HİTLER’in Sağ Kolundan Propaganda Tüyoları

0
609

HİTLER’in sağ kolu, ölünceye kadar yanında kalan ve düşmanları tarafından dahi dünyanın gelmiş geçmiş en büyük propaganda dehası sayılan Dr. Goebbels’in kuramlarından bazıları…

1. İnsanların beyin tembelliğine dayanarak hareket edin…

2. Yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır.

3. Bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, halk o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser.

4. Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur.

5. Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.

6. Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.

7. Asla kabahat ve suç üstlenmeyin.

8. Kendinizi savunmak yerine karşınızdakileri sürekli savunmada bırakın.

9. Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.

10. Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak kolaydır.

Dr. Joseph Goebbels KİMDİR?

Dr. Joseph Goebbels (1897-1945) Hitler’in “Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanı’dır.” Hitler’in en yakın arkadaşlarındandır. Çoşkulu ve enerjik hitabet yeteneği vardı. Sert anti semitik (*) görüşleri ile kitlesel propagandanın Büyük Yalan olarak bilinen tekniğini kullanmakta ustaydı. Alman filolojisi (**) tarih ve antik filoloji okudu. Gönüllü gazetecilik, banka memurluğu, borsacılık yaptı. Roman ve oyun yazdı ama yayınevleri tarafından beğenilmedi.

1925’de Nazi partisine girdi ve hızla yükseldi. Partinin gazetesinde görev yaptı ve propaganda sorumluluğunu üstlendi. 1933’de Nazilerin iktidara gelmesiyle Propaganda Bakanı oldu. Son ana kadar Hitler’in yanında kaldı.
Goebbels’in aslında görevi Alman halkını kandırmaktı. Halkı Hitler’in peşinden savaşa sürüklemek için elinden gelen her şeyi yaptı. “Bize sömürge lazım, mallarımıza pazar gerek, para babaları savaşmamızı istiyor” söylemi olsaydı, halk ikna edilemezdi.

Hitlerin davranışlarında, söylemlerinde, politikalarında Goebbels’in etkisi vardır. Hitler tüm hıristiyanları kendi önderliği altında birleştirerek Tek Dünya Devleti kurmayı amaçladığını söylüyor ve bunu Nazi toplantılarında çeşitli simgeler kullanarak kitlelerin beynine kazıyordu. Komünist tanrıtanımaz Rusya ve Yahudiler düşman ilan edilmişti. Katolik ve protestan din adamları Nazi toplantılarında buluşuyordu.

Nazi parti önderleri üniformalarına ve şapkalarına ırkçılığı simgeleyen Gamalı Haçı ve hıristiyanlığı simgeleyen Demir Haçı takıyordu. Böylece ari ırkçılıkla hıristiyan dini Nazi potasında kaynaşıyordu.

Nazi partisi, doğum yapan her Alman kadınına Ari ırka bir kişi daha kazandırdığı için madalya veriyordu. Madalya hıristiyan haçının göbeğine yerleştirilmiş bir gamalı haçtan oluşuyordu.

Goebbels’in liderliğindeki propaganda bakanlığı; gazete, dergi, kitap, halk mitingi ve toplantısı, sanat, müzik, sinema, radyo gibi kitle iletişim araçlarının kontrolünü eline geçirdi. Nazi karşıtları sansüre uğradı. Yada medyadan kaldırıldı. Nazi ırkçılık fikirleri medyaya sokuldu. Radyo etkin olarak kullanıldı. Radyoda akşama kadar, sabaha kadar Hitler vardı.

Goebbels’in ilk işi kitap yakmak oldu. 1933 baharında Nazi öğrenci örgütleri, öğretim üyeleri, kütüphaneciler okunmaması gereken kitapların listesini yaptılar. 10 Mayısta kitapçılar ve kütüphaneler basıldı. Kitaplar toplandı, açık havada büyük ateşlere (25 binden fazla) atıldı. Marşlar söylenerek yakıldı. Goebbels bunu”Alman Ruhunun Temizlenmesi” hareketi olarak ilan etti. Ünlü yazar Helen Keller’inde (kendisi hem kör hem sağırdır) kitapları yakılmıştı. Kitap yakma olayı kendisine anlatıldığında Keller şöyle demişti : “Tiranlık fikirlerin gücünü bozguna uğratamaz.”

Propagandacılar yeni bir Avrupa savaşından endişelenen halