Hayat Dersi

0
156


°Okuldaki ikinci Ayımda, Hocamız Test Sorularını Dagıttı. Ben Okulun En İyi Ögrencilerinden Biriydim. Son Soruya Kadar Soluk Almadan Geldim Ve Orada Çakıldım kaldım. Son Soru söyleydi: “Her gün Okulu Temizleyen Hademe Kadının İlk Adı Nedir?..” Bu Herhalde Bir Çesit saka Olmalıydı. Kadını Yerleri Silerken Hemen Her gün Görüyordum. Uzun Boylu, Siyah Saçlı Bir Kadındı. 50´lerinde Falan Olmalıydı. Ama Adını Nerden Bilecektim Ki!.. Son Soruyu Yanıtsız Bırakıp Kagıdı Teslim Ettim. SüreBiterken Bir Ögrenci, Son Sorunun Test Sonuçlarına Dahil Olup Olmadıgını Sordu. “Tabii Dahil” Dedi, Hocamız… “İs Yasamınız Boyunca İnsanlarla Karsılasacaksınız. Hepsi Bir birinden Farklı İnsanlar. Ama Hepsi Sizin İlginiz Ve Dikkatinizi Hakkeden İnsanlar Bunlar. Onlara Sadece Gülümsemeniz Ve ´Merhaba´ Demeniz Gerekse Bile…” Bu Dersi Hayatym Boyunca Unutmadım. Hademenin Adını da… Dorothy idi. 2°Bir Gece Vakit Geceyarısına Dogru Alabama Otoyolunun Kenarında Duran Bir Zenci Kadın Gördüm. Bardaktan Bosanırca Yagan Yagmura Ragmen, Bozulan Arabasının dısında Duruyor Ve Dikkati Çekmeye Çalısıyordu. Geçen Her Arabaya El Sallıyordu. Yanında Durdum. 60´lı Yıllarda Bir Beyazın Bir Zenciye Hem De Alabama´da Yardıma Kalkması Pek Olagan seylerden Degildi. Onu Kente Kadar Götürdüm. Bir Taksi duragına bıraktım. Ayrılırken ille De Adresimi İstedi Verdim. Bir Hafta SonraKapım çalındı. Muazzam Bir Konsol Televizyon İndiriyordu Adamlar. Bir De Not Ekliydi, Armaganda… “Geçen Gece Otoyolda Bana Yardımınıza Tesekkür Ederim. O Korkunç Yagmur Sadece Elbiselerimi Degil, Ruhumu Da Sırılsıklam Etmisti. Kendime Güvenimi Yitirmek Üzereydim, Siz Çıka Geldiniz. Sizin Sayenizde Ölmekte Olan Kocamın yatagının bas Ucuna Zamanında ulasmayı Basardım. Biraz Sonra Son Nefesini Verdi. Tanrı Bana Yardım Eden Sizi Ve Baskalarına karsılık Beklemeksizin Yardım Eden HerkesiKutsasın!.. En İyi Dileklerimle, Bayan Nat King Cole.” 3°Bir Pastanın Üç Otuz Paraya satıldıgı Günlerde 10 yasında Bir Çocuk Pastaneye Girdi. Garson Kız Hemen Kostu… Çocuk Sordu: “Çukulatalı Pasta Kaç Para?..” “50 Cent!..” Çocuk Cebinden çıkardıgı Bozukları Saydı. Bir Daha Sordu: “Peki Dondurma Ne Kadar…” “35 Cent” Dedi Garson Kız sabırsızlıkla… Dükkanda yıgınla Müsteri Vardı Ve Kız Hepsine Tek basına kosturuyordu. Bu Çocukla Daha Ne Kadar Vakit Geçirebilirdi Ki…Çocuk parasını Bir Daha Saydı Ve “Bir Dondurma Alabilir Miyim Lütfen” Dedi. Kız Dondurmayı Getirdi. Fisi tabagın Kenarına Koydu Ve Öteki Masaya Kostu. Çocuk Dondurmasını Bitirdi. Fisi Kasaya Ödedi. Garson Kız Masayı temizlemek Üzere Geldiginde, Gözleri Doldu Birden. Masayı Sanki Akan göz yaslarıyla Temizleyecekti. Bos Dondurma tabagının Yanında Çocugun bıraktıgı 15 Centlik bahsis Duruyordu… 4°Eski Zamanlarda Bir Kral, Saraya Gelen Yolun Üzerine Kocaman Bir Kaya Koydurmus, Kendisi De Pencereye Oturmustu. Bakalım Neler Olacaktı?. Ülkenin En Zengin Tüccarları, En Güçlü kervancıları,Saray Görevlileri Birer Birer Geldiler, Sabahtan Öglene Kadar. Hepsi Kayanın Etrafından Dolasıp Saraya Girdiler. Pek Çogu Kralı Yüksek Sesle Elestirdi. Halkından Bu Kadar Vergi Alıyor, Ama Yolları TemizTutamıyordu. Sonunda Bir Köylü Çıkageldi. Saraya Meyve Ve Sebze Getiriyordu. sırtındaki Küfeyi Yere İndirdi, İki Eli İle Kayaya sarıldı Ve Ikına sıkına İtmeye basladı. Sonunda Kan Ter İçinde Kaldı Ama, Kayayı Da Yolun Kenarına Çekti. Tam Küfesini Yeniden sırtına Almak Üzereydi Ki, Kayanın Eski Yerinde Bir Kesenin Durdugunu Gördü. Açtı… Kese Altın Doluydu. Bir De Kralın Notu Vardı İçinde… “Bu Altınlar Kayayı Yoldan Çeken Kisiye Aittir” Diyordu Kral. Köylü, Bugün Dahi Pek Çogumuzun Farkında olmadıgı Bir Ders almıstı.”Her Engel, Yasam Kosullarınızı Daha iyilestirebilecek Bir fırsattır… 5°Yıllar Önce Hastanede çalısırken, agır Hasta Bir Kız Getirdiler. Tek yasam sansı Bes yasındaki Kardesinden Acil Kan Nakli İdi. Küçük Oglan Aynı Hastalıktan Mucizevi sekilde Kurtulmus Ve Kanında O hastalıgın mikroplarını Yok Eden bagısıklık olusmustu. Doktor Durumu Bes yasındaki Oglana AnlattıVe Ablasına Kan Verip vermeyecegini Sordu. Küçük Çocuk Bir An Duraksadı. Sonra Derin Bir Nefes Aldı Ve “Eger Kurtulacaksa, Veririm Kanımı” Dedi. Kan Nakli yapılırken, ablasının Gözlerinin içine Bakıyor Ve Gülümsüyordu. Kızın Yanaklarına Yeniden Renk Gelmeye Baslamıstı, Ama Küçük Çocugun Yüzü De Giderek Soluyordu… Gülümsemesi De Yok Oldu. Titreyen Bir Sesle Doktora Sordu: “Hemen Mi Ölecegim?..” Ufaklık, Doktoru yanlıs anlamıstı, Ablasına Vücudundaki BütünKanı Verip, Ölecegini düsünüyordu