Erkek Çocukları Okuldan Soğutan Üç Neden

0
521

Erkek çocuklar kız çocuklara göre okula gitmemek konusunda daha ısrarcı. Erkek çocuklar daha fazla okulda soğuma davranışı sergiliyor. İşte nedenleri ve çözüm önerileri…

Ali Carr-Chellman, erkek çocukları kitleler halinde okuldan soğutan üç sebebe işaret ediyor ve onların ilgisini yeniden kazanma planını açıklıyor: onların kültürünü sınıfa taşıma, erkek çocukların erkek çocuk gibi davranmalarına izin verecek yeni kurallar ve hem eğlendiren hem de öğreten video oyunları.

KONUŞMANIN YAZILI DÖKÜMÜ

0:11

Size erkek çocuklarla bir sorunumuz olduğunu anlatmak için buradayım, ve bu ciddi bir sorundur. Onların kültürü okula uymuyor. Bu sorunun üstesinden gelmek için düşünebileceğimiz yöntemleri sizinle paylaşacağım. Şunu söylerek başlamak istiyorum, bu bir erkek çocuk, ve bu da bir kız çocuk. Bir kız ve erkek çocuk ile ilgili kalıplaşmış düşünceleriniz muhtemelen böyledir. Eğer size cinsiyetin tanımı şudur desem, söyleyeceklerimi önemsemeyebilirsiniz. Bunu yapmayacağım, bunu yapmakla ilgilenmiyorum. Bu farklı bir erkek çocuk ve bu da farklı bir kız çocuk. Demek istediğim tüm erkek çocuklar çocuk diyince aklımıza gelen bu katı sınırlar içinde yer almıyor. Kız çocukların da hepsi bu katı sınırlar içinde yer almıyor. Fakat, gerçekten, bazı kız ve erkekler belli kalıplara meylediyorlar. Ve demek istediğim, erkek çocukların bu durumu ve benimsedikleri kültür okula pek uymuyor.

1:08

Nasıl biliyoruz bunu? 100 Kız Çocuk Projesi çok hoş istatistikler sunuyor. Örneğin, okuldan uzaklaştırılmış her 100 kız çocuğa karşılık, okuldan uzaklaştırılan 250 erkek çocuk var. Okulla ilişiği kesilen her 100 kıza karşılık okulla ilişiği kesilen 335 erkek var. Özel eğitime tabi her 100 kıza karşılık 217 erkek var. Öğrenme güçlüğü çeken her 100 kıza karşılık, 276 erkek çocuk var. Duygusal rahatsızlık teşhisi konan her 100 kıza karşılık 324 erkek var. Ve bu arada, eğer zenci veya fakirseniz veya kalabalık bir okuldaysanız, tüm bu numaralar, çok daha fazla olmaktadır. Erkek çocuksanız, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) teşhisi konma ihtimaliniz dört kat daha fazladır.

2:02

Bunun bir de öteki yüzü var. Kadınların halen okulda yardıma muhtaç olduğunu, iş türlerine göre kontrol edildiğinde bile maaşlarının halen daha az olduğunu, ve kızların yıllardır matematik ve fen derslerinde zorlandığını bilmeliyiz. Hepsi doğrudur. Bunların hiçbiri erkek çocukların 3-13 yaşları arasında okuma ihtiyaçlarına dikkat etmekten alıkoymaz. Ve etmeliyiz. Aslında, yapmamız gereken onların oyun kitabından bir sayfa almak, çünkü kadınlar için fen, mühendislik ve matematik dalında konan inisiyatifler harikadır. Bu durumdaki kızlar için çok faydalı olmuşlardır. Ve bunun aynısını erkek çocuklar için de erken yaşlarda nasıl yapmamız gerektiği üzerine düşünmeliyiz.

