Çoklu Zeka Kuramının Gelişimi

0
283

Gardner,bir insanın felç olduğunda beynin belirli bir kısmının hasara uğradığını ve beynin bu hasarı hangi kısmının yaptığını söylediğini ifade etmektedir. Müziksel yeteneğini kaybeden insanlar halen konuşabilmekte,dilsel yeteneğini kaybeden insanlar da halen şarkı söyleyebilmektedir. Bir yetenek kaybedildiğinde diğerleri korunabilmektedir. Öyleyse insanların tek bir zekaya sahip olmaları mümkün değildir. Bu Gardner’ı,sadece beyin araştırmaları dünyasına götüren bir anlayış değil aynı zamanda ÇZK’na götüren neden olmuştur (Tarman,1999:13).Gardner’ın analizi;bizim gerçeği öğrenmemizi ve bilmemizi sağlayan bir ya da iki zeka yerine,bütün insanlarda çeşitli zekaların olduğunu ortaya çıkarmıştır. Gardner Çoklu zeka kuramını kurarken başlangıçta yedi tür zeka tanımlamış,daha sonra bu zekalara sekizinci olan doğa zekasını eklemiştir. Gardner ileri sürdüğü zeka türleri dışında da başka zeka türlerinin de olduğuna inanmaktadır. Gardner’a göre hayatı ilginç kılan her bir zeka alanında aynı güçte olmadığımız ve hepimizin aynı zeka bileşimine sahip olmayışımızdır. Nasıl ki insanlar görünüş itibarıyla birbirinden ayrıysa zeka bakımından da farklılıkları vardır. Çoklu zeka kuramında yer alan zeka türleri aşağıdaki şekilde sınıflanmaktadır(Akt.Demirel,1999:142;Akt.Tarman,1998:12-16).Gardner ,Çoklu Zeka fikrini ortaya attıktan sonra,pek çok yeni zeka da düşünülmeye başlamıştır(mizah,yemek yapma,altıncı his becerisi gibi). Ancak zamanla bu yeni zekaların ya diğer zekalar içinde yer aldığı ya da tam olarak zeka sayılamayacağı görüşleri ortaya çıkmıştır. Nitekim Gardner’ın son zeka türü olarak önerdiği doğal zeka da tartışılmaktadır. Bu tartışmaları sonuçlandırabilmek için Gardner ölçütler belirlemiştir. Bir özelliğin zeka olabilmesi için;

1-Bir dizi sembole sahip olabilmesi 2-Kültürel yapıda değeri olması3-Aracılığıyla mal veya hizmet üretebilmesi4-İçinde problem çözülebilmesi gerekmektedir(Akt.Talu,1994:165).

ÇZK bilişsel bilim,gelişimsel psikoloji ve nörobilimden yararlanarak her bireyin zeka düzeyinin otonom güçler ya da yetenekler tarafından oluştuğunu ve 8 zeka gücünün var olduğunu savunmaktadır. Zekalar her zaman birlikte çalışırlar;ancak bu çok karmaşık yollarla gerçekleşir. Bir zeka ,dahiler ve (beyinden kaynaklanan) özürlü bireyler dışında her zaman birbiriyle etkileşim halindedir. Örneğin bir futbol oyuncusu ,bedensel zekayı,koşar,yakalar ve vururken;uzamsal zekayı sahayı ve görevini tanırken;dil ve sosyal zekayı kendini değerlendirirken kullanmaktadır(Akt.Talu,1994:166).

MİNE CANAN ŞENDOĞDU