Akılda kalıcı,etkileyici ve ikna edici sunum yapmak karşınızdaki kişileri etkilemek sanattan öte bir şeydir. Bu tamamen bir beyin bilimidir. Her sunum karşıdaki kişinin beynini etkileme yöntemidir.

Son yıllarda, beynin nasıl çalıştığını anlamak için büyük miktarda kaynak ve çaba harcandı. Bu sizin için iyi bir haber; özellikle de bir topluluğun aklını ve gönlünü çelmenizi gerektiren hitaplar yapıyorsanız. Nöroloji araştırmaları her iş insanının sunumlarında kullanması gereken onlarca verimli bilgiyi ortaya koyuyor. İşte Harvard Üniversitesi’nin eski psikoloji bölümü başkanı Stephen M. Kosslyn’le olan görüşmelerimizden derlediğimiz sekiz kural:

1. Slaytlarınızı Her Zaman Özelleştirin

İnsanlar benzer arzu ve hayallere sahiplerdir fakat bu benzerliklerin altında kişiden kişiye değişen farklılıklar bulunmaktadır. Buradan yola çıkarak, sunumlarınızın bu eşsiz topluluk için önemli olan neyse, onu göstermesi gerektiğini söyleyebiliriz. Sunumlarınıza her zaman eklemeniz gereken şeylere birkaç örnek:

  • Topluluğa bir anlam ifade eden terminolojiler
  • Bahsettiğiniz noktaların, topluluğun tecrübeleri çerçevesinde anlam ifade ettiğinin kanıtı
  • Topluluk için uygun ve ilginç olan detaylar

2. Söylemekle Kalmayın, Hem Söyleyin Hem De Gösterin

Nöroloji alanında yapılan son araştırmalar, insanların kelimeleri ve resimleri beynin farklı kısımlarında işleme soktuğunu gösteriyor. Sunumlarınızda yazıların yanında resimlere de yer verirseniz, sunumunuzda verdiğiniz mesajın hatırlanma ihtimalinin katlamış olursunuz.

Önemli bir noktaya değineceğiniz zaman slaytınızda yazı ve grafiği birlikte kullanmaya bakın. Ekleyeceğiniz bir videoysa insan beyninin farklı kısımlarının harekete geçmesini sağlayacağı için, sunumuzu gerçek anlamda daha akılda kalıcı hale getirecektir.

3. Topluluğun Dikkatini Nasıl Yönlendireceğinizi Planlayın

Seyircinizin argümanınızı takip ettiğinden emin olabilmek için, sunumunuzun önemli kısımlarını daha büyük, daha parlak (ya da daha gürültülü) yapın. Seyircilerinizin verdiğiniz mesajın, sunumun tam olarak hangi kısmında olduğunu takip edebilmesi için bir taslak oluşturun.

Eğer müşterilerinizin karışık bir konuyu – çok aşamalı tedarik zinciri diagramı gibi – anlamalarını istiyorsanız, sadece o an bahsettiğiniz kısmın görünmesini sağlayarak, slaytınızı parça parça birleştirin.

4. Mesajınızın Kemik Kısmını Kullanın

Topluluğa birçok bilgi vermek yerine, mesajınızı desteklemeye yetecek kadar bilgi verin. Alakasız detayları sunumunuzdan çıkarın ve mesajınızın anlaşılması için gerekli olan bilgileri aktarın. Kemiğe kadar inin, daha derine değil.

İnsanlar bu kaotik dünyada bir bütünlük duygusu veren hikayeleri tercih ettiği için, sunumuzu başlangıcı, ortası ve sonu olan bir hikaye halinde düzenleyin. Böylece seyircilerinizin sunumunuzu takip etmesi kolaylaşır.

5. Seyirciye Doğru Değil De Seyirciyle Konuşun

Sunumlar kürsü konuşması, nutuk ya da (en kötüsü de) bir vaazdan ziyade arkadaşlar arasındaki bir konuşma gibi olmalıdır. Rahatlayın ve bir nefes alın. Teke tek konuşmalarda kullandığınız ses tonunu kullanın.

Gözlerinizin gruptaki kişilerle buluşmasına izin verin. Hikâyenizi bir akşam yemeğinde anlatırmış gibi anlatın. Notlarınızla oynamayın ya da notlarınıza bakarak konuşmayın. Notlara ihtiyaç duymayacak kadar rahat olana kadar prova yapın.

6. Her Tür İletişim Aracını Kullanmaya Bakın

Slaytlarınızı sunumun kendisi olarak değil de sizin toplulukla olan iletişimize yardımcı olan görseller olarak görün. Sunumunuzun sonunda, seyirci sunumu değil de sizi anlamış olduğunu hissetmeli.

Bunu göz önünde bulundurarak, başınızdan geçmiş bir olay ya da vereceğiniz bir örnek, ekranda göstereceğiniz herhangi bir görselden çok daha etkili olacaktır.

7. Ufak Aralıklar Bırakın Ki Seyirci Nefes Alabilsin

Sunumunuz birkaç dakikadan daha uzunsa, seyircilerinize dinlediklerini hazmedecek zaman vermek için ufak aralıklar vermelisiniz. Bu aralıklar bir çizgi film, kısa bir video klip ya da seyircilere yönelteceğiniz bir sorudan oluşabilir. Ritmin dışına çıkmanız, anlattıklarınızın akılda kalıcı olmasına yardımcı olur.

Az önce bahsettiğimiz gibi, seyircinin pasif bir şekilde dinlemek yerine aktif katılımda bulunması, beynin farklı yerlerinin harekete geçmesini ve sunumun daha akılda kalıcı olmasını sağlıyor. Daha da önemlisi, sunuma seyircileri de katmak sonraki adımlar için hız kazanmanızı sağlayacaktır.

8. Seyirciyi Soru Sormaları İçin Hazırlayın

İsteyeceğiniz son şey, “Sorusu olan var mı?” diye sorduğunuzda karşılaşacağınız sessizliktir. Soru cevap kısmının yararlı bir şekilde geçeceğinden emin olmak için, karşılaşacabileceğiniz sorular düşünmeye çalışın. O sorulara cevap olabilecek şeyleri sunumunuzdan çıkarın.

Peki ya seyirci soru sormayıp sadece oturmaya devam ederse? Panik yapmayın. 20 saniye boyunca suratınızda beklentili bir ifadeyle sessizce beklerseniz, sosyal baskı ilk sorunun sorulmasına neden olacak ve ardından diğer sorular da gelecektir.