Dinozorların Ölümü Yaşamın Başlangıcı Mı?

0
415

Dinozorları öldüren asteroid Mars’a yaşam taşıdı mı?

Dinazorları ortadan kaldıran asteroidin, hayatı Mars’a ve Jüpiter’in uydularına sıçratmış olabileceğini söylüyor Amerikalı araştırmacılar.

Son 3,5 milyar yıldır Dünya’dan kaç tane hayat barındıran kaya parçasının asteroidler tarafından dışarı fırlatıldığı hesaplandı.

Astrobiology dergisindeki makaleye göre, Chicxulub kraterine yol açan çarpma, Jüpiter’in uydusu Europa’ya kadar taş parçaları fırlatmaya yeterli güçteydi.

Hayat barındırma potansiyeline sahip binlerce kayanın da, bir zamanlar yaşanabilir olduğu düşünülen Mars’ta ulaştığı belirtiliyor.

Makaleye imzasını atan Pennsylvania Devlet Üniversitesi PSU’dan Rachel Worth şöyle diyor: “Hayat taşımaya müsait kayaların hem Dünya’dan hem de Mars’tan Güneş Sistemi içindeki tüm karasal gezegenlere ve Jüpiter’e taşındığını görüyoruz. Titan’da veya Jüpiter’in uydularında hayat arama faaliyetlerinde, biyolojik materyalin bağımsız mı yoksa Dünya’daki aile ağacının başka bir dalı mı olduğu da incelenmeli.”

Panspermia simülasyonu

Panspermia, yani organizmaların Güneş Sistemi dolaylarında kuyruklu yıldızlar ve meteor çarpmalarında ortaya çıkan taşlar üzerinde seyahat edebileceği düşüncesi uzun süredir astronomların aklını cezbediyor.

Bilgi işlemdeki ilerleme sayesinde artık bu seyahatler simüle edilebiliyor ve kaçak yolcuların Güneş Sistemi dolaylarındaki olası hareketleri izlenebiliyor.

Bu yeni çalışmada araştırmacılar öncelikle, büyük çarpmaların etkisiyle Dünya’dan kopan ve çapı 3 metreden fazla olan kayaların sayısını tahmin ettiler.

Mikro-organizmaları 10 milyon yıl kadar sürebilecek bir yolculuk sırasında Güneş’in radyasyonundan korumak için en az 3 metre çapında bir büyüklüğün gerekli olduğunu düşündüler.

[blockquote style=”2″]”Gezegenler sisteminin şafağından bu yana Mars’tan Dünya’ya milyarlarcası düştü. Dünya’daki yaşamın Mars kaynaklı olması bile mümkün.” Rachel J. Worth[/blockquote]

Daha sonra, bu yolcunun muhtemel akıbetini haritalandırdılar. Birçoğu Dünya’nın yörüngesinde asılı kaldı veya yavaşta geri indi.

Bazıları, Güneş’in içine çekildi veya Güneş Sistemi’nin dışına doğru fırlayıp kayboldu.

Az ama kayda değer sayıdakiler ise hayata imkan tanıyabilecek yabancı dünyalara kadar ulaştı. Rachel Worth bunlar için BBC‘ye, “Önemsenmeye değer” dedi.

Simülasyonda 6 adet kaya, buzla kaplı sıvı okyanusa sahip Jüpiter uydusu Europa’ya kadar bile ulaştı.

Worth şöyle diyor: “Tutucu, gerçekçi tahminlerle bile, organizmaların Europa okyanuslarında yüzüyor olması mümkün.”

Mars’a seyahat ise daha çok görüldü. Yaklaşık 360 bin iri kaya parçası, tarihi asteroid çarpmalarıyla, kızıl gezegene fırlamış olabilir.

Bu çarpmaların en ünlüsü, 66 milyon yıl önce Meksika’nın Chicxulub bölgesinde meydana geldi; küçük bir kent büyüklüğündeki bir nesne Dünya’ya çarptı.

Dinazorların yok oluşunun sebebi olarak, volkanik patlamaların ve devasa yangınların gezegeni duman ve tozla boğmasına yol açan bu çarpma gösteriliyor.

Bu çarpma, aynı sırada 70 milyar kilogram kadar kaya parçasını uzaya fırlattı ve bunların 20 bin kilogramı Europa’ya ulaşmış olabilir. Araştırmacılara göre, yaşam barındıracak büyüklükte bir kayanın oraya ulaşma ihtimali yarı yarıya.

Mars-Dünya arasındaki göktaşı trafiği

Göktaşı

Peki canlı organizmalar bu destansı yolculuğu çıkarabilir mi?

Worth BBC‘ye, “Eğer yaşam Mars’a ulaşmadıysa şaşırırım” diyor ve ekliyor: “Bu bizim çalışmamızın alanı dışında. Fakat bir noktada Dünya’daki organizmaların oraya ulaşmış olması akla yatkın görülüyor.”

Minik canlıların uzaydaki haşin ortama dayanabildiği biliniyor. Bakteri sporları yüz milyonlarca yıllık uyku durumunun ardından canlanabiliyor.

Ancak dirençli bir mikro-organizma bin yıllık yolculuğu tamamlasa bile, iniş sırasında yanıverebilir veya yaşanmaz bir araziye düşebilir.

Dünya’nın menzili içinde yaşama en uygun yerler Europa, Mars ve Titan; fakat her üçünde su birikintileri olsa da, ziyaretçilerin bunlardan istifade etmesi o kadar kolay değil.

Europa’nın okyanuslarını kaplayan buz tabakası, geçişe imkan vermeyecek kadar kalın olabilir.

Worth şu olasılığa dikkat çekiyor: “Buz örtüsünün bazı bölgeleri, büyük parçalar halinde kopuyor ve bu parçalar yeniden donana kadar sıvı haldeki suyla birbirinden ayrılıyor. Buz örtüsü üzerindeki bir göktaşı, bu durumda aşağı düşme şansına sahip olabilir. Ayrıca, uyduların çok da uzak olmayan bir zaman dilimine kadar daha ılıman oldukları düşünülüyor.”

Ay’da ammonit var mıdır?

Dünya’daki hayatın dışarıya açılabileceği en yakın pencere olan Mars’ta son 3,5 milyar yıl içinde akışkan su olduğuna ilişkin kanıt yok gibi.

Peki ya yolculuk ters yönde olduysa?

Mars’ın eski atmosferinin ılıman ve yağışlı olduğu düşünülüyor ki bunlar yaşamın gelişmesinin temel şartları.

Worth’ün BBC‘ye söylediğine göre, eğer Mars’ta mikro-organizmalar var olduysa, gezegenlerimiz arasındaki göktaşı trafiğinin yoğunluğu dolayısıyla bunların Dünya’ya ulaşmış olması yüksek bir olasılık dahilinde: “Gezegenler sisteminin şafağından bu yana Mars’tan Dünya’ya milyarlarcası düştü. Dünya’daki yaşamın Mars kaynaklı olması bile mümkün.”

Her ne kadar bu çalışma panspermianın mümkün olduğuna ilişkin ilk hesaplama değilse de, Perdue Üniversitesi’nden astrobiyolog Prof. Jay Melosh, 10 milyon yıllık simülasyonun, bugüne kadarki en kapsamlısı olduğunu söylüyor: “Bu çalışma, büyük çarpmalar Dünya veya Mars gibi gezegenlerin yüzeyinden parçalar kopardığında, kopan bu parçaların bir gezegenden diğerine kolayca ulaşabileceği bulgusunu kuvvetlice destekliyor.”

Chicxulub çarpmasının 500 metreye ulaşabilen derinliğe sahip okyanusta meydana geldiğine dikkat çeken Prof. Melosh şunları ilave ediyor: “Deniz yüzeyinden ammonitler gibi bazı varlıkları uzaya fırlatmış olsa da, som kayaç fırlatmamıştır. Bu olay sebebiyle Ay yüzeyinde ammonit kabuğu bulabileceğimizi söyleyerek şaka yapıyorum bazen. Ancak Dünya üzerindeki başka büyük çarpmalar gezegenler arası uzaya kayalar fırlatmış olabilir.”

Kaynak:  James Morgan

BBC Bilim Muhabiri