Çocukları Büyütüyor Ama Yetiştiremiyoruz

0
180

Ahmet Maraşlı, çocuk yetiştirmeyi “isteyenler, gerçekten isteyenler” diye ikiye ayırıyor. 4 çocuğunu yetiştirmek için araştırmalar yapar, projeler üretir. Doğruları kadar yanlışları da olur. Maraşlı’nın çabaları birikime dönüşür kitap olur. Orijinal fikirler, pratik önerilerin sonucunda çocuklarının üçü Boğaziçi’ni kazanır.

Eğitimci-yazar Ahmet Maraşlı, “Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin.” sözünün çocuk yetiştirmede ufkunu açtığını söylüyor. Maraşlı, çocuklarını gelişen ve değişen dünya şartlarına ayak uyduracak hatta çağın önüne geçecek şekilde yetiştirebilmek için düşünmeye, her şeye bu gözle bakarak uygun malzemeler aramaya, araştırmaya başlar ve programlar üretir. Bu yöntemlerini bizzat çocuklarına tatbik eder. Bunların içinden yanlış uygulamaları da zikreden Maraşlı, “Çocuk yetiştirmedeki doğrularımı yazsam kitap olur; maalesef, yanlışlarımı da yazsam bir kitap olur.” sözünü sıkça tekrarladığını söylüyor. Çocuklarından üçü Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanırken, lise son sınıfa giden çocuğu da bu yolda ilerliyor şimdi.

Ahmet Maraşlı, çocuklarına bizzat tatbik edip kayda değer başarılara ulaşan tekniklerini evde ve okulda verilecek eğitimle ilgili uygulamalarını Timaş Yayınları’ndan çıkan “Evde Okul, Okulda Kalite” adlı kitabında yer veriyor. Maraşlı, düşünen, üreten, problemlere takılmadan yol alabilen nesillere ulaşmak üzere atılacak adımda rehber niteliğindeki bu kitabı yazma nedenini şöyle açıklıyor: Bir gün Cağaloğlu’nda bir kitapçıya girmiş ve çocuklarım üzerinde evde uygulamaya çalıştığım şeyleri birkaç cümleyle özetleyerek, ‘Çocuk yetiştirme üzerine şu şu özelliklere sahip bir kitap var mı?’ diye sormuştum. Kitapçı bana, ‘Beyefendi, siz bu anlattıklarınızı kitap halinde yazsanız da bassak!’ deyince, böyle bir cevap beklemediğim için şaşırmıştım. Bu kitabı yazmamdaki ilk teşvik bu oldu.”

OKUMAYI SEVDİRİNcocuk-yetistirme

30 yıllık evli Ahmet ve Zehra Maraşlı çifti, Ahmet, Muhammed, Ayşe ve Emine adlı 4 çocuğa sahip ve onları küçüklükten itibaren çeşitli yöntemlerle yetiştirmeye çalışıyorlar. Çocuklarının üçü Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanır. Öyle ki sadece bir değil iki bölümü aynı anda bitirirler. Ahmet sosyoloji ve tarih, Muhammed de sosyoloji ve uluslararası ilişkiler alanlarını dereceyle bitirir. Ahmet, şu anda doktorasını yapıyor. Muhammed de bir üniversitede araştırma görevlisi. Aynı üniversitesinin tarih bölümü hazırlık sınıfında okuyan Ayşe, aynı zamanda hafız. Lise son sınıfa giden Emine ise deneme sınavlarında aldığı yüksek puanlarla dikkat çekiyor.

Ahmet Maraşlı, bu başarının sırrını onlara okumayı sevdirmek, düşündürmek, ideal kazandırmak ve hemen hemen her konuda söz hakkı vermek olarak görüyor. Maraşlı, çocuklarına daha okumayı öğrenmeden önce onlara hikâye, masal ve hatıralar anlattıklarını söylüyor. ‘Çocukları konuşmaya teşvik ettik.’ diyen Maraşlı, bu şekilde onların dünyasına girme, bazı şeyleri anlatma ve yönlendirmenin daha kolay olduğunu belirtiyor. Birlikte bazen kendisinin çocukları için kitap almaya gittiğini dile getiren Maraşlı, “Seveceklerini sandığım kitap, dergi, kartpostal, daha başka şeyler alıp getirir ve ‘Bunu senin için aldım.’ der, çocuklara tek tek takdim ederim. Paketler, poşetler açıldıkça onların sevinç çığlıklarını, heyecanlarını görmeye bayılırım.” diyor.

ÇOCUKLARI KONUŞTURUN

Maraşlı çiftinin çocuklarının yetişmesinde takip etmeye çalıştığı bir diğer yol da, planlanmış imajının verilmeyeceği bir zamanlama içinde, yönlendirmek istediği konu hakkında kitap, gazete, dergi ve takvim yaprağından yazı bulup onlara okumak ve okutmak. Sonra da gerekiyorsa o konuda görüşler beyan ettirmek, tatlı bir şekilde müzakere yapmak, o atmosferden faydalanarak, özellikle çocuğu konuşturmak. Bu şekilde çocuklarının okuma ve telaffuzlarının da düzeldiğini aktaran Maraşlı, ayrıca ufuklarının da açıldığını dile getiriyor. Maraşlı, ‘ebeveyn, normal zekâ seviyesine sahip bir çocuğu üstün hale getirmek için çocuğun yapması gerekenleri çeşitli yöntemlerle ona sevdirmeli’ ifadesini kullanıyor.

Maraşlı ailesi ayrıca, birkaç günde veya haftada bir toplanıp, çocuklarla birlikte seçtikleri bir konuda değişik kaynaklardan araştırma yapıp kendi düşüncelerini de ilave ederek bütün aile önünde sunum yapıyormuş. Ailenin en küçük ferdine kadar herkes konuşmacıya sorular sorar, karşılıklı soru-cevaplarla güzel bir atmosfer oluşurmuş. Bu yöntem, aile sıcaklığını yaşattığı, çocukları araştırmaya teşvik ettiği gibi özgüvenlerinin oluşmasına da yardımcı olmuş.

Çocukların hafızasını kuvvetlendirin

Hikâyeler, hayattan alınan uygulamalar, resim ve karikatürler, düşündürücü vecizler ve şiirlerle zenginleştirilmiş “Evde Okul Okulda Kalite” evlerde çocuk yetiştirmeye boyut kazandırırken, okullarda da kaliteyi artırmayı hedefliyor. Örneğin dikkati artırmak için çocuğu bir nesneye, belirli bir zaman dilimi içinde baktırın sonra eşyanın üzerini örtün ve onu ayrıntılarıyla anlattırın, yazdırın yahut çizdirin. Bir metnin içindeki bir harf, kelime, hece, aynı harfle başlayan veya biten kelimeler ve bir aradaki belirli harfleri (rs, yl, rr…. gibi) bulmak da hafızayı kuvvetlendiriyor.