Evlilik uzmanları Aile danışmanları evlilikle ilgili kritik unsurları bilirler. Evlilik ilişkisini bozan, aile hayatını bozan bir yığın alt madde ve tutarsızlıklar vardır aslında.

Gelin görün ki; hiç birisi evlilikteki “tutarsızlık” kadar ilişkiyi alevlendiren sorun değildir. Evlilik ilişkisinde en masum görünen; fakat en şaşırtıcı ve ortalığı en fazla karıştırıcı problem “tutarsız davranışlar” olarak bilinir.

Alkol alışkanlığı olan eş yıllarca idare edilir; tutarsız eş çok kolay boşanır!

Sadakat sorunu olan kadın, eşi tarafından affedilir; tutarsız kadının dengesiz tavrına dayanılmaz, çok hızlı boşanır!

Parasız, sıkıntılı günlere, nice üzüntülü olaylara birlikte göğüs gerilir; oysa eşlerde tutarsız davranışlar varsa, incir çekirdeğini doldurmayacak durumlar bile gerekçe gösterilir ve eş boşanır!

Çok garip değil mi? Niye mi böyle… çünkü tutarsızlık sorunu, bilinçdışı baskı ve zorluklara yol açan, taraflardan birisinin davranış yoksunluğu ve eksikliği ile açıklanabilecek sinir bozucu bir durumdur. Kişi ne yaşadığını tarif edemez, ama bir türlü mutlu olamadığını bilir! Hissettikleri hakkında açıklama yapamaz, lakin içinin boşlukta dalgalanıp durduğunu söyleyebilir. Evine giderken ayakları geri geri gider, evet; ama o geri vitesi sağlayanın hangi durum olduğunu bulmakta zorlanır.

…anladınız…! söylediğim gibi… tutarsızlık sinir bozucu bir durumdur.

Kişi, gerçekçi sorunlarının adını koyabilir, onlarla savaşabilir, hatta onlara yenilebilir. Neye yenildiğini bilmek bile önemli bir şeydir. Oysa görünmezlik otu koklamış bir düşmanla, karanlıklar içinde boğuşmaktan sıkılır. Ruhu yorulur. Kelimelerin silah, sarılmaların düşmanlık, gülümseyişlerin sahte olduğu bir dünyaya daha fazla dayanamaz hiç kimse…

İşte öyle bir sıkışmışlıktır tutarsızlık…

Tutarsız kişilerin günlük hayatlarında en fazla başvurdukları malzemeleri duymak ister misiniz? Yazayım da herkes kendisine göz gezdirsin. Varsa tutarsızlık belirtileri, devre dışı bırakmak için biraz çabalasın. Yoksa evlilik elden gider benden söylemesi.

1. Tutarsız kişilerin en tipik özelliği, karşısındaki kişiyi çifte açmazda bırakmasıdır. “Benim hoşlanmadığım davranışların var.” diyerek eşini uyaran kişi, kendi uyarıları göz önüne alınarak yeni bir davranış sergilendiğinde “Ama ben söyledikten sonra yapıyorsun, bunun da benim için hiç bir kıymeti yok! Yapmasan daha iyiydi.” diyebilir.

Tutarlı tavır sergilenmesi için; öneri yaparsınız. Eşiniz önerinize uygun davranış yaptığında teşekkür edersiniz.

2. Tutarsız kişiler, her olay ve durumla ilgili olarak, zihinlerinde romantik(hayali) bir süreç oluştururlar. Eşleri o ritüele uygun davranmadığında bozulur, kırılır, surat asarlar. Diyelim ki eş, kocası tarafından yemeğe götürülmek isteniyor. Ve zihninde hoş bir davet canlandırıyor. Oysa beyefendi işten apar topar fırlamış, eşinin beklediği romantizmde davet yapmıyor. Yoldan telefonla arayıp “Hadi giyin, aşağı gel, 15 dk içinde orda olurum. Seni yemeğe götüreyim.” diyor. Hanımefendinin beklediği yemek daveti gün içinde telefonla aranarak, cilve dolu bir davetse, bu davet şeklini beğenmiyor. Ve eşine; “Aslında seninle yemeğe gitmeyi çok istiyordum ama bu ne biçim davet böyle. İş arkadaşını mı çağırıyorsun, insan şöyle gün içinde arar, doğru düzgün davet eder. Yemekle ilgili tüm şevkimi kaçırdın. Gelmem ben seninle hiçbir yere.” Diyor ve kendisinin de çok istediği yemeğe gitmiyor.

Veya bunun farklı şekillerini erkeğin de kadına yaptığını düşünün.

Bu tip tutarsız tavırlar, zaman içinde eşlerin birbirine yaptığı jestleri öldürür. Teklif yapacak kişi, teklifinin nasılsa bir şekilde beğenilmeyip geri çevrileceğini ve eleştirileceğini düşündüğü için, artık teklif yapmamaya başlar.

Tutarsızlık olmaması için; beklediğimiz teklif gelmese bile davete icabet edebiliriz. Yemeğimizi yeriz. Başka bir gün, daha romantik bir teklif alırsak çok daha mutlu ve keyifli olacağımızı söyleriz. Davetlere ve gezmelere açık olduğumuzu hatırlatır, bol bol davet edilmeyi istediğimizi gösteririz.

3. Tutarsız ilişkilerde çiftler, birbirlerini tamamen dışlar şekilde davranırlar. Örneğin birisi yemekten önce ellerin yıkanmasını istiyor diye diğeri yıkamaz. Ellerini yıkamayan da eşinden gece duş alarak yatağa girmesini ister. Bu kez diğeri “Yemekten önce sen ellerini yıkıyor musun ki ben yatağa girmeden önce duş alayım.” der. Ne o duş alır, ne diğeri ellerini yıkar. Gizli bir savaş hali belirir.

Bunun ötesinde tüm davranışları, gizliden gizliye birbirini etkiler niteliktedir. Kendi yapacakları şeyleri bile, sırf diğeri isteyebilir diye yapmaz. İşten gelmiş, elleri kirli, normalde elini yıkayacak aslında. Çocuk gibi düşünür ve sırf eşi, o istiyor diye ellerini yıkadı sanmasın diye yıkamaz. Veya diğeri iş yapmış yorulmuş, terlemiş, duş alıp yatsa daha rahat uyuyacak, sırf eşi, o istedi diye duş aldı sanmasın diye yıkanmaz. Öylece yatar.

Tutarsızlık olmaması için; birbirinizden beklediğiniz davranışları iyi niyet çerçevesinde ve evliliğinizi güzelleştirecek tatlı uyarılar olarak düşünebilirsiniz. Kadın eşinden tabii ki talepte bulunacak ve erkek kadınından tabii ki talepte bulunacak! Bundan doğal ne olabilir ki! Doğal olmayanı, ikisinin ısrarla birbirine inat yapması..!

4. Tutarsız ilişkilerde çiftler, sanki her konuda birbirlerinden farklıymış gibi düşünürler. Ve aralarında duygusal yakınlık yokmuş gibi yaşıyorlar. En sık kullandıkları ifadeler; “Senin söylediklerine uygun davranmak istiyorum ama olmuyor. Bunları yapmam için kendimi sana yakın hissetmem gerekiyor. Oysa sana yakın hissetmiyorum…”

Aynı evde yaşayan iki yabancı veya “biz ayrı dünyaların insanlarıyız” formatı!

Tutarsızlık olmaması için; evlilik ilişkisinin, farklı olanla birlikte yaşamak olduğunu bilmelisiniz. Ve inanın, birbirinize taban tabana zıt olsaydınız zaten o evliliğe adım dahi atmazdınız. Çevrenizdeki onca insana rağmen, eş olarak birbirinizi seçtiniz! Sizi bir arada tutacak, sizi eş yapacak benzer yanlarınız da var! Kaldı ki farklı olmak, farklı düşünmek demek, inat edip ters davranış yapmak demek değil! Öyle olsaydı işimizde, okulumuzda, sosyal çevremizde yaşayan herkesle inat inada davranışlar sergilememiz gerekirdi.

Özetle tutarsızlık ilişkiyi yorar. Eşlerin kafasını karıştırır. Kişinin, eşi hakkında öngörüsünü tüketir. Zamanla kim kime nasıl davranacağını şaşırır. “En iyisi boşanalım” derler…

Uzadı biraz… tamam bitiriyorum… siz düşünün… ve biraz uygulayın bence…