Dikkat eksikliği günlük yaşamı nasıl etkiliyor?

0
255

Trafikteki sabırsız sürücülerin, sürekli hayata geçiremediği projeler peşinde koşanların, toleranssızlığı yüzünden sürekli tartışma yaşayanların aslında dikkat eksiliği sorunu olduğunu biliyor musunuz?

Trafikte sabırsızca araba mı solluyorsunuz? Tepkisel ve toleranssız davranışlarınız nedeniyle çevrenizle sürekli polemiğe mi giriyorsunuz? Hiç düşünmeden risk alıp imzalar mı atıyorsunuz? Sürekli stres altında yaptığınız hatalara çözüm mü arıyorsunuz? Kararsızlık içinde bir o yana bir bu yana koşturuyor musunuz? Sabırsızlıkla işler yapıyor ve bu işleri sonuçlandıramıyor musunuz? Bir türlü hayata geçiremediğiniz projeler peşinde mi koşuyorsunuz? Bazen de çareyi madde bağımlılığında mı buluyorsunuz? Tüm bunların temelinde dikkat eksikliği olduğunu biliyor musunuz?

Öğrenme Terapisti Psikolog İnci Özkoray, küçük yaşlarda uzman desteği alamayan, iyileşmesi geleceğe bırakılan, dikkat eksikliği yaşayan kişilerin, ömür boyu bu uyarılarla boğuşmak zorunda kaldıklarını belirtiyor ve dikkat eksikliğinin yarattığı sorunları şöyle açıklıyor:

“Dikkat eksikliği yaşayanlar, kural tanımamak, aşırı cesaret, heyecan dengesizlikleri, ruh hali değişkenliği gibi bir sürü sorunun yanı sıra günlük işlerini planlayamama, zamanı yönetememe gibi problemlerle de çok sık karşılaşırlar. Özellikle anaokulu ve ilkokul döneminde gerekli önlemler alınmadığı takdirde bilimsel destek ve öğrenme gerçekleştirilmediğinde, hiperaktivite ve dikkat eksikliğinin yetişkinlerdeki örnekleri bu tip davranışlarla sıklıkla görülebilir.

Erken tanı ve eğitim çok önemli
Çok küçük yaşlarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtilerinin ipuçlarını yakalayarak bir uzmana danışma ve bilimsel öğrenmenin yanı sıra davranış şeması geliştirme de önemlidir. İlaç zorunluluğu olan vakalarda da muhakkak özel eğitim ve öğrenme programının oluşturulması ve gereken süreç içerisinde çalışmaların mutlaka bilimsel program dahilinde tamamlanması gerekir.

100 yıl önce de dikkat eksikliği vardı
Hiperaktivite ve dikkat eksikliğini, pek çok kişinin inandığı gibi bilgisayar oyunlarına, TV gibi multimedya ürünlerine bağlamamak gerekir. Teknolojinin etkisi ile oluşmaz, çünkü 100 yıl önce de dikkat eksikliği ve hiperaktivite vardı. Bu konuda uzmanlar soyaçekim ve genler üzerinde duruyor.

Dikkat eksikliği ve hiperaktiviteyi bir soğuk algınlığı ya da grip gibi iyileşen bir hastalık gibi görmemek gerekir. Doğru ve özenli bir teşhis konulduğunda, öğrenme stratejileri ve uygun davranış biçimleri ile kişi aynen legasteni’de (disleksi) olduğu gibi bu sorunla başa çıkmayı öğrenebilir. Stratejisini doğru kuran kişiler ise bu mücadeleyi zaferle sonuçlandırabilir.

Öğrenme heyecanını taşımak, özgüven ve azimle merdivenleri çıkmak, iç kontrolü güçlendirmek için çocuğun yakın aile çevresinden ve öğretmeninden pozitif, sabırlı, toleranslı, yapıcı bir destek görmesi çok önemlidir. Bu sabır sadece dikkat eksikliğine değil birçok öğrenme engeline de çözüm olabilir.”