Einstein Dediklerin Sürekli Doğru Çıkmak Zorunda Mı?

0
1570

Einstein bilim tarihinin en önemli bilim adamlarındandır. Ölümünden yıllar geçmiş olsa bile teorileri hale önemini koruyor.

Üstelik teorileri ile ilgili yapılan son araştırmalar onları bir bir doğruluyor. Peki kimdir Einstein? Einstein nasıl Einstein olmuştur?

İşte Einstein’in hayat hikayesi ve başarı öyküsü..

Back
Sonraki

“Sen adam olmazsın Einstein!”

Geçen ay dünya müthiş bir buluşla sarsıldı. Evrenin oluşumuna dair ipuçları veren kütleçekimsel dalgaların varlığı kanıtlandı. Teoriyi 100 yıl önce ortaya atan o çok iyi bildiğimiz isimdi: Albert Einstein. Einstein her zamanki gibi haklı çıkmıştı. Peki, bilimi bugün bile böylesine etkileyen Einstein’ı Einstein yapan neydi?

Albert Einstein yine bir ‘bomba gibi’ bilimin ve dünyanın gündemine düştü. Yüzyıl önce ortaya attığı kütleçekimsel dalgaların varlığı, geçenlerde kanıtlandı. Einstein’ın bu öngörüsünü doğrulamak-yanlışlamak amacıyla, 2002 yılında yaklaşık 300 milyon dolar harcanarak ve çok sayıda ülkeden 400 kadar bilim insanının çalıştığı LIGO isimli devasa bir ‘fizik makinesi’ kurulmuştu. L şeklindeki bu devasa dedektörler sistemi, uzayda aranan ‘kütleçekimsel dalgaları’ sonunda buldu. 1.3 milyar ışık yılı uzaklıktaki iki karadeliğin birbiriyle çarpışması sonucu oluşan dalgalar yakalandı. Einstein’ın yeniden haklı çıktığı an!

Einstein’ın çocukluğuna baktığınızda bugün çok söylenen “İşte Einstein olacak çocuk” yargısını paylaşmıyordu kimse. 14 Mart 1879’da Almanya’nın Ulm kentinde doğduktan (Atatürk’ten iki yıl önce!) sonraki çocukluk sürecinde de ‘harika çocuk’ işaretlerinden hiçbirini göstermemişti. Hani günümüzde üç yaşında yabancı dil gösterisi yapan, büyükler gibi konuşan-davranan ve ana-babalarına “Harika bir çocuğumuz var, baksana şuna ne zeki şey!” dedirten bir işaret de yoktu.

Tersine, olumsuz anlamda sayılabilecek olağandışı bir çocuk görüntüsü vardı. Ona, “Ne aptal şey” bile diyen olmuştur. Doğumda kafasının büyüklüğü ailesini korkutmuş, ancak doktorlar aileye “Merak etmeyin her şey normal” demiş. Konuşmayı yavaş ve geç öğrenmişti. Yedi yaşına geldiğinde hâlâ, her cümleyi önce kendi kendine yavaşça tekrarlar sonra sesli olarak dile getirirdi. Her ne kadar içe kapalı bir izlenim veriyorduysa da, ilkgençlik yıllarına ulaştığında, çok daha farklı konulara ilgisiyle yaşıtlarından ayrışmaya başladı. Örneğin fiziğe olağandışı bir ilgisi vardı. Dünya üzerine fikirler ileri sürüyordu. Asimile olmuş, dini inançları koyu bir Alman Yahudi ailenin çocuğu olarak doğmuştu. Doğumdan sonra aile Münih’e taşınarak, elektrikli eşyalar satan bir şirket kurmuştu.

Ama ilk öğrenciliğinde Einstein, okulda dikbaşlı ve elebaşı denilebilecek bir karakter gösteriyordu. Fakat bu dönemde de büyük bir yeteneği içinde barındırdığına ilişkin bir kanıt yoktu. Ortaokul lise notları iyi-pekiyi arasındaydı ancak fen bilimleri dersleri olağanüstü takdir alıyordu. Bir anlatıya göre, babasının Einstein’a hastalandığında hediye ettiği bir pusula, onun doğaya karşı ilgisinin başlamasını sağladı. Einstein pusulayı döndürüyor, fakat ok her zaman bir yönü, kuzeyi gösteriyordu. Demek doğada pusulayı aynı doğrultuda etkileyen kuvvetler vardı, ama bunlar neydi?

Back
Sonraki