Girişimciler Nasıl Bir Ruh Haline ve Psikolojiye Sahip

0
437

Bir düşünce ekersin, bir eylem biçersin.

Bir eylem ekersin, alışkanlık biçersin.

Bir alışkanlık ekersin, karakter biçersin.

Bir karakter ekersin, kaderini biçersin.”

Bu cümleleri ilk kez Robin Sharma’nın Ferrarisini Satan Bilge kitabında okumuştum. Daha sonraları bu sözleri girişimciliğin ruhu ve psikolojisiyle çok bağdaştırdım. Dünyayı girişimciler kurdu ve onlar düzeni devam ettiriyor. Girişimcilerin sahip olması gereken kişilik özelliklerini daha önce yazmıştım. Bu özelliklere sahip insanların bazı ortak psikolojilere de sahip olduğunu gözlemledim. Hepimiz bazen biraz mutsuz, karamsar, düşük motivasyonlu, bezgin olabiliriz. Ancak, başarılıgirişimcilere baktığımızda, psikolojilerini her şart ve durumda olumlu tutabilen kişilerin varlıklarını sürdürdüğünü gözlemledim. Diğer önemli faktörse şartlara uyum sağlayabilmek. Dünya değişiyor ve dünya bize uyum sağlamayacak, biz ancak dünyaya uyum sağlarsak başarılı olacağız. Girişimciler genel olarak nasıl bir psikolojik ruh halinde şimdi bir göz atalım:

1- Üşenmek, Ertelemek, Vazgeçmek: Hepimizin psikolojisinde var olan “üşenmek, ertelemek, vazgeçmek’ denen Bermuda şeytan üçgeni zaman zaman bizi ele geçirir. Hiç fark etmediğimiz şekilde uyuşur ve zehirleniriz. Üşendiğimiz için yapmamız gereken şeyleri sürekli erteleriz. Üşengeçlik zaman için bir ruh haline dönüşür, kişiyi rahatlığa iter. Ertelediğimiz şeyler, bizim için yanımızdan geçip giden fırsatlarda olabilir. Nihai gelinen sonuç bütün amaçlarımızdan sapmak ve vazgeçmek olacaktır. Girişimcinin kaçınması gereken, kendini kısırdöngüye sokan bu üçlüdür.

2- “Reddedilmeye olan dayanıklılığı sadece reddedildikçe kazanırsınız. Girişimciyseniz deriniz hızla kalınlaşır.”James R. Cook’un bu sözü girişimcinin reddedilmeyle ilgili korku dolu psikolojisini çok güzel özetler. Girişimcinin yapısında biraz “ısrarcılık” olmalıdır. Hedeflerimize ulaşmak için çevremizdeki insanların yardımına ihtiyaç duyarız. Her yardım isteği veya herhangi başka bir talep her zaman olumlu karşılanmayacaktır. İnsan psikolojisinde reddedildikçe geri çekilme refleksi vardır. Karşınızdakini bunaltmayacak şekilde, kendinizi hatırlatmanız ve az miktarda ısrarcı olmanız gerekir.

3- İkna Etmek: Girişimci olmaya niyetlenen herkesin sahip olması gereken en önemli becerilerden biri ikna kabiliyetidir. Girişimci, iş fikrini eyleme dönüştürürken, kendine inandırmak için ailesini ve çevresini ikna etmek zorundadır. Sonrasında fikrine finansal destek için yatırımcıyı, ilerleyen zamanlarda ürününü satın alması için müşteri ikna etmelidir. İkna etme süreci, girişimcinin hiç peşini bırakmaz. İknanın gücü tutarlılıktan geçer. Eğer, iş planınız ve yaptıklarınız tutarlıysa, karşınızdakini ikna etmekte zorlanmazsınız.

4- Ortamı Koklayan Girişimci: Başarılı girişimcilerin kişisel özellikleri ve psikolojik durumu açısından benim en çok gözlemlediğim ve önem verdiğim özelliklerden biri, girişimcinin sezgi yeteneğine sahip olmasıdır. Girişimci, piyasanın gidişatını, toplumun sosyolojik eğilimlerini ve yeni trendleri sezer. Ortamı iyi gözlemler ve buna göre ihtiyaçları belirleyip, iş fikrini geliştirir ve hayata geçirir. Günümüzde artık trendleri takip edenler değil, yeni eğilimleri yaratanlar başarılı olmaktadır.

5- “Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil”: Konfüçyüs’ün, bu sözü günümüz girişimcilerinin psikolojilerini yüksek motivasyonda tutmaları için akıllarında bulundurmaları gereken bir sözdür. Başarılı girişimcinin psikolojisi “yol açmaya” güdümlüdür. İstediğimiz koşulları bulamazsak, yaratmalıyız. Problemler ve stres hepimizin iş hayatında sık sık karşılaştığı ve canımızı sıkan olaylardandır. Başarılı girişimci, sorunun değil, çözümün parçası olmaya odaklanır. Oysaki bizler, hayatımızın büyük kısmını, zayıf yönlerimizi kuvvetlendirmeye harcayarak geçiririz. Gerçekte, güçlü yönlerimizi daha da güçlendirmek bizi daha ileri götürür.

6- İdmanlı Psikoloji: Bu psikolojik literatürde kullanılan bir terminoloji değildir. Benim kişisel gözlemlerimle bulduğum bir tür. Etrafınızda nadiren gördüğünüz insan tipleri vardır. Genelde çok kötü şeylerle karşılaşmış, başarsızlıklar yaşamışlardır, ancak başlarına gelen her şeyi soğukkanlılık ve olgunlukla karşılayıp düştüklerinden daha hızlı ayağa kalkma cesaretine ve motivasyonuna sahiptirler. Yollarına devam ederler. Ben bu tarz insanların idmanlı psikolojilere sahip olduklarına inanıyorum. Defalarca zorluk ve başarısızlıkla karşılaşsalar bile hiç yılmayarak sonunda hedeflerine ulaşırlar.

7- Pozitif Psikoloji: Arkadaşlarınız ve çevrenizdekilerle konuşurken işler nasıl gidiyor dediğinizde cevaplar hep aynıdır: İyi, kötü, fena değil, uğraşıyoruz, aynı, bildiğin gibi. Diyaloglar bu şekilde geçer. Bu durum yabancılarda çok farklıdır. İşler nasıl gidiyor diye sorduğunuzda, harika, mükemmel, çok iyi gibi cevaplar alırsınız. Belki işleri gerçekte iyi gitmiyordur ancak psikolojiyi pozitif tutmak ve etrafa da o elektriği yaymak önemlidir.

8- Yalnızlık Psikolojisi: Girişimci, biraz yalnız olan kişidir. İlk girişime başladığında sorumluluğu ve riski göze almıştır. Keith Ferrazi’nin Asla Yalnız Yeme (Never Eat Alone) kitabında iletişimin gücünden bahseder. Yalnızlık, doğru iletişimle aşılır. İletişimin gücü, yalnızlık psikolojisiyle de baş edebilmeyi beraberinde getirir. Diğer taraftan bu networking içinde önemlidir. Girişimciler çevresinden ve karşılaştığı yeni kişilerden destek alarak ilerlerler. Başarılı girişimciler aynı zamanda iyi networkerlardır.

9- Saplantılı Psikoloji: Hepimiz geçmişe takılıp kalabiliriz. Geçmişteki olayların ve insanların bugünümüze engel olmasına izin verirsek, kendi geleceğimizi de riske atmış oluruz. Başarılı girişimcilere baktığımızda yaşadığı olaylardan dersini alan ve yoluna devam eden kişilerin ilerlediğini görürüz. Girişimcinin ilerlemesindeki en önemli faktörlerden biri motivasyonunu yüksek tutması, negatif durumlara saplanıp kalmaması, kendini ve ekibini doğru yönlendirmesidir.

10- Duygusal Zekâ: Girişimciler ve herkes için en önemli maddeyi sona sakladım. Farkında olmasak ta kararlarımızı etkileyen, bize yön veren şey duygusal zekâmızdır. Duygularımızla çatışmak bize enerji ve zaman kaybettirir. Duygusal zekâlarını iyi yönetenler, güçlü psikolojilere sahip kişilerdir. Duygular kişiye özgü olduğu için herkesi birbirinden farklı kılar. Başarılı girişimciler, sosyal becerilere sahip olma, empati yapma, motive etme gibi yeteneklerini en iyi şekilde kullananlardır.

Hayattaki “şans faktörü”, hem girişimciler için hem de herkes için söyleyebileceğim 11. maddem. Şans, doğru hazırlığa sahip olan insanlara vurur. Ancak, bazen ne yaparsanız yapın sizin için kırmızı ışıklar yanarken, başkalarının hayatında yeşil ışıklar çoğunluktadır. Herkes başarısızlığa uğrar veya düşer ama kimisi dört ayağının üzerine düşer. Ben bunun formülünü elimden gelenin en iyisini yapmak, gerisini akışına bırakmak ve evrendeki iyi enerjilere inanmakla buldum.

Niyetiniz iyi, şansınız açık olsun.