Evliliğin Püf noktası

0
232

Evlilik küçük beyaz bir kâğıt olarak başlar. Bir kadın ve bir erkek bu kâğıdı birlikte doldurmaya karar verirler. Yazmaya başladıklarında, her ikisi de ilk kez beraber çalışmaya başladıklarını fark ederler. Her biri yazabileceği en güzel cümleyi yazar kâğıda, çizebileceği en güzel resmi çizer. Bazen erkek fazlaca yazar, çizer, bazen kadın. Kimileri hiç düşünmeden çalakalem karalar kâğıdı. Bazıları ince eleyip sık dokur. Düşünür taşınır ondan sonra yazar. Yazı yazmaya, resim çizmeye devam ettikçe yorulduklarını hissederler. Yazmaya, çizmeye devam etmekten şevklerini kaybettikleri olur ara sıra. Sonra taze bir heyecanla yeniden başlarlar. Bu, evliliğin ve ilişkinin sürmesi için verdikleri karardır. Yazma ve çizme isteği sürdükçe, kâğıtta sürekli yer açılır, karalamaya devam ederler.

Bu kâğıdı karalamanın birkaç kuralı vardır: Her iki taraf da yazmalıdır, çizmelidir. Biri yazmayı bırakırsa, otomatik olarak diğerinin de mürekkebi biter, şevki kalmaz, çabucak yorulur.

Hem sonra, herkes kendi el yazısıyla yazmalıdır. Biri diğerinin el yazısının kendininkine benzemesini beklememeli ya da diğerinin el yazısını taklit etmeye kalkmamalıdır. Kâğıdı birlikte doldurabilmek için herkesin “kendisi” olması gerekir.

Eşlerden birinin yazısı çirkin olabilir ya da çizdiği resim kaliteli olmayabilir. Diğeri bunu dert edinmemelidir.

Zaman zaman eşiniz beğenmezse yazdığınız yazıyı silebilir, yeniden yazmaya başlayabilirsiniz. Yani, yazdıkça ve kâğıt önünüzde durdukça bir sorun yoktur. Ancak, eşinizin yazdığını ya da kendi yazdığınızı silerken kâğıdı yırtarsanız, aşkı ve ilişkiyi yitirebilirsiniz.

O yüzden kağıda yazarken veya yazdıklarınızı silerken çok dikkatli olmalısınız. Eğer bunu yaparsanız, kağıda yazmaya devam ettikçe, her geçen gün daha uyumlu ve güzel neticelerin ortaya çıktığını hayretle farkedeceksiniz.

Senai Demirci