Depresyona yol açacak derecede kendilik imajını (özgüveni) bozabilir, sosyal fobiyle karışacak derecede sosyal kaygı durumu meydana getirebilir. Onun için iyi bir psikiyatrik değerlendirme yapılarak eşlik edebilecek ruhî bozukluklar tedavi edilmelidir. Her durumda çocuğun tedaviden göreceği fayda, kendi kapasitesine ve alacağı yardıma bağlıdır.

Dr. Serap ÜZÜMCÜ / Genç Beyin