2:50

Hatta sonraki yıllarında da, halen bir sorun olduğunu görüyoruz. Üniversitelere baktığımızda, Bakalorya derecelerinin %60’ının kadınlara gittiğini görüyoruz, ki bu belirgin bir artış. Ve gerçekten üniversite yönetimleri üniversitelerdeki kadın oranının %70’lere yaklaşıyor olması konusunda biraz tedirgin hissediyorlar. Bu onları çok geriyor, çünkü kızlar erkeklerin olmadığı okula gitmek istemiyorlar. Ve erkeklere üniversite deneyiminin nasıl kazandırılacağını düşünmek amacıyla erkek merkezleri ve çalışmalarının oluştuğunu görüyoruz. Fakülteye sorarsanız, derler ki, “Aaa, evet, ee, onlar video oyunu oynuyorlar, ve tüm gece çevrimiçi kumar oynuyorlar, ve World of Warcraft oynuyorlar. Ve bu da akademik başarılarını etkiliyor.” Bil bakalım ne? Video oyunları sebep değil. Video oyunları bir bulgudur. Onlar buraya gelmeden çok önce kapatılmışlardı.

3:52

Gelin neden 3-13 yaşları arasında kapatıldıklarına bir bakalım. Erkek çocukların bugünkü okul kültürüyle uyumlu olmamalarının bence üç sebebi var. İlki sıfır hoşgörü. Bildiğim bir anaokulu öğretmeni, oğlu tüm oyuncaklarını ona bağışladı, ve o ardından, tüm plastik tabancaları çekip almak zorunda kaldı. Ana okulu sınıfında plastik bıçak, kılıç ve balta gibi şeyleri kullanamazsınız. Bu genç adamın bu silahla yapacaklarından korkmamıza sebep nedir? Cidden, yani. Fakat bu, onun ana okulunda gürültü patırtı çıkaramayacağı gerçeğinin kanıtıdır. Zorbaları savunmuyorum. Okulda silah ve bıçaklara izin vermemiz gerektiğini önermiyorum. Fakat lisedeki bir Kartal Avcısı izcinin otoparktaki kapalı arabasında bulunan bir çakı yüzünden okuldan uzaklaştırılması gerektiğini söylediğimiz vakit, bence sıfır tolerans konusunda çok ileri gitmişiz demektir.

4:55

Sıfır toleransın ortaya çıktığı bir başka yer erkek çocukların yazılarıdır. Bugün birçok sınıfta vahşet içeren hiçbir şey hakkında yazamazsınız. Video oyunlarıyla ilgili hiçbir şey yazamazsınız, bu konular yasaklanmıştır. Çocuk okuldan gelir ve der ki: “Yazmaktan nefret ediyorum” “Neden yazmaktan nefret ediyorsun, oğlum? Nesi var?” “Öğretmenin benden yazmasını istediği şeyi yazmalıyım” “Pekala, ne yazmanı istiyor senden?” “Şiirler. Şiirler yazmalıyım. Ve hayatımdaki kısa anılar. Bunları yazmak istemiyorum.” “Pekala. Ne yazmak istiyorsun? Ne hakkında yazmak istiyorsun?” “Video oyunları hakkında yazmak istiyorum. Seviye atlama hakkında. Bu gerçekten heyecan verici dünya hakkında yazmak istiyorum. Bu bizim eve gelen ve tüm pencereleri parçalayan, tüm mobilyaları yerle bir eden ve herkesi öldüren fırtına hakkında yazmak istiyorum.” “Pekala. Tamam.” Öğretmenine bunu söyle, ve sana tüm ciddiyetiyle sorarlar: “Bu çocuğu psikoloğa mı göndersek?” Ve cevap, hayır, o sadece bir çocuk. O küçücük bir çocuk. Bugün, sınıfta bu tür şeyler yazmak kabul edilmiyor.

6:00

İşte ilk sebep budur: Sıfır tolerans politikaları ve uygulandığı yerler. Erkek çocukların ve okul kültürünün uyuşmazlığının bir diğer sebebi: daha az erkek öğretmen var. 15 yaşından büyük kimse bunun ne anlama geldiğini bilmez, çünkü son 10 yılda, ilköğretim sınıf öğretmenlerinin sayısı yarıya indi. Yüzde 14’ten yüzde 7’e indi. Bu demektir ki, erkek çocukların ilköğretim sınıflarındaki öğretmenlerinin yüzde 93’ü kadındır. Nesi yanlış bunun? Kadınlar harikadır. Evet, kesinlikle. Fakat erkek çocuklara akıllı olmanın normal olduğunu söyleyen — babaları, rahipleri ve Yavru Kurt liderleri var, fakat nihayetinde, günde altı saat, haftada beş gün, sınıfta zaman geçiriyorlar. Ve bu sınıfların çoğu erkeklerin olduğu bir yer değil. Ve derler ki, sanırım burası erkeklere göre değil. Burası kızlara göre bir yer. Ve ben bu konuda pek iyi değilim, iyisi mi, gideyim video oyunları oynayayım veya spor yapayım ya da öyle şeyler, çünkü görünen o ki buraya ait değilim. Erkekler buraya ait değil, bu gayet açık.

7:06

Bu onu doğrudan gördüğümüz bir durum olabilir. Daha dolaylısı, o kültürde erkeklerin eksik olmasıdır– öğretmenler odası var, ve Ali ile Ahmet’in bahçede birbirleriyle kavga etmeleri hakkında konuşuyorlar. “Ne yapacağız biz bu çocukları?” Bu sorunun cevabı o masada kimlerin oturduğuna göre değişir. O masada erkekler var mı? O masada erkek çocuk yetiştiren anneler var mı? Masada kimlerin oturduğuna göre tartışmanın değiştiğini göreceksiniz.

7:36

Erkek çocuklar ve okul uyuşmazlığının üçüncü sebebi: ana sınıfı eski ikinci sınıftır, millet. Orada ciddi şekilde sıkıştırılmış müfredatın olduğunu görüyoruz. Üç yaşına geldiğinde, adını okunaklı yazsan iyi olur, yoksa zeka geriliği teşhisi koyarız. Birinci sınıfa geldiğinde, resimli olsun veya olmasın fark etmez, 25-30 sayfalık bir kitaptaki paragrafları okuyabilmen gerekir. Eğer okuyamazsan, seni muhtemelen okumaya yardımcı özel programa yollarız. Ve eğer o özel sınıf hocalarına sorarsanız: programlarında, ilköğretim sınıflarındaki her bir kız çocuğa karşılık 5-6 erkek çocuk var.

8:11

Bunun bir sorun olmasının sebebi çocuklara şu mesajın verilmesidir: “her zaman öğretmenlerin senden istediğini yapmalısın.” Öğretmenin maaşı “Hiçbir Çocuk Geride Kalmamalı” ve “Zirve Yarışı” ve sorumluk ve test gibi şeylere bağlı. Ve o tüm bu erkek çocukları bu programdan geçirmenin bir yolunu bulmalı. Bu sıkıştırılmış müfredat tüm aktif çocuklar için kötüdür. Ve olan şudur, öğretmen der ki: “Lütfen oturun, sessiz olun, söyleneni yapın, kurallara uyun, zamanınızı yönetin, odaklanın, kız olun.” Onlara bunları diyor. Dolaylı şekilde bunları diyor. Ve bu da çok ciddi bir sorundur. Nereden geliyor bu? Bizden kaynaklanıyor. (Gülüşmeler) Bebeklerimiz altı aylıkken okumalarını istiyoruz. Reklamları gördünüz mü? Tüm çocukların ortalamanın üzerinde olduğu Wobegon Gölü’nde yaşamak istiyoruz. Fakat bunun bizim çocuklarımıza yaşattığı hiç sağlıklı değil. Gelişimsel açıdan uygun değil, ve özellikle de kötü çocuklar için.

9:24

Peki ne yapmalıyız? Onlarla ortak noktada buluşmalıyız. Kendimizin onların yerine koymalıyız. Erkek çocukların ilköğretimdeki kabullerine dair anlayışı değiştirmemiz gerek. Özellikle çok daha özel şeyler yapabiliriz. Daha güzel oyunlar tasarlayabiliriz. Öğretici oyunların çoğu bilgi kartlarıyla oynananlardan ibaret. Onlar başarılı bir eğitim ve pratik aracıdır. Fakat onların derinliği yok, erkek çocukların asıl ilgilendiği ve onları kendine bağlayan zengin içerikleri yok. Yani daha iyi oyunlar tasarlamalıyız. Öğretmenlerle, ebeveynlerle, okul kurulu üyeleriyle ve politikacılarla konuşmalıyız. İnsanların, sınıfta daha çok erkeğe ihtiyaç olduğunu görmelerini sağlamalıyız. Sıfır tolerans politikalarımıza daha dikkatli bakmalıyız. Anlamlılar mı? Eğer yapabilirsek, bu sıkışık müfredayı tekrar genişletmeliyiz, erkek çocukları onlar için rahat olan bir ortama sokmaya çalışmalıyız. Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.

10:20

Bazı okullar bu konuda çok güzel örnektir — New York Times geçenlerde bir tanesinden söz etti. New School’dan bir oyun tasarımcısı harika bir video oyunu okulu oluşturdu. Fakat bu sadece birkaç çocuğa faydalı. Ve bu çok ölçeklenebilir değildir. Politikacıların, okul kurulu üyelerinin ve ebeveynlerin bugün okullarımızda kabul ettiğimiz şeyleri neden kabul ettiğimize dair hislerini ve kültürlerini değiştirmeliyiz. Oyun tasarımı için daha çok para bulmalıyız. Çünkü iyi oyunlar, gerçekten iyi oyunlar, paraya mal oluyor, ve World of Warcraft’ın baya bir bütçesi var. Eğitici birçok oyunun ise yoktur. Başladığımız nokta: Meslektaşlarım — Mike Petner, Shawn Vashaw ve ben — öğretmenlerin davranışlarına bakmaya çalıştık ve oyunlar hakkında gerçekten ne düşündükleri ve söylediklerini bulmaya çalıştık. Ve keşfettik ki okulda oyunlar hakkında konuşan öğrencileri hakkında oldukça aşağılayıcı konuşuyorlar. Diyorlar ki, “Ah, evet. Hep o şeylerden bahsediyorlar. küçük plastik oyuncaklarından ve başarılarından ya da erdem rozetlerinden ve her ne kazandılarsa ondan bahsediyorlar. Ve hep böyle şeylerden bahsediyorlar.” Ve sanki bunu normalmiş gibi söylüyorlar. Fakat bu sizin kültürünüz olsa nasıl hissedeceğinizi bir düşünün. Bu tarz söylemlerde karşı taraf olmak çok rahatsız edicidir. Sıfır tolerans politikalarından dolayı şiddetle ilgili herhangi bir şeyde hemen geriliyorlar. Ebeveynlerin ve müdürlerin hiçbir şeyi kabul etmeyeceğinden eminler.

11:45

Bu yüzden öğretmenlerin tavırlarına bakış açımızı düşünmeli ve öğretmenlerin erkek öğrencilerinin kültürlerini kabul etme hususunda daha açık olmalarını sağlayacak yöntemler bulmalıyız. Çünkü, nihayetinde, eğer bulamazsak, ilköğretimi terk eden erkek öğrenciler şöyle şeyler söylecektir, “Sanırım burası sadece kızlara göre bir yerdi; bana göre değildi. O halde oyun oynamalı veya bir spor yapmalıyım.” Eğer bunları değiştirirsek, eğer bunlara dikkat edersek, ve öğrencilere öğrenmeyi tekrar sevdirebilirsek, ilköğretimi bitirince şöyle diyeceklerdir, “Ben akıllıyım.”

12:16

Teşekkürler.

12:18

(Alkış)