Cinsiyet Değiştirmenin Psikolojisi

0
364

Cinsel Kimlik Bozukluğu

Cinsel Kimlik Bozukluğu (CKB), kadın ya da erkeğin karşı cins ile olan kuvvetli özdeşimi ve kendi cinsiyetinden ötürü duyduğu yüksek stres ile karakterize bir tanıdır. Tablo, çocuk, ergen ya da yetişkinde görülebilir. CKB tanılı kimseler, karşıt cinsin özelliklerini taşıdıklarına ya da karşıt cinste olmaları gerektiğine inanırlar.

Ait oldukları cinsiyetin rol kalıpları ve genital yapısı ile barışık yaşamada güçlük çekerler ve sıklıkla, bedenlerini değiştirebilme arzularını ifade ederler. CKB gösteren tüm kişileri transseksüel olarak adlandırmak mümkün olmamakla birlikte, cinsiyet değiştirme çabasına şu ya da bu şekilde girişen kozmetik, hormonal ve ameliyat gibi prosedürleri seçen kimseleri transseksüel olarak nitelemek doğru bir betimlemedir.

Bu kimseler sosyal rol anlayışı olarak da karşıt cinsin tutumlarını benimsemektedirler. CKB tamsı alan çocukların en çarpıcı özelliği, kendi cinsiyetlerini temsil eden kıyafetleri ve davranış biçimlerini reddetmeleridir. Gerçi, şunu hatırdan çıkarmam ak gerekir: Her sağlıklı çocuk, hayal dünyasında diğer cinsiyete ait olduğu oyunlara dalabilir. Bu çocuklar ile CKB tanısı alanlar arasındaki temel fark, ikinci grupta işin hayal boyutunda kalmayıp günlük yaşamın her alanına yayılması ve çocuğun buna bağlı olarak depresif, endişeli ve sosyal açıdan içe kapanık bir yapı sergilemeye başlamasıdır.

Nedenler ve belirtiler:

CKB için bilimsel olarak ortaya konabilmiş belirgin bir neden ya da nedenler dizgesi yoktur. Bununla birlikte, doğum öncesi hormonal dengesizliklerin cinsel kimlik bozulduğunu hazırlayıcı bir unsur olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, aile içi dinamiklerin kritik tetikleyici rolünü göz ardı etmemek gerekir. Ruh Hastalıklarının Tamsal ve İstatistiksel El Kitabına göre (DSM-IV, 1994), aşağıda söz edilen kriterlerden en az 4’ünün bir çocukta görülmesi halinde, CKB tanısına ulaşılabilir:

● Kız ya da erkek çocuğun tekrarlı bir şek ilde karşıt cinsiyette olma isteğini ifade etmesi ya da karşıt cinsiyeti taşıdığı ısrarında bulunması
●Karşıt cinse ait kıyafetler seçmesi
●Güçlü ve sonu gelmez bir şekilde karşıt cinsiyetin oyunlarını ve rollerini yüklenmesi ya da karşıt cinsin üyesi olduğuna dair bitmek bilmez hayaller kurması
● Karşıt cinsin streotipik oyunlarına katılabilmek için güçlü bir istek duyması
● Oyun arkadaşlarını ve dostlarını ısrarla karşıt cinsten seçmesi

Tedavi

CKB gösteren çocuklarda özellikle ikincil problemler olarak nitelenen depresyon ve anksiyetenin giderilmesi; bunun yanı sıra, öz saygının geliştirilmesi tedavinin belkemiğini oluşturur. Ayrıca, ailenin destek psikoterapi sürecine katılımının sağlanması önemlidir. Cinsiyet değiştirmek üzere hormonal tedavi görme ve ameliyat olma yolunu seçen yetişkinler için tıp doktorlarından, psikiyatrist ve psikologlar ile cerrahlardan oluşan bir sağlık ekibinin izlem raporu şarttır. Zira söz konusu ameliyatın geri dönüş imkanı yoktur. Bu nedenle, izlem çalışmasının bir bölümünü kişinin karşıt rolün tüm özelliklerini tecrübe ettiği süreç gözlemler i oluşturur. Akran dayanışma gruplarına katılım ile bireysel psikolojik danışmanlık yardımı alabilmek sürecin ayrılmaz parçalarıdır.

Prognoz

Uzun süreli takip araştırmaları, cinsiyet değiştirme ameliyatı sonrasında olumlu sonuçlara işaret etmektedir. Bununla birlikte, kişilerin sosyal hayatlarında ve iş yaşamlarında onları bekleyen zorlu değişimler söz konusudur. Bu nedenle psikoterapi, ameliyat sonrası yaşamın en önemli destek unsurudur.

Unutulmamalıdır ki, hiç bir çocuğun hayal dünyasında, büyüdüğü zaman toplum tarafından dışlanmak, duygusal güven ve şevkat bağı kurmaya çalıştığı yakınları tarafından itilmek, yalnız kalmak, aşağılanmak, süreğen bir şekilde hakarete uğram ak, sosyal haklarını ve saygınlığını yitirmek gibi resimler yoktur. Tam tersine, her çocuk hayal dünyasında, bir gemi kaptanıdır ya da bir pilot, bir öğretmendir ya da iyi bir futbolcu. Hiç bir çocuğun hayalinde tarifini dahi bilemediği “cinsel kimliğin” karşıt-cinse uygun olarak kurulması için işleyen bilinçli bir inşa süreci yoktur. 0 halde, belki biyolojik programları iyi işlem ediğinden, belki çevresel ilişkileri talihsiz gittiğinden nereye ait oldukları sorusun u çocukluk ve ergenlik dönemleri boyunca verememiş olan yetişkin çocukları ne ile suçluyoruz?

Her ne ile suçluyorsak, bazı düşünce sistemleri de bizleri, belki siyah derili doğduğumuz için, belki Çingene şarkılarıyla büyütüldüğümüz için, belki başka bir dine mensup olarak dünyaya gözlerimi açtığımız için, belki de yeterince zeki olmadığımız için suçlayabilirler… Oysa varlığının tarifini kendine göre bir zenci seçip ötekileştirerek kuran beyaz, gün tayfında kendi hiçliğini hazırlar…

Popüler Psikiyatri / Dr. Gül ÇÖRÜŞ /Klinik Psikolog /