Dilimizde anlatmak istediklerimizi ifade edebilmek için kullanılan birçok kelime ve söz öbeği vardır. Bu söz öbeklerinden bir tanesi de deyimlerdir. Deyimler az sözle çok şey anlatmayı hedefleyen kalıplaşmış söz öbekleridir. Bir dildeki atasözü ve deyimlerin fazlalığı o dilin zenginliğinin bir göstergesidir.

Deyimler atasözleri gibi anonim sözler olmakla birlikte bazen çıkış kaynağı bilinen deyimler de karşımıza çıkmaktadır. ” Burası Dingonun ahırı mı?” şeklinde kullanılan “Dingonun ahırı” deyimi de zengin dilimizde kaynağı belli olan deyimlerden bir tanesidir. Peki “Dingonun ahırı” sözünün çıkış kaynağı nedir, bu söz günümüze nereden gelmiştir?

Eski zamanlarda ulaşım olarak atlı tramvayların kullanıldığı dönemde insanlar bir yerden bir yere gitmek ve yük taşımak için atların gücünden faydalanmaktadır. İki at tarafından çekilen bu ulaşım araçları Şişhane’den çıkabilmek için Azapkapı’dan yedek at alırlarmış. Taksim’e kadar çıkan bu atlı tramvaylar günümüzdeki Taksim alanının batısındaki sular idaresi ile Fransız konsolosluğu arasındaki bir ahırda bekletilip burada dinlenmeleri sağlanırmış. Ardından bu atlar arabaya koşulmadan Azapkapı’ya gönderilirlermiş.

İşte o dönemde atların dinlendirildiği bu ahır Dingo adındaki bir Rum vatandaşa aitmiş. Atlı tramvayların yoğun olarak çalışması sebebiyle bu ahırda da her zaman bir kalabalık ve keşmekeş hakimmiş. İşte günümüzde kaynağını bilmeden sıklıkla kullandığımız “Burası Dingonun ahırı mı?” sözü rivayetlere göre kaynağını buradan almaktadır.

Dilimizde bu söz bir yere selamsız sabahsız ve izin almadan giren insanlar için kullanılmaktadır. Söz genellikle girilen mekanın bir saygınlığının olduğunu ve buraya girmek için birtakım kurallara uymak gerektiğini anlatmak için kullanılır. Siz siz olun herhangi bir yere Dingonun ahırına girer gibi girmeyin.