Can Sıkıntısı mı? Amaçsızlık Mı?

0
1017

cani_sikilan_kiz
Zaman zaman tarafıma gelen mesajlarda, insanlar çözümleyemedikleri konularda destek ricasında bulunuyorlar. Cevabımda onları kırmadan söylemek güç olsa da bireysel destek vermediğimi belirtiyorum.

Çünkü fikrimce bir insanı kendi çevresinde ve hayat şartlarını bilmeden yapılacak yönlendirmeler yanlış adımlar atmasına neden olabilir.

Geçmiş dönemlerde bunun birkaç olumsuz deneyimini yaşadığım için en güzel yardımın kişinin yine kendisine yapacağına inanıyorum. Ancak bunun için öncelikle kişinin kendi düşünce yapısının değişmesi gerekiyor.

Bildiğiniz gibi yaşam koçluğu alanında peynir ekmek gibi sertifikalar dağıtılmaya başlanınca birdenbire karşımıza yaşı çok genç, hayat tecrübesi bir elin parmaklarını geçmeyecek düzeyde olan insanlar çıkmaya başladı.

Öncesinde ve sonrasında hepimiz sürekli bir arayışta olduğumuz için mutluluğun anlamını bu insanların hayata bakış açılarının insafına bırakmak durumunda kalıyoruz. İşini doğru yapanlar, karşısındakini ticari bir müşteri gibi algılamayanlar her yerde ve her durumda kalitesini belli edecektir diyerek onları tenzih ediyorum.

Kendimi bu anlamda insanların sorunları üzerinden prim yapmakla nitelendirmemek için bireysel destek hizmetine sıcak bakmıyorum. Amacım hiç bir zaman yıllarını bu alanda eğitim görüp tamamen bilimsel verilerle hareket eden psikologlarla boy ölçüşmek olmadı ve olmayacaktır. Hedefim kendimi hayat boyu eğitim ilkesinde ilerlerken öğrendiklerimi kendi dilimce en sade şekilde ifade edebilmek ve benim gibi düşünen insanlara ulaşmaktır.

Birkaç yıl evveline kadar ben de içinden çıkamadığım bir kaç sorunun üst üste gelmesi nedeniyle psikoloğa gitmeye karar vermiştim. Randevu almak için çok popüler bir psikoloğu aradım. Ancak çok yoğun olduğu için ileri bir tarihte randevu verdiler. O an şöyle düşünüyordum. Bu psikoloğa sorunlarımı anlatacak çözüm tüyolar alacak ve sonrasında hayatım mükemmel derecede iyileşecekti.

Tabii birkaç ay sonrasına randevu verilince birden bire kendime gelmem gerektiğini anladım. Hayatımın geri kalanını bir insanın iki dudağının arasından çıkacak sözlere bağlamış olmamın ne kadar büyük bir bağlanmışlık olduğunu anladım. Muhakkak o sözler hayatımızda büyük bir değişikliğe de neden olabilir ama zamanında olursa. İçinde bulunduğum durumu yaşayanlar bilirler ki beklemenin ve sabretmenin hiç bir anlamı yoktur. bir an evvel karar alınması ve harekete geçilmesi gerekir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimiz”in “İki günü bir olan ziyandadır” dediği gibi her gün aynı şeyleri yapıp hayatımızda köklü bir değişiklik bekliyorsak aldanıyoruzdur. Elbette bu bilinmeyen bir şey değil sadece elimizden gelenin daha iyisini yapmamız gerektiğini hatırlatmak içindi.

Ben normal yaşamımda da insanlara çok yönlü olarak faydalı olmayı benimseyen birisiyim. Sadece mesleki bilgilerimle değil kültürel, muhalif ve destek anlamında da onlarla birlikte olmaya çalışırım. Çünkü bu benim sosyal olabilmek için edindiğim bir amacım.

Bence insanlarla hep aynı tarafta yer almak her zaman sonsuz bir destek olmak anlamına gelmez. Çünkü zaman zaman muhalif düşüncelerle yapılan eylemleri ve geleceğe yönelik durumları eleştirip farkındalığımızı göstermemiz gerektiğine inanırım.

Bizler ne yapacağımızı bilmeksizin, hayatın akışına kendimizi bıraktıkça bunun adına can sıkıntısı etiketini de ekleriz. Sosyal olmayı para harcamakla eş değer tutup hayatımızı yaşayamamaktan şikayetçi isek aslında amaçsızlığımızın kurbanı olmayı biz seçiyoruzdur.

Bizler en yetenekli olduğu alanlarda kendimizi geliştirmemiz gerekirken kim nereden parayı götürüyor şeklinde kulak kabartıp hiç de bizlere uygun olmayan konulara dalıyoruz. Sonuç olarak da kısa dönemde yüksek gelir beklentisi hayali ile yaşayanlar bir yanda. Diğer yanda ise insanların zenginlik hayalini sömürenlerin daimi müşterileri gün geçtikçe artıyor.

Yapmamız gereken ilk şey hangi konuda ya da hangi yeteneğimizi geliştirmek istiyorsak bunun için zaman bulmaya çalışmak. Eminim ki günümüzde internetin haricinde de zamanımızı çalan bir çok durum ve kişiler vardır. Bunları fark etmeyi artık geçip gerekli önlemleri aldığımız takdirde gelişim başlayacaktır. Ne yapacağımızı biliyorsak zaman yaratmak bizim düşünce yapımızı değiştirmekten geçiyor. Başkalarının bizi yönlendirmesinden değil. Artık kendimize gelelim ve kendi iyiliğimizi başkalarından dilenmeyelim.

TURGAY GEZİCİ