Hayat bazen üstesinden gelinmeyecek gibi olur. İşte bu noktada karşımıza hayata bakışımız ve onu yorumlamamız gelir. Bu hikaye hayatı anlamak için.

Caroline, mutlu bir kadın değildi. Kendini, şartların kurbanı olarak görürdü. Mutsuzluğunun kabahatini uzun bir dış etkenler listesine bağlardı (diğer insanlar, ekonomi, hava durumu, hükümet, patron…). Fakat bedbahtlığını arkasında yatan öncelikli nedenin kendi duyguları olduğunu bilmiyordu.

Mutsuzluğu, dış etkenlere bağlamak çok yaygın bir eğilim olsa da en önemli psikolojik hatalardan biridir. İnsanlar, “Sözleriyle beni çok üzdü“, “Yaptığı yorumlar beni incitti” gibi ifadeler kullanırlar, Gerçekte ise, ne sözler, ne yorumlar nede durumlar incinmeye ya da üzülmeye neden olur. İnsanlar, olaylar veya durumlar üzerinden kendilerim´ üzerler. Eskilerin dediği gibi; “Sopalar ve taşlar kemiklerimi kırabilir, ama kelimeler canımı asla yakamaz.” Bu düşünceleri çocuklar gibi ağzımızda gevelememize rağmen yetişkinler gibi ciddiye almıyoruz. Eğer yapsaydık, şöyle söyleyecektik;

Onun sözleri yüzünden kendimi boş yere üzdüm.” Psikolojik versiyonu ise, “Sözleriyle beni çok üzdü!”. “Beni terslediğinde kendimi kötü hissettim” demek yerine ” Yaptığı yorumlar nedeniyle kendimi yok yere üzdüm” demeliyiz.

[pull_quote_center]- Bedbahtlığınızın nedeni olarak dış kaynakları gördüğümüz sürece, bu konuda hiçbir şey yapamayız. Fakat, bize olan şeyler yüzünden kendimizi üzdüğümüzü anlarsak, onları değiştirmeye çalışabiliriz.[/pull_quote_center]

Örneğin, genç bir adam, kız arkadaşı başka erkeklerle flört etmeyi bırakmadığı için son derece acı içindeydi. “Davranışları beni gerçekten üzüyor” dedi. Biz, “hayır, onun davranışları yüzünden sen kendini üzüyorsun” diye cevap verdik. Ve daha sonra “Kendini bu kadar çok derinden üzmeyi nasıl başarıyorsun?” diye sorduk Gerçeğin parçalarım bir araya getirmek çok uzun sürmedi, çünkü bir dizi yanlış düşünceleri ve akıl dışı iç konuşmaları birbirlerine bağlayarak yapıyordu. Daha sonra onu, kız arkadaşının gayret eksikliğinden oluşan mutsuzluğunu durdurmanın yolunu gösterebildik.

[pull_quote_center]- Olaylar hakkındaki düşünme biçimimiz, nasıl hissettiğimiz! belirler. Kontrol edilmek yerine, kontrolü elimize alabiliriz.[/pull_quote_center]

Eşinizin ailesi sizi üzdüğü ,ya da biri sizi incittiğinde, kendinizi mutsuz hissedersiniz. İlk önce bu mutsuzluğu nasıl oluşturduğunuzu keşfedin. Kendinize ne söylüyorsunuz? Sonra, onun hakkında bir şey yapmaya karar verebilirsiniz. Yanlış yargılardan kurtulabilir ve kendinizi mutsuz etmek yerine olaylara esnek bakabilirsiniz.