Hafıza Hapı ve Mayalar

0
161

Ben, hafızada yaşar ve büyür. Hafıza ise insanlık tarihi düşünüldüğünde insanoğlunun yeni keşfetmeye başladığı bir yapı. Beyin üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar gelişen teknolojiyle birlikte hafızanın kapısını her geçen gün biraz daha aralamaktadır.

“Günümüz bilgileri ışığında hafızanın nasıl oluştuğu konusundaki açıklama, iki sinir hücresi arasındaki iletişim bağının gücüne odaklanıyor. Bu güç, oluşan hafızanın kısa süreli mi yoksa uzun süreli mi olacağını da belirtiyor. Dolayısıyla eğer iki sinir hücresi arasındaki belli bir uyarı açısından sadece bir defa iletişim gerçekleşmişse, onunla ilgili olan hafıza kısa süreli oluyor. Eğer belli bir uyarı iki sinir hücresi arasında defalarca iletiliyorsa bu iki sinir hücresi arasındaki bağlantı giderek güçleniyor ve sonuçta uzun bir süre devam edecek fiziksel bir yapı değişimi gerçekleşiyor. Bu da hafızanın uzun süreli olmasını sağlıyor.” ( Çok tekrar etmenin öğrenme üzerindeki olumlu etkisi bu şekilde oluyor. )

James Watson ve Rosalind Franklin ile birlikte DNA’nın yapısını çözen Francis Crick Şaşırtan Varsayım (The Astonishing Hypothesis) adlı kitabında şöyle diyor: “ Şaşırtan hipotez şudur ki; siz, sevinç ve kederleriniz, hatıralarınız, hırs ve ihtiraslarınız, kimlik duygunuz ve hür iradeniz aslında olağanüstü sayıdaki sinir hücresinin ve onlarla ilgili moleküllerin hareketinden başka bir şey değildir.”

Aslında bu sinir hücreleri ve onlarla ilgili moleküllerin çalışma dinamiklerine etki etmeyi başardığımızda hafızamızı olduğundan çok daha fazla geliştirmek neden mümkün olmasın?

Hafıza hapını geliştimeye çalışan Tim Tully tam da bu konu üzerinde çalışıyor. Tully hafızanın iyileştirilmesinden ve geliştirilmesinden  sorumlu olan önemli genlerden birinin yaltılmasını başararak Helicon Therapeutics adlı bir şirket kurmuş durumda ve şu an deneme aşamasında olan hapın beş yıl kadar kısa bir süre sonra insanların hizmetine sunulacağını söylüyor. Hafıza hapı yabancı bir dilin bir ay kadar kısa bir sürede öğrenilmesini sağlayabilecek, pek çok alanda üniversite eğitimi almak için gereken dört yıllık süre belki bir kaç aya inebilecek. ( Ayrıntılı bilgi için bakınız Bilim ve Teknik Dergisi Ağustos ayı sayı 153 )

Konumuzla hiç bir alakası yok ama Maya kehaneti söyle der: “Yükselin, hepiniz yükselin, hiç kimse arkada kalmayacak şekilde yükselin, hep beraber bir kez daha geldiğimiz yeri, özümüzü göreceğiz.” Diğer yandan Maya kehanetlerine göre; Maya takviminin bittiği 21 Aralık 2012 günü, içinde yaşadığımız çağ sona erecek ve yeni bir çağ başlayacak. Ve bu çağ kıyametle (Apocalypse) gelecek. İşin ilginç yanının kıyamet anlamında kullanılan“apocalypse” kelimesinin aynı zamanda “açığa vurma”, “keşif” anlamını da taşıması. Kanımca kıyametle bahsedilen şey, dünyanın yok oluşundan ziyade, insanlığın beynin çalışma prensiplerini “açığa vurmasıyla” bir ruhsal aydınlanma çağına gireceği. Evet insan beynini “keşfettiğinde” alabildiğince “yükselerek” özünü görebilme yetisine de sahip olabilecektir bence.