Cinselliğin Keşfine İlk Adım Mı?

0
218

Cinselliğin keşfine ilk adım mı?

Uzmanlara göre, 18 ayını dolduran çocukların çoğu cinsel organlarını keşfetmeye başlıyor ve mastürbasyon yapıyor. Ailelerin bu durum karşısında genellikle paniklediğini söyleyen psikologlar, çocuğa yanlış yaklaşımın ciddi sorunlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

Çocukların belirli objelerle, oyuncaklarla ya da doğrudan ellerini kullanarak genital bölgelerini uyarmaları ve beraberinde kalp atışında hızlanma, sık nefes alıp verme, kızarma, terleme gibi fiziksel belirtilerin gözlendiği durumlar, ‘çocukluk mastürbasyonu’ olarak tanımlanıyor.
Çocuk Psikoloğu Esra Bilik, çocukluk mastürbasyonunun toplumda çok fazla bilinmediğini, ailelerin bu durumla karşılaştıklarında hem şaşırdıklarını hem de ne yapacaklarını bilemediklerini söylüyor.

Bilik’e göre, konunun yeterince bilinmiyor olması, mastürbasyon yapan çocuğa yanlış yaklaşımları ve hatalı davranışları da beraberinde getiriyor. Zira bu durumda yapılan hatalar, çocuğun daha sonraki hayatında kalıcı psikolojik sorunlara neden olabiliyor.

Çocukluk mastürbasyonu, kızlarda genellikle 3-6 yaş, erkeklerde ise 4-6 yaş aralığında görülüyor. Anne-babaların çocuk mastürbasyonu hakkında merak ettiği soruları Uzman Psikolog Esra Bilik’e sorduk. Bebeğin hayatının doğumdan itibaren keşiflerle dolu olduğunu söyleyen Bilik’in cevapları şöyle:

Çocukluk mastürbasyonunu, ‘çocuğun bedenini ve cinselliğin keşfi’ olarak nitelendiriyorsunuz, bu durum ne zaman normal sınırlardadır, ne zaman normalin dışına çıkar?

Çocuk önce kendisinin anneden bağımsız ayrı bir birey olduğunu, sonra da yavaş yavaş kendisini, çevresini ve diğer detayları keşfetmeye başlar. Bu süreç içerisinde, çocuğun cinsel organlarını ve cinselliği keşfi de keşif esnasında cinsel organlardan aldığı haz da gelişiminin doğal bir parçasıdır. Fakat mastürbasyonun abartılı sıklıklarla tekrar etmesi, yani işin doğasından uzaklaşmaya başlaması bizleri altında yatan nedenlerle ilgili düşündürür. İşte bu durumda bir uzmana başvurmak gerekir. Mastürbasyon da bir keşif sürecinin ürünüdür. Çocuklar bebekliklerinden itibaren çıplak kaldıklarında cinsel organlarıyla oynamaya başlarlar. Altı değiştirilirken ya da duş alırken erojen bölgelerinin gittikçe daha da farkına varmaya başlayan bebek, ilerleyen dönemlerde haz arayışı içine girdiğinde nereye yöneleceğini içgüdüsel olarak bilir.

Hayatında çeşitli sorunlarla karşılaşıp, duygusal tatminsizlik yaşayan çocuk bu boşluğu doldurmak için mastürbasyona yönelir.

Çocukluk mastürbasyonunda el ya da çeşitli objeler kullanılarak cinsel bölgelerin ritmik hareketlerle uyarılması gözlemlenir. Davranı, sık nefes almalar, kızarıp terlemelerle seyreder. İlgili ebeveynler çocuklarında sıklaşan bu tür davranışları hemen fark ederler.

Hayatında çeşitli sorunlarla karşılaşıp, duygusal tatminsizlik yaşayan çocuk bu boşluğu doldurmak için mastürbasyona yönelir.

 

ÖZEL TANI VE TEDAVİ GEREKİR
Annenin hamilelik döneminde yaşadığı olumsuzluklar ve anne-baba arasındaki sorunlar bu durumu etkiler mi?

Bizler artık biliyoruz ki bebeğin gelişimi doğumdan itibaren değil, sperm ana rahmine düştüğü andan itibaren başlamaktadır. Döllenmeden doğuma kadar olan süreçteki çeşitli faktörler doğrultusunda ve doğumdan sonra, başta anne olmak üzere diğer kişilerle geliştirilen ilişki örüntüleri ile bebek gelişmeye başlar. Bu süreçte gelişimi etkileyen faktörler sayılamayacak kadar çoktur. Dolayısıyla her bir çocuğun bambaşka koşullarda büyüdüğünü düşünecek olursak, sorunun kaynağı ile ilgili genellemelerde bulunmak çok doğru olmaz ve her zaman çocuğa özel bir tanı ve tedavi uygulamak gerekir.

EKSİKLİĞİNİ HİSSETTİĞİ DUYGUNUN YERİNE KOYAR
Çocuk bu durumdan cinsel haz mı alır, yoksa bunu herhangi bir duruma tepki olarak mı yapar?

Aşırı mastürbasyonun çocukta duygusal boşluğun doldurulmak istenmesi ile ilgili olduğunu biliyoruz. Yani çocuk, eksikliğini hissettiği bir duygunun yerine bunu koyabilir. Ama bunun nereden kaynak aldığı çocuğa göre değişmektedir. Ebeveyn sevgi ve ilgisinden mahrum bırakılma, kardeş doğumu ve kıskançlığı, memenin kesilmesi, istismar, sevilen kişiden ayrılma ya da kayıplar gibi yaşam olayları en sık rastladığımız durumlardır.

KIZ ÇOCUĞUNUN CİNSELLİĞİ TANIMASI YASAKLANIYOR
Kız ve erkek çocuklarda aynı oranda mı görülür?

Ülkemizde kız çocuklarında daha sık rastlıyoruz. Bunun biraz kültürel faktörlerden kaynaklandığını düşünüyorum. Kültürümüzde kız çocuklarının cinsel organları ve cinselliği ile tanışmaları çok küçük yaşlardan itibaren yasaklanır. Yasaklanan ve üstü kapalı bir sır gibi kalan şeyler ise ebeveynlerin tahmin ettiklerinin aksine sönmek yerine, daha çok merak uyandırır ve çocuğu konuyu araştırmaya iter.

ÇOCUĞU BAŞKA ŞEYE YÖNLENDİRİN
Ebeveynler ne yapmalı, çocuğa yaklaşım nasıl olmalı?

Ebeveynler öncelikle sakin olmalıdırlar. Anne-babaların davranışları aksini gösterse bile çocuklar onların aslında hangi duygu içinde olduklarını çok iyi hissederler.

Uzman aksini söylemediği takdirde bu konuyla ilgili çocukla hiç
konuşulmaması, bu durumun evde ebeveynler arasında da konu olmaması gerekir.

Bu durumda bir şeylerin ters gittiğini sezen ve bilen çocuk, suçluluk duyguları geliştirebilir, sorunun kaynağına göre anne babasını cezalandırıp davranışını sürdürebilir. Bu sebeple böyle bir durumla karşılaşan ebeveynin sakin bir şekilde, neredeyse nötr bir duygu ile çocuğunu başka bir etkinliğe yönlendirmesi yapılacak en iyi davranıştır. O anda çocuğa birlikte oyun oynamayı teklif etmek gibi içinde eylem olan başka bir şeye yönlendirmek en iyi yoldur.

Uzman aksini söylemediği takdirde bu konuyla ilgili çocukla hiç konuşulmaması, bu durumun evde ebeveynler arasında da konu olmaması gerekir.

 

CEZALANDIRMAYIN, KORKUTMAYIN!
Gerek anne-baba, gerekse çocuğun çevresindeki diğer kişiler açısından bakarsak bu durumda en çok yapılan hatalar nelerdir?

Böyle bir durumla karşılaşan anne-babalar genellikle paniğe kapılırlar, çaresizlik duygusuyla nasıl davranacaklarını bilemezler. Çocuğu ayıplayıp, cezalandırmak, korku ile tehdit etmek en sık yapılan hatalardır. Bunlar son derece yanlış tepkiler olduğu gibi, çocuklarda kalıcı ve ciddi hasarlara sebep olabilir.

CEVAPLARI DIŞARIDA, BAŞKA KANALLARDA ARAYABİLİR
Yanlış yaklaşım ne gibi sorunlara yol açar, çocuğun sonraki cinsel hayatında etkili olur mu?

Sonraki cinsel hayat ile sınırlandırmak doğru olmaz. Ama tabi ki çocuğun maruz kaldığı sorun her ne ise bunun tedavi edilmemesi önemli bir hatadır. Üstelik bu durumda altta yatan nedenlerin de fark edilmediğini ve benzer şekilde devam ettiğini düşünecek olursak ileride problemin farklı şekillerde devam etmesi kaçınılmazdır.

Yasaklanan davranışların sönmek
yerine, daha çok merak uyandıracağı unutulmamalıdır.

Böyle durumlarda sorunun altında yatan neden ve soruna verilen tepki, ilerleyen dönemlerde ne şekilde devam edeceğini belirler. Örneğin, cezalandırma ve mahrum bırakma çocuğu güvensizliğe, daha fazla bir bilgi ve eylem açlığına, bunun cevaplarını da çoğu zaman dışarıda ve başka kanallarda aramaya yöneltebilir.

Yasaklanan davranışların sönmek yerine, daha çok merak uyandıracağı unutulmamalıdır.

 

YASAKLANAN DAVRANIŞLAR MERAK UYANDIRIR
Çocuğu bu davranışa yönelten veya bunu tetikleyen hastalıklar veya fiziksel sorunlar da var mı?

Evet, bağırsak kurtları ve mantar gibi hastalıklar da genital bölgede kaşıntıya yol açabilir ve çocuk bundan dolayı da o davranışlarda bulunabilir.

Son olarak çocukluk mastürbasyonunun, çocukta herhangi bir sorun yaratmadan atlatılabilmesi için anne-babalara ne gibi önerileriniz olur?

Böyle bir sorunla karşılaşan anne-babaların öncelikle çocuklarını muayene ettirmeleri gerekir. Eğer bağırsak kurdu veya mantar gibi tıbbi bir durum yoksa ikinci adım, çocuğu bir çocuk psikoloğu ya da psikiyatristine götürmek olmalıdır. Uzmana gidene kadar ebeveynlerin takınacakları en iyi tutum; daha önce de bahsettiğim gibi, çocuğun dikkatini başka yöne çekmek, davranışından dolayı çocuğu kesinlikle ayıplamamak ve cezalandırmamak olmalıdır. Çocuğa uzman psikolog veya psikiyatristin önerileri doğrultusunda yaklaşmak en sağlıklı yoldur.

ntvmsnbc