Dave Meslin: İlgisizliğin Panzehiri

0
259

Yerel politikalar – okullar, imar, konsey seçimleri tam olduğunuz yerde bize vuruyor. Peki neden daha fazlamız bu işlere karışmıyor? İlgisizlik mi bu? Dave Meslin’e göre değil. Burada, bizi gerçekten ilgileniyor da olsak toplum içinde eylemsiz kılan 7 engeli tanımlıyor.

Konuşma Metni

İnsanların hiç de umursamadığını ne sıklıkta duyarız? Size, gerçek ve özlü bir değişimin insanların, toplumda bir değişiklik yapamayacak kadar bencil tembel ya da aptal olmalarından dolayı mümkün olmadığı kaç defa söylendi? Bugün size, bildiğimiz anlamda bir ilgisizliğin aslında var olmadığını söylüyorum. ve aslında insanların umursadığını ancak, harekete geçmekten, önlerine çıkan egeller ve bariyerlerle vazgeçirildiği bir dünyada yaşadığımızı söylüyorum

Şimdi size ne demek istediğimi gösteren örnekler vereceğim. Belediyeden bahsedelim. Daha önce bunlardan birini görmüş müydünüz? Bu bir gazete reklamı. Bu, yeni ofis için imar başvurusunda yapılan bi değişiklik bildirisi bu sayede çevredekiler neler olduğunu anlayabilir. Gördüğünüz gibi okumak mühimdir. Hangi adresten bahsettiklerini anlayabilmek için neredeyse yarısını okumanız gerekiyor. Ve bu işe nasıl katılacağınızı anlamak için 10 puntoluk yazılarda bir o kadar daha ilerlemeniz lazım. Özel sektörün de bu şekilde çalıştığını bi düşünün — Nike’ın bi ayakkabı satmak istediğini ve böyle bir reklam verdiğini! (Alkış) Böyle bişi asla olmazdı. Böyle bir reklamı asla göremezsiniz. çünkü Nike’ın asıl istediği sizin o ayakkabıları almanız. Ancak, Toronto şehri açıkça sizin plan işlerine burnunuzu sokmanızı istemiyor, yoksa, ilanları şöyle olurdu — tüm bilgiler açık ve net belirtilmiş bir şekilde. Şehirler insanların katılması için böyle ilanlar verdikçe tabi ki kimse bir harekete geçemeyecektir. Ama buna ilgisizlik diyemeyiz; işte bu kasıtlı dışlamadır.

Kamusal alan. (Alkış) Kamusal alanlara yaptığımız yanlış muamele politik değişimdeki herhangi bir ilerlemenin karşısındaki devasa engeldir. Çünkü biz aslında ifade özgürlüğüne bir fiyat biçiyoruz. Parası olan en yüksek sesi alır, görsel ve zihisel çevreye hükmeder. Bu modeldeki problem söylenmesinde bir kazanç olmayan ama söylenmesi gereken bir çok büyüleyici mesajın olmasıdır. Bu yüzden onları billboardlarda asla göremezsiniz.

Medyanın, politikayı görmezden gelerek ve ünlülerin skandallarına odaklanarak politik değişimle ilgili bağlantımızı geliştirmede büyük rolü vardır. Ama aslında önemli konulardan bahsettiklerinde bile harekete geçmekten vazgeçirici bir tavır takındıklarını hissediyorum. Size bir örnek vereyim: Geçen haftaki Now dergisi — Toronto’nun gelişen haftalık dergisi. Bu kapak hikayesi. Bir tiyatro oyunuyla ilgili makale, ve oyunun nerede olduğunu söyleyerek başlıyor, makaleyi okuduktan sonra gitmek istersiniz diye — yerini, saatini, websitesini. Burada da aynı — bir sinema eleştirisi, sanat eleştirisi, kitap eleştirisi — gitmek istersiniz diye yerini söylemişler. bi lokanta — sadece okumakla kalmak istemeyebilirsiniz, belki lokantaya gitmeye karar verirsiniz. Yani, size nerede olduğunu, fiyatları, adresi, telefon numarasını falan veriyorlar.

Sonra, politik makalelere geliyorsunuz. Burada mühim bir seçim yarışından bahseden harika bir makale var. Adaylardan bahsetmiş — çok iyi bir şekilde — ancak bilgi yok, takip etme şansı yok, kampanyayla ilgili websiteleri yok, tartışmaların saati ya da kampanya ofislerinin adresi yok. İşte taşımanın özelleştirilmesi karşıtı bir mücadeleyle ilgili başka bir güzel makale. yine bir iletişim bilgisi yok. Mesaj çok açık okuyucular çoğunlukla yemek yemek isterler, belki okumayı, sinemayı sever ama topluma karışmayı sevmezler. Bunun küçük bir şey olduğunu düşünebilirsiniz, ama bence büyük, çünkü bir tavır oluşturuyor ve tehlikeli bir fikri yayıyor: politika izleyerek katılınabilen bir spordur.

Kahramanlar: Liderliği nasıl görüyorsunuz? Şuradaki 10 filme bakın. Ortak noktaları ne? Cevap var mı? Hepsinde seçilmiş bir kahraman var. Birileri yanlarına gelir ve “Sen seçilmiş olansın, bir kehanete göre, sen dünyayı kurtaracaksın.” der Ve birileri gidip peşlerine takılan çok az kişiyle dünyayı kurtarır çünkü kendilerinden bu istenmiştir. Bu, insanların kendilerini lider olarak görememesinin sebebini açıklıyor. Çünkü lideliğin ne olduğuyla ilgili yanlış mesajlar gönderiliyor. Kahramanlık çabası ortak bir çabadır. bu bir. İki, mükemmellikten uzaktır ve çok parıltılı değildir. ve birden başlayıp birden bitmez. Hayat boyu devam eden bir süreçtir. Ama en önemlisi, gönüllülük gerektirir. Gönüllülük gerekttirir. Çocuklarımıza, kahramanlığın birileri alnınıza bir işaret kazıdığında ya da size kehanetin bir parçası olduğunu söylendiğinde başladığını anlattığımız sürece Liderliğin en önemli gerçeğini farketmelerini engelliyoruz. içimizden geldiği gerçeğini. Hayallerinizin peşinden koşmaktır — orada istenmemenize rağmen — ve başkalarıyla çalışarak o hayalleri gerçek yapmaktır.

Politik partiler: aman ya. Politik partiler, insanların politikaya dahil olmak için başlayabilecekleri en basit giriş noktaları olmalılardı. Bunun yerine, malesef ki, yaratıcılıktan uzak, pazar araştırmalarına anketlere, ve odak gruplarına dayanan hep aynı şeyleri söyleyip duran yaratıcı ve parlak fikirleri erteleme pahasına duymak istediklerimizi kusturana kadar söyleyen sönük organizasyonlar haline geldiler. Ve insanlar bunun farkındalar, ve bu bencilliği besliyor. (Alkış)

Hayır kurumlarının durumu: Kanada’daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor. Bu, değişimin önünde duran kocaman bir engeldir, çünkü bu tutkulu ve bilgili seslerden bazılarının seçim dönemlerinde tamamen susturulduğu anlamına geliyor. Bu da bizi en sona sürüklüyor, kendi seçimimize.

Farketmiş olduğunuz gibi, Kanada’daki seçimler şaka gibi. Haksız ve gelişigüzel sonuçlar veren eski moda sistemleri kullanıyoruz Kanada şu anda çoğu Kanadalının istemediği bir parti tarafından yönetiliyor. Kanada’da oylar işe yaramazken dürüstçe ve içtenlikle oy vermeleri için insanları nasıl cesaretlendirebiliriz? Bunlara siz cevap verin ve tabi ki insanlar ilgisizler. Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.

Tüm engelleri ortaya çıkarıp, bizi durduranı açıklayarak olumsuz olmaya çalışmıyorum. Tam tersi: İnsanların şaşırtıcı ve zeki olduğunu düşünüyorum aslında ve umursadıklarını. Ancak, dediğim gibi, yolumuza konmuş engellerle dolu bir çevrede yaşıyoruz. İnsanların, kendi yakın komşularımızın, bencil, aptal ya da tembel olduğunu düşündüğümüz sürece umut yoktur. Ama bahsettiğim herşeyi değiştirebiliriz. Bir belediye binası açabilir, seçim sistemimizi yenileyebiliriz. Kamusal alanlarımızı demokratikleştirebiliriz.

Asıl mesajım şu: İlgisizliği tanımlayabilirsek, içsel bir hastalı olarak değil, geri çekilmeyi destekleyen kültürel bir engel olarak tanımlayabilirsek, ve önümüzdeki engelleri açık ve net bir şekilde belirleyebilirsek ve birlikte çalışarak bu engelleri dağıtabilirsek her şey mümkün olacaktır.

Teşekkürler.

(Alkış)