Oyuncak çocuklar ve içindeki çocuğu öldürmemiş olan yetişkinler için oldukça önemli bir eğlence, öğrenme ve gelişim aracıdır. Peki oyuncak nedir? Nasıl dünyamıza girdi?

Oyuncak, oyun aracı olarak kullanılan her türlü nesneye denir. Bu tanıma göre, minyatür bir elektrikli tren ya da elektronik bir uzay aracı kadar, mısır koçanından yapılma bir bebek ya da iple çekilen bir teneke kutu da oyuncak sayılır.

Oyuncağın Tarihçesi

Sus, Lagaş ve Pompei gibi eski kentlerde yapılan kazılarda bulunan bebekler, pişirilmiş topraktan minyatür ev eşyaları, çeşitli hayvancıklar, tekerlekli küçük arabalar ve askerler, oyuncağın binlerce yıllık bir geçmişi olduğunu gösterir. Eski Yunan’da çocuklar, iple çekildiğinde kuyruk sallayan ya da ağzını açıp kapayabilen tahtadan hayvanlarla oynamaktan çok hoşlanırdı. Kollan, bacakları hareket edebilen, boyanmış kilden bebekleri de vardı. Eski Mısırlı çocukların yassı tahtadan bebeklerinin başını saç yerine boncuk dizileri süslerdi. Bugün de olduğu gibi, çocukların yüzyıllardan beri sevgiyle oynadıkları bebekler onlar için hem arkadaş, hem oyun aracıdır.

Kilden, avuçta biçimlendirilerek yapılan ilk toplar zıplamıyordu. Çocuklar bunlan yerde yuvarlayarak oynardı. Fırlatılan toplar ise ya yünden ya da sazdan yapılırdı. Kauçuğun bulunmasından çok önce, fudisinden ve sert tahtadan yapılma toplarla oynanan çeşitli oyunlar bulunmuştu.

Bebekleri eğlendirici saplı çıngırakların da tarihi çok eskidir. Yeni yürüyen çocuklar bugün olduğu gibi eskiden de çıngıraklı çemberlerden ve iple çekilen arabalardan hoşlanırdı. Bilye ve aşık ise küçüklerin olduğu kadar büyüklerin de sevdiği oyun araçlarıydı. Eski Çin’de demir bilyeler vardı. Daha sonra Hollanda, Almanya, İngiltere ve ABD’de akik, taş, mermer, kil ve renkli cam bilyeler yapıldı.

At başı takılmış sopalar ortaçağda çocuklann sevdiği oyuncaklar arasındaydı. Bunlara zamanla dört tekerlek ve eyer eklendi. Çocuklar, tekerlekli ya da sallanan atlara karşı günümüzde de ilgi göstermektedir.

Osmanlılar döneminde İstanbul’un Eyüp semti oyuncak yapım merkeziydi. Eyüp, çemberleri, tahta arabaları, topraktan testi biçimindeki düdükleriyle ünlüydü.

18. yüzyıldan başlayarak dans eden, şarkı söyleyen hatta yazıp çizen kurmalı oyuncaklar yaygınlaşmaya başladı. “Genç Yazar” olarak adlandınlan mekanik bir oyuncak 50 sözcük kullanarak mektup yazabiliyordu. Kurmalı palyaço, balerin ve maymunlar, kurmalan tükeninceye kadar tüm hünerlerini ortaya döküyordu. Bundan başka, kurulunca öten, başını sağa sola çeviren ve kanatlarını çırpan küçük kuşlar da yapılmıştı.

18. yüzyılda Avrupa’da tahta, fildişi ve gümüşten minyatür süs eşyalannı sergilemek amacıyla oyuncak evler yapıldı. Bunlann en güzel örnekleri Hollanda’da üretiliyordu. Bir tarafı açık, kutu şeklindeki bu evlerdeki oyuncak mutfak ve odalar çocukların da ilgisini çekmekte gecikmedi. Özellikle oyuncak yapımında önde gelen Alman kentlerinden Nürnberg’de üretilen oyuncak mutfaklarda tabak, çanak, tencere, çaydanlık gibi her çeşit mutfak eşyası vardı.
Oyuncak beşikler ve karyolalar daha önceleri de yapılırdı. 18. yüzyılda kullanılmaya başlayan bebek arabalarının hemen ardından oyuncak bebek arabaları ortaya çıktı.

Kilden ve sırlanmış taştan yapılmış oyuncak askerler yüzyıllar öncesinin oyuncaklanndandır. 18. yüzyıldan sonra ise kurşun askerler yapıldı. Önceleri Prusya Kralı Friedrich’in zaferlerini kutlamak amacıyla Nürnberg’de boyalı ve boyasız kurşun askerler yapılmıştı. Sonraları günümüzün kurşun askerlerine benzeyen oyuncaklar ortaya çıktı.

Gerçek savaşlar oyuncak askerlerin üniforma ve silahlarına da yansıdı. İlk oyuncak silahın 10. yüzyılda yapılmış olan mancınık olduğu söylenir. Yapı temelleri ve metro için tüneller kazılırken Paris’teki Sen ve Londra’ daki Thames ırmaklarının yataklarında 16.
yüzyıldan kalma oyuncak silahlar bulundu. Mantar tabancalan ise 19. yüzyılda ortaya çıktı.
Anayurdu Çin ve Japonya olan uçurtma, bu ülkelerde hâlâ batıda olduğundan daha yaygındır.

İlk balonlar Avrupa’da yapıldı. Shakespeare çağında bile çocuklar hayvan bağırsağından yapılma balonlarla oynuyordu.

19. yüzyılda gerçekleşen bilim alanındaki yeni buluşlar ilginç oyuncakların ortaya çıkmasına yol açtı. Bunlardan, renkli küçük cam parçalarını simetrik bir geometrik desen halinde yansıtan aynalardan oluşan kaleydoskop 1816’da bulundu.

19. yüzyıla kadar elle ya da kalıplara dökülerek yapılan oyuncaklar bu tarihten sonra makineler aracılığıyla üretilmeye başladı. Böylece oyuncak yapımı hızlandı. Daha çok sayıda ve ucuz oyuncak üretildi.

Gündelik yaşamdan esinlenen oyuncak yapımı 20. yüzyılda büyük bir çeşitlilik ve gelişme göstererek başlıca sanayi kolları arasına girdi. 1900’e kadar zemberekli mekanizmalarla ve buharla çalıştırılan mekanik oyuncaklar bu tarihten sonra elektrikle çalıştırılmaya başlandı. Rayları, tünelleri, uyarı ışıkları, lokomotifleri ve vagonlarıyla gerçek trenin tıpkısı minyatür elektrikli trenler çocuklar kadar büyüklerin de ilgisini çekti.

20. yüzyılın sonuna doğru, uzay araştırmaları alanındaki gelişmelere paralel olarak uzay gemisi ve astronot türünden elektronik oyuncaklar yapıldı. Elektromagnetik komutlarla işleyen oyuncaklar çocukların ilgi odağı durumuna geldi.