1982 yılı Gazi Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda 2. sınıf öğrencileri Türkiye Ekonomisi dersinin hocasını bekliyor. Sınıf ögrencilerinin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda beliriyor. İçeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçiyor.

Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakami çiziyor. “Bakın” diyor. “Bu kişiliktir. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey.

” Sonra (1)’in yanına bir (0) koyuyor: “Bu başarıdır. Başarılı bir kişilik (1)’i (10) yapar”.

Bir (0) daha koyuyor. “Bu tecrübedir. (10) iken (100) olursunuz”

Sıfırlar böyle uzayıp gidiyor: Yetenek… Disiplin… Sevgi…

Eklenen her yeni (0)’in kişiliği 10 kat zenginleştirdiğini anlatıyor hoca… Sonra eline silgiyi alip en bastaki (1)’i siliyor. Geriye bir sürü sıfır kaliyor. VE hoca yorumu patlatıyor.

Kişiliğiniz yoksa öbürleri hiçtir!