Her aile sisteminin, sorunları çözme potansiyeli var. Peki sorunları nasıl çözmeli? İşte uzman görüşleri.

Kişi bireyselde uyum sorunu yaşayabileceği gibi aile genelinde de bu anlamda sorunlar yaşayabiliyor zaman zaman. Halbuki değişim uyum gerektiriyor. Uzm. Psk. Nazende Ceren Öztürk, yeniden uyum için, aile ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi gerekebileceğini vurguluyor. Her aile sisteminin, sorunları çözme potansiyeli olduğuna dikkat çeken Öztürk, önemli olanın çözüme ulaşan farklı kanalları keşfetmek olduğunu hatırlatıyor.

Ailevi meseleler ve insan psikolojisi üzerine önemli değerlendirmelerde bulunan Np İstanbul Hastanesi Uzman Psikologu Nazende Ceren Öztürk insan psikolojisinde ailenin önemli olduğunu kaydediyor. İnsan psikolojisini incelerken, öğrenilen davranışların ele alınmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Öztürk, öğrenilen davranışların temelinin ailede atıldığını söylüyor. Öztürk, Bir kişinin psikolojik yapısını anlayabilmek için, aile yapısını da anlamaya çalışmak şart diyor.

Son yüzyılda bizim toplumuzda da meydana gelen sosyal, kültürel ve ekonomik değişimler, ailelerde yapısal ve işlevsel değişimler ortaya çıkarmıştır. Aile bağları bu değişimlere ayak uydurmaya çalışırken, bireylerin de psikolojik durumları değişimden nasibini almıştır.

Psikoterapide aile içi dinamikler çoğunlukla rengini belli eder. Bazı durumlarda aileyi mutlaka sürece dahil ederiz, bazı durumlarda ise aile bireysel psikoterapiye yardımcı olmaktan çıkar, tümüyle terapinin odak noktası olur.

AİLE BİR SİSTEMDİR

Aile içindeki her üye o sistemin bir parçasıdır ve çoğu zaman bunun farkında değildir. Tıpkı bir yapboz gibi her üye birbirini bütünleyecek şekilde sistemde yer alır. Ancak yap-bozdan farklıdır. Çünkü buradaki hiçbir parça sabit değildir. Sürekli hareket halinde olan bir sistem düşünün. Bunu toplu yapılan bir dansa benzetebiliriz. Herkes birbiriyle ahenk içinde olursa ortaya keyifli bir dans çıkarken, ahenk bozulduğunda işler değişir. Aile içindeki sınırlar, kişiler arasındaki temas miktarını belirleyen görünmez bariyerlerdir. Bu bariyerlerin esnekliği, sağlıklı aile yapısı için belirleyicidir.

HER AİLENİN BİR İLETİŞİM ŞEKLİ VARDIR

İletişim şekli, bir alışkanlıktır. Durup incelemeden bu paterni fark etmek güçtür. Birbirimize ne söylediğimiz ve nasıl söylediğimizi durup düşünmeyiz. Aile İçi İletişim döngüsü, aynı şekilde sürüp gider. Sorunlar olsa da eğer bir şekilde yola girdiyse değişme ihtiyacı duymaz. Hali hazırda kullanılan iletişim kanalları üzerinden birbirimizle temas kurmaya devam ederiz. Örneğin bir bisiklet sürüyorsunuz. Frenleri iyi tutmasa da düz ve güvenli bir yolda yavaşça ilerleyebilirsiniz. Ancak yokuşlu bir yolda artık güvenliğiniz tehlikededir.

Kriz dönemleri de böyledir. Bir aile düşünün, her hafta sonu hep birlikte hazırlanıp pikniğe gidiyorlar. Hep birlikte keyifli bir kahvaltı sofrasındayken hava bulutlanıyor, şimşek çakmaya başlıyor. Bu durumda, ailemizin farklı bir şeyler yapması gerekmektedir.

AİLE İÇİ KRİZLER NELERDİR?

Psikolojik ya da fiziksel hastalıklar, aile içindeki ekonomik değişimler (eşlerden birinin terfi alması ya da işten ayrılması gibi), taşınmak, çocukların büyümesi (ergenlik çağına girmeleri, üniversiteyi kazanıp şehir dışına çıkmaları, evlenmeleri gibi), aileye yeni bir bebeğin katılması gibi durumlardır. Örneklerde görüldüğü gibi olumlu yaşam olayları da, aile içinde bir krize vesile olabilir.

Değişim, bir uyum gerektirir. Yeniden uyum için, aile ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Her aile sisteminin, sorunları çözme potansiyeli vardır. Ancak çözüme ulaşan farklı kanalları keşfetmek gerekir.

AİLE İÇİ SAĞLIKLI İLETİŞİM İÇİN KISA ÖNERİLER:

  • Birbirinizle net, direkt, ve “ben dili” kullanarak konuşmaya özen gösterin.
  • Birbirinize düzenli olarak zaman ayırın, aile içindeki açmazları konuşmaktan kaçınmayın
  • Suçlayıcı olmayın, birbirinizde sevdiğiniz tarafları söylemekten kaçınmayın.
  • Gerçekçi beklentiler içinde olun.
  • Çözüme ulaşmak için kendinize ve karşınızdakine zaman tanıyın.
  • Fikir ayrılıklarını tehdit olarak görmeyin. Çeşitlilik, fikir alış verişi için bir fırsattır.
  • “Ben onun için daima en iyisini düşünürüm” demeyin. İyi niyet ve birbirimiz için kaygılanmak mutlu bir aile için elbette ki gereklidir. Ancak birilerinin yerine her şeyi düşünmeye çalışmak, o kişiyi pasif kılarken sizi tüketir.