Düştüysek Kalkmasını da Biliriz

0
481

Zorluklar hayatın içindeki en kaçınılmaz gerçeklerden bir tanesidir. Bu sayede hayatımız bir anlam kazanır ve yaptığımız işlerden zevk alırız. Hedefe ulaşıncaya kadar gösterdiğimiz çaba ve sonunda ulaştığımız nokta bizim ödülümüz olur. Bu yüzden zorluklar karşısında yılmamak ve sonuna kadar gitmek gerekir. Yani ipi sonuna kadar göğüsleyenlerden olmamız lazım. Peki, bu noktada neler yapılabilir? En önemli kural kaybetmeyi de kazanmak gibi kabullenmeliyiz aksi takdirde zorluklar karşısında yenilmemiz kaçınılmazdır.

Abraham Lincoln’ün muhteşem hayat öyküsü bize zorluklardan yılmamak konusunda adeta bir başyapıt niteliğinde:

10 yaşında annesini kaybetti.

21 yaşında işini kaybetti.

25 yaşında 4 çocuğundan 3 ü vefat etti.

27 yaşında ruhsal bunalıma girdi.

34 yaşında kongre seçimlerini kaybetti.

36 yaşında kongre seçimlerini tekrar kaybetti.

38 yaşında eyalet seçimini kaybetti.

45 yaşında senato seçimlerini kaybetti.

47 yaşında başkanlık seçimlerini kaybetti.

49 yaşında tekrar senato seçimlerini kaybetti.

52 yaşında Amerika birleşik devletlerine başkan seçildi.

Acaba kaçımız bu şekilde buna benzer bir hayat yaşadık? ÖSS’yi kazanamadığında yıkılan gençlere baktığımızda veya işinden çıktıktan sonra bunalıma giren insanları incelediğimizde ne kadar zor durumda olduklarını görürsünüz. Kolay değildir tabi. Hepsinin hayalleri yıkılmıştır. Üzülmek de gayet en doğal haklarıdır. Peki ya bu nereye kadar sürmeli? Bu noktada Andre Gide’nin harika bir sözü var : “Batan güneş için ağlamayın; yeniden doğduğunda ne yapacağınıza karar verin!”

Düştüysek kalkmasını da biliriz diyerek hedeflerimize adım adım gitmeliyiz. Hayalimizin biri suya düştüğünde onu hedef gemimize tekrar almak için hayallerimize yüzmesini öğretmeliyiz. Düşen hayallerin peşinden bakakalmak ve hiçbir şey yapmamak kendimize yapacağımız en büyük kötülüktür. Hedefi yolunda ilerleyen her insan elbette tökezleyecektir. Ayağı takılıp düşecektir. Önüne çıkan engellerin bazıları o kadar büyük olacak ki onları geçerken düştüğü yerde öylece kalmayacak “Daha Yenilmedim!” diyerek yoluna devam edecektir. İşte zafer o zaman sizindir.

Hayatımız tabiki de sadece kazanmak üzerine kurmayacağız. Bunun yanında kaybetmenin de kaçınılmaz bir gerçek olduğunu bilerek yola devam edeceğiz. Kaybetmek de bir zaferdir diyebilmek en büyük erdemdir. Çünkü sizin kaybettiğiniz o yolu denemeye dahi cesaret edemeyen binlerce insan olduğunu unutmayın. Bizler bu bilinçle yola devam eden “Gelişim Yolcuları” olarak hedefimize adım adım gideceğiz. En güzel günler sizlerin olsun…

*

Başarı azim gerektirir, azim ise irade. Bazı hedefler, başarısız olmaya da değer . Gerçek başarı, başarısız olma korkusunu yenebilmektir.

Paul Sweeney

*

Hakan BİROL

www.hakanbirol.com