Doğuştan sağır ama 4 dil biliyor

1
1379

Hamburg Üniversitesi Alman İşaret Dili Enstitüsü ve Sağır İletişiminde araştırma görevlisi genç; Türkçe, Almanca, İngilizce ve İspanyolca’nın yanı sıra Türk ve Alman işaret dilleriyle uluslararası işareti biliyor.

Okan Kubuş, sessiz dünyasında çok da yalnızlık yaşayan işitme engellilerden değil. Çünkü onun anne, babası ve bir halası da kendi gibi işitme engelli. ”Sağırlığım doğuştan. Bu bizim için hiç sorun olmadı. Sağırlığı hiç sorun olarak görmedik” diyen Kubuş, Türkçe’yi öğrenmeden önce işaret dilini öğrenmiş. Anne babasıyla işaret diliyle iletişim kuran Kubuş, ailesinin duyan bireyleri olan anneanne, dede ya da teyze ve kuzenleriyle Türkçe konuşarak iletişim kurmuş.

Ailesinin de büyük desteğiyle kısa sürede Türkçe’ye de işaret dili kadar hakim olmayı başaran Kubuş, bu nedenle okul hayatında da hiç sorun yaşamamış. İki dilli olarak büyümenin avantajlarını yaşayan Kubuş, eğitim hayatı boyunca hep başarılı bir öğrenci olmuş.

Ergenlikle az çok her gencin yaşadığı sorunları yaşayan Kubuş, kendi deyimiyle ”duyan akranları arasında bir tek sağır olmanın güçlüğünü de yaşamış. O günleri ”zaman zaman sağır olduğumu kabul edemiyordum” sözleriyle anlatan Kubuş, ancak bu dönemi de ailesinin büyük desteğiyle kolayca atlatabilmiş.
Anne babasının yapmak istediği her konuda kendisine destek verdiğini anlatan Kubuş, ”Bebekliğimden beri sürekli benimle ilgilendiler, sürekli bana kitap okudular. Türkçe ve Türk İşaret dilinde rahat bir iletişim ortamımız oldu. Böylece ben her iki dili de rahat kullanabilme şansı yakaladım” diye konuştu.

BAŞARILARLA DOLU ”SESSİZ EĞİTİM YAŞAMI”
Liseyi bitirdikten sonra ODTÜ Bilgisayar Öğretim Teknolojileri ve Eğitimi bölümünü kazanan Kubuş, fakültedeki arkadaşları ve hocalarının desteği sayesinde öğrenim hayatında da büyük başarılara imza atmış. Sağlıklı insanlardan iki kat çalışması gerekse de derslerde başarılı olabilmek adına azimle uğraşan Kubuş, üniversite eğitimini de ikincilikle bitirerek önemli bir başarının altına imza atmış.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimini tamamladıktan sonra ”duyan öğrencilere hocalık yapamayacağını anladığı sırada Enformatik Enstitüsündeki Bilişsel Bilimler bölümünde yüksek lisans yapmaya” karar veren Kubuş, master döneminde aynı zamanda Öğretim Teknolojileri Destek ofisinde asistan olarak çalışmaya başlamış. Kubuş, danışmanlarının da büyük desteğini alarak Türk İşaret Diliyle ilgili araştırmalar da yürütmüş.

Yüksek lisansın ardından Hamburg Üniversitesi Alman İşaret Dili Enstitüsü ve Sağır İletişim bölümünde doktora araştırmalarıma başlayan Kubuş, aynı zamanda Hamburg Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamış. Halen Almanya’daki üniversite öğrencilerine dersler veren Kubuş, aşrıca İşaret Dilbilimi, İşaret Psikodilbilimi ve Sağır kültürü alanında çalışmalar yürütüyor.

Hamburg Üniversite’sinde öğrencilere işaret dilleri alanında işitme engelli olan ünlü uzman Prof. Dr. Christian Rathmann ile Dil Edinimi ve İşaret Dili Sözdizimi derslerini anlatan Kubuş, ayrıca Türk İşaret Dili ile İşaret Dilinin Biçimbilimi konularında eğitimler vermeye hazırlanıyor.

ODTÜ’de aldığı eğitim sayesinde İngilizceyi oldukça geliştirme fırsatı bulan Kubuş, aynı zamanda bir dönem İspanyolca dersleri almış. Hamburg Üniversitesi’nde de Almanca’sını geliştiren Kubuş, Alman İşaret Dilini de çok iyi derecede kullanabiliyor. Amerikan İşaret Dilini de yavaş yavaş öğrenmeye başlayan Kubuş, farklı ülkelerdeki arkadaşlarıyla da Uluslararası İşaret ile sayesinde iletişim kurabiliyor.

Doktorasını tamamladıktan sonra Türk İşaret Dili ve Türk sağır topluluğu adına önemli akademik çalışmalar yürütmeyi hedefleyen Kubuş, Türk İşaret Dilinin dilbilimi, sağırların eğitimi ve tercümanların yetiştirilmesinde çok araştırma yapılması gerektiğini düşünüyor. Kubuş, işitme engelli bir birey olarak akademik alandaki kariyerine bu araştırmalara öncü olarak devam ettirmek istiyor.

”TÜRK İŞARET DİLİ BENİM ÖNÜMÜ AÇTI”
İşitme engelli tabirini kullanma istemeyen onun yerine ”Sağır” kelimesini kullanan Kubuş, kendisini gibi duymayan ya da ağır duyan engellilere, özürlerinden dolayı çekinmemeleri tavsiyesinde bulunuyor.

”Türk İşaret Dili benim önümü açtı. Türk İşaret Dili kullanan arkadaşlarım sayesinde kendimi rahat ve özgür hissediyorum” diyen Kubuş, işitme engellilerin iletişim konusunda kendilerini rahat hissettikleri yöntemleri kullanmalarını öneriyor.

Almanya’da engelli haklarına Türkiye’de olduğundan daha çok önem verildiğini vurgulayan Kubuş, işitme engellilerin eğitimleri konusunda Türkiye ile Almanya arasındaki farkı şu sözlerle anlatıyor:

”Çalıştığım enstitü dahil olmak üzere Almanya’da tercüman yetiştiren 4 üniversite bulunuyor. Sağırlar genellikle tercüman konusunda sıkıntı çekmiyorlar. Bu çok önemli bir nokta. Almanya’da, Amerika’da olduğu gibi tüm televizyon kanallarında altyazı verilmesi için çok sıkı çalışmalar yürütülüyor. Dolayısıyla eğitim alanında kendimi çok rahat hissediyorum ve bana değer verdiklerini düşünüyorum. Sunumlarımda ve derslerimde tercüman bulmakta sıkıntı çekmiyorum. Engellilik alanında bu tür gelişmelerin Türkiye’de olmasını da gönülden arzu ediyorum. Enstitü’de derslerimi Alman İşaret Dili’nde veriyorum. Öğrencilerim Alman İşaret Dilini öğreniyorlar. Eğer yeni öğrencilerse yanımıza tercüman veriliyor. ikinci sınıf ve daha ileriki dönemlerde ise tercüman katılmamaya başlıyor ve ders ortamında Alman İşaret Dili ile iletişim kurarak hem ders içeriğini onlara sağlamaya çalışıyorum hem de öğrenciler Alman İşaret Dilini geliştirme olanağını buluyorlar. Böyle bir eğitim ortamı benim için çok önemli. Umarım aynısını Türkiye’de de gerçekleştirebiliriz.”

NTV