Dünya Mutluluk Günü Size Mutluluklar Getirsin

0
182

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, kontrol edilebilen stresin bisiklet sürmek gibi mutlu olmayı sağladığını belirterek, “Mutluluk, asla sıfır stres demek değildir” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM), dünya üzerindeki insanların mutluluğu hatırlamaları ve kutlamaları için 2012 yılında 20 Mart’ı “Dünya Mutluluk Günü” olarak ilan etti.

Başta BM Genel Merkezi’nin bulunduğu ABD olmak üzere üye birçok ülkede eğitim, kültür ve sosyal faaliyetleriyle kutlanan gün dolayısıyla çeşitli sivil toplum örgütleri, dernek ve kuruluşlar mesaj ve kutlamalar yayınlıyor.

Tarhan, “20 Mart Dünya Mutluluk Günü”nde insanın yaşamında mutlu olabilmesi için yapması gerekenleri AA muhabirine anlattı.

Bugünün insanı düşündürmeye sevk etmek için oluşturulduğuna dikkati çeken Tarhan, hızlı yaşam nedeniyle insanların kendisi hakkında yeterince düşünemediğini ifade etti.

NİYE BÖYLE BİR GÜN VAR?

Tarhan, “İnsanların mutluluğu yakalamak için kendinde bir inovasyon yapması gerekli. Dünya Mutluluk Günü, ‘Şu anda hızlı yaşıyorum ama 3-5 sene sonra bunlar beni mutlu edebilecek mi?’ sorusuna kişinin cevap vermesi için oluşturulmuş bir gündür. Aslında durup mutluluğumuz hakkında düşünelim ve yeniden bir başlangıç yapalım diye konulmuş” diye konuştu.

Bugünün kutlanmasının yeni bir hayata başlamak için faydalı olduğunu dile getiren Tarhan, bir bilim dalı haline gelen mutlululuğun pozitif psikolojinin alanına girdiğini söyledi.

Bu kavramın her olaya “pozitif” bakmak anlamına gelmediğini belirten Tarhan, “Herkesin bildiği psikoloji, genellikle eksiyi sıfıra getirmek olarak görülüyordu. Pozitif psikoloji ise kişinin yaşam kalitesini arttırarak, hasta olmamanın gerekliliklerini öğretmeyi amaçlar. Aynı zamanda mutlu yaşamın sırlarını öğrenmeye vesile olur” değerlendirmesini yaptı.

MUTLULUKTA BİSİKLET TEORİSİ

Mutluluğu bisiklet kullanmaya benzeten Tarhan, “Hızlı kullanırsanız bir süre sonra devrilebilirsiniz. Yavaş kullanıp duraklarsanız yine devrilirsiniz. Kontrol edilebilen stres de bisiklet sürmek gibi mutlu olmayı sağlar. Mutluluk, asla sıfır stres demek değildir” ifadelerini kullandı.

AZLA YETİNEN MUTLU OLUR

Tarhan, şartsız mutluluğun, kişinin sahip olduklarının kıymetini bilmesi olduğunu vurgulayarak, çok şeye sahip olan bir insanın mutlu olamayacağını söyledi.

Ancak sahip olduklarının kıymetini bilenlerin mutlu olabileceğini kaydeden Tarhan, şöyle konuştu:

“Mutluluk, kişinin dünyayı değiştirmek yerine kendini değiştirmeye çalışmasıyla yakalanabilir. Böyle durumlarda kişi gücünün yetmeyeceği veya kontrol edemeyeceği şeyi talep etmez. Kontrol edemeyeceklerine sahip olan kimse mutluluğunu tüketir. Mutluluk için gücünün sınırlarını bilmek de gerekir. Bir de sıradan şeylerle mutlu olmayı bilmesi önemlidir. Çoğa sahip olanlar değil, daha çok azla yetinenler mutlu olabilirler. Örneğin çay içmekle ya da çocuğuyla oynamayla mutlu olabilmek önemli bir meziyettir. Yani bir bakıma rutinle mutlu olmayı başarabilmek lazım.

Dünyaya hakim olan kapitalizmin getirdiği sosyal ve ekonomik hareketlilik ile hızlı yaşam öğretisi, bireysel mutluluğa zarar verir. Kişinin zihninin açık fakat vücudunun da gevşek olması gerekir. Günlük hayatında bunu başarabilenler hem mutlu hem de üretken olur. Mutlu olmak demek çalışmaktan veya sorumluluktan kaçmak demek değildir. Hareket halindeki mutluluk önemli bir ilkedir.”

MUTLULUK İÇİN BU ŞART

Tarhan, insanın mutlu olabilmesini sağlayan ilkelerden birisinin “esnek iyimserlik” olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Bazı insanlar bir yerden kendisine mikrop bulaştığı zaman olaya iyimser bakarak, ‘Bana bir şey olmaz’ diyebiliyor. Bu sürede hastalık ilerliyor. Bu düşünce tarzı doğru bir iyimserlik değildir. Esnek iyimserlik ilkesi ise kişinin her şartta böyle olmayı başarabilmesidir. Kişinin özellikle zindan veya saray ayrımı olmaksızın mutlu olmayı sağlamasına dayanır. Burada tedbirli ve hesaplanabilen bir iyimserlik hali vardır. Sıklıkla karşılaşılan ‘Bana bir şey olmaz ağabey’ yaklaşımı burada kastedilmiyor. Bu kişi tehlikeye karşı önlemini alacak. Yani kendini kışa karşı hazırlaması ve yazı beklemesi gerekli.”

Tarhan, mutluluk biliminde kişinin “zaman ergonomisine” uygun bir iyimserlik göstermesinin de çok önemli olduğuna işaret etti.

İnsandaki zihinsel enerjinin kişiyi ancak “bugün” mutlu edebildiğini aktaran Tarhan, “Zaman ergonomisi ilkesine uygun davranamayan kişiler, enerjisini geçmişe ve geleceğe dağıtarak, acaba ya da keşkelerle yaşıyor. Bugünkü zihinsel ve entelektüel enerjisini tüketiyor. Böylece kendilerini yorgun, bitkin ve mutsuz hissediyor. Bu nedenle zihinsel enerjilerini geçmiş ve geleceğe dağıtmadan bugünü yaşayabilmek lazım” diye konuştu.

“Mutluluğa giden yolda şartsızlık da çok önemlidir” diyen Tarhan, mutluluğu araba veya ev sahibi olmaya bağlayan kişilerin uzun süre mutlu olamayacağını savundu.