Gülümsemek İnsan Kişiliğini Ele Veriyor

0
2060

Gülümsemeniz sizi ele veriyor. Keyifli, gergin, sahte ya da samimi olduğunuz gülümsemenizden ortaya çıkıyor.

İnsanlar sadece mutlu veya keyifli olduklarında mı gülümser? Hayatta bir şeyler sizi yıldırdığın da, hayal kırıklığı yaşadığınızda ya da gerildiğiniz de de gülümser misiniz? Pek çoğunuzmutlu ve keyifli olunca gülümsenir” diye düşünebilirsiniz.

Ama MIT’de yapılan bir araştırmanın sonuçları insanların gerildiklerinde de gülümseyerek tepki verebildiğini gösteriyor. Peki gülümseyen iki insanın yan yana koyulmuş resimlerine baktığınızda, hangisinin keyiften hangisinin gerginlikten gülümsediğini ayırt edebilir misiniz?

MIT’de geliştirilen ve en son bilgilerle programlanan bir bilgisayar sistemi mutluluk gülümsemesini ve gerginlik gülümsemesini pek çok insandan daha doğru ayırt ediyor.

MIT’nin Media Laboratuvarında yapılan deneylerde ilk önce insanlara mutlu ya da gergin olduklarında nasıl tepki verdikleri soruldu ve bu duygularını yüz ifadelerine yansıtmaları istendi. Tüm ifadeler kayıt edildi. Daha sonra aynı kişilerden bilgisayarda bir form doldurmaları istendi.

Form, dolduranlar da özellikle gerginlik yaratacak şekilde tasarlanmıştı. Bir sonraki aşamada aynı kişilere bilgisayarda eğlenceli bir video izletildi. Formun doldurulması ve videonun izlenmesi sırasında tüm tepkiler ve yüz ifadeleri kayıt altına alındı.gülümsemek ve kişilik

Bu kişilerden gergin olduklarını yüz ifadelerine yansıtmaları istendiğinde, % 90′ının gülümsemediği tespit edilmiş. Fakat bilgisayarda doldurdukları formu tam kayıt edecekleri anda girdikleri tüm bilgilerin bir anda silindiğini fark ettiklerinde yine aynı kişilerin % 90′mın gülümsediği görülmüş.

Kayıt edilen yüz ifadelerinden elde edilen fotoğraf çıktıları incelendiğinde, gergin gülümseyiş ile keyifli gülümseyiş arasında az da olsa bir ifade farklığı gözlenmiş. Ancak bilgisayar programının yaptığı görüntü analizleri incelendiğinde, iki farklı gülümseyişin özellikle oluşum süreçleri arasında bir hayli farklı olduğu anlaşılmış.

Keyifli gülümsemenin yavaş yavaş yani kademeli olarak oluştuğu ve kalıcı olduğu, gerginliğin neden olduğu gülümsemenin ise aniden yani hızlıca oluşup gene aynı hızda kaybolduğu gözlenmiş.

İnsanların herhangi bir durumda verdikleri tepkiler ve sergiledikleri yüz ifadeleri yorumlanırken, tepkinin oluşum süresine dikkat edilmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca gülümsemenin karşı tarafça samimi, içten ve gerçekçi bir şekilde algılanmasının da gülümsemenin zamanlamasına bağlı olarak gerçekleştiği söyleniyor.

Bu tür deneylerde genellikle duyguların canlandırılarak ifade edildiği tepkiler esas alınarak kullanılır. Çünkü rol yapılarak elde edilen verileri değerlendirmek ve sınıflandırmak, gerçek tepkileri kullanmaktan daha kolay oluyor.

Ancak uzmanlar, bu tür sonuçların yanıltıcı olabileceğini düşünüyor. Gerçek tepkilerin görüntülerinin yorumlanması istendiğinde, katılımcıların ancak yaklaşık % 50′si tepkilerin keyifli gülümseme mi yoksa gergin gülümseme mi olduğunu bildi. Yani insanların ancak yarısı duygulan doğru olarak algılayabildi.

İfade edilen duyguların temelinde yatan tepkilerin arasındaki farkların inceliklerini anlamanın, bu araştırmanın en büyük hedefi olduğu belirtiliyor. Otizmli bir birey, gülümseyen bir insanın keyifli olduğunu zannedebilir, ama bu araştırma duyguları doğru olarak algılamanın o kadar da kolay olmadığını söylüyor.

Özellikle davranış bilimi çalışmaları için bu sonuçların çok faydalı olabileceğini belirten uzmanlar, psikolojiyi ve bilgisayar görüntüleme ve veri değerlendirme işlemlerini birleştirerek, klinik çalışmalarda kullanılmak üzere yeni bir bilgisayar programı ve dili geliştirilebileceğini söylüyor.gülümsemek ve kişilik

Duygusal zeka kişinin kendi duygularını anlama ve yönetme, başka insanların ve grupların duyguları ile empati kurabilme, onlarla iletişim kurabilme yeteneğini gösterir; insanların başarısının tek başına olmasa da önemli bir ölçütüdür.

Otizmli bazı bireylerde sıklıkla görüldüğü gibi zihinsel beceri seviyesi çok yüksek olanların duygusal zekâ seviyesi genelde düşüktür. Bu da doğal olarak iletişimi sekteye uğrattığından özellikle iş hayatındaki başarıyı da olumsuz yönde etkileyebilir.

MIT’dç gerçekleştirilen ve sonuçları IEEE Transactions on Affective Computing dergisinde yayımlanan (http://www.computer. org/csdl/trans/ta/preprint/tta2012990008-abs.html) bu araştırma, bilgisayarların kullanıcılarının duygusal durumunu ölçerek ona göre tepki vermesine zemin hazırlıyor. Hedef daha zeki, hassas ve anlayışlı bilgisayarlar tasarlamak.

Bu araştırma ile duygusal algılamada ve insanların tepkilerini ve yüz ifadelerini değerlendirmede zorluk yaşayan kişilere, örneğin otizmli bireylere yardımcı olunması hedefleniyor. Amaç bu tür insanlara yüz yüze iletişimde rehberlik edebilmek ve tecrübe kazandırmak. Bu tür bir çalışmanın işletmeciler ve pazarlamacılar için de yararlı olabileceği görüşü hâkim. Gülümseyen her müşteri illa memnuniyetten gülümsüyor olmayabilir. Farkları görebilmek, hizmet kalitesini ve müşteri memnuniyetini artırmak açısından faydalı olabilir.

Bu araştırma, her gülümsemenin olumlu bir duygu yansıtmadığını bize bir kere daha hatırlatıyor. Gülümsemenin kendisi değil, gülümsemenin arkasında yatan gerçek anlam önemli.