Çocuğu Anaokuluna Başlayan Ailelere Öneriler!

1
866

İlköğretim birinci sınıf ile ana sınıflarına kayıtları yaptırılan minikler, 12 Eylül Pazartesi günü hayatlarında yeni bir sayfa açmaya hazırlanırken, uzmanlar ailelere sakin ve kararlı olmalarını, çocuklarına güven duygusu vermelerini tavsiye etti.

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Çocuk-Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Müge Tamar, ana sınıfına veya ilköğretim 1. sınıfa başlayacak çocuklarda, okulun başlangıç döneminde ”okul kaygısı” yaşanabileceğine dikkati çekerek, velilerin çocuklarının tutumuna göre kaygının aşılmasına yardımcı olacak davranışlarda bulunması gerektiğini belirtti.

Özellikle kaygı yatkınlığı olan, yeni durumlara alışmakta zorluk yaşayan çocuklarda bu sıkıntının görülebileceğini bildiren Tamar, çocukların ”anneden ayrılamama, sınıfta yalnız kalamama, okuldan korkma, okula gittiği zaman kendisinin ya da annesinin başına bir şey gelebileceği” gibi nedenlerle okula gitmede zorlanabileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Tamar, okula başlarken her çocukta biraz kaygı olmasının normal olduğunu, ancak aşırı kaygının problemlere yol açabileceğini kaydederek, ”Birinci sınıfın ilk döneminde bizim en çok karşılaştığımız sıkıntı bu. Birçok çocuk zamanla uyumunu sağlar. Okul öncesi hazırlık sınıflarına gitmemiş çocuklar için daha zor olur uyum süreci. Okul öncesi eğitimi almış çocukta başlangıç daha kolay olacaktır” diye konuştu.

”ÇOK ÖĞÜT İŞE YARAMAZ”

Müge Tamar, bu durumla karşılaşacak anne babalara soğukkanlı davranmaları ve çocuğun rahatlamasını sağlamaları tavsiyesinde bulundu.

Anne ya da babanın da kaygılı olması halinde çocuğun kaygısının katlanacağını vurgulayan Tamar, şunları kaydetti:

”Annenin yüz ifadesi bile önemlidir, çocuk hisseder. Soğukkanlılık işe yarayacaktır. Çok öğüt işe yaramaz. Tutumlarımız, yaklaşımımız, sakinliğimiz çocuk için her zaman daha rahatlatıcıdır. Sakin ve kararlı olmalı, bu çocuğa güven duygusu verir. Anne, baba telaşlıysa böyle yaşar ve çocuk bu nedenle gerilebilir. Empati kurulup, ‘Benim yaptığım şey çocuğumu nasıl etkiliyor, konuştuklarımız hep beraber yaşanan bir keyifli ortam mı oluyor yoksa kendi gereksinimlerle durmadan konuşmam çocuğumu rahatsız mı ediyor?’ diye kendilerine sormalı. Kaygının uzadığı, ailenin baş edemediği durumlarda profesyonel yardıma başvurulmalı.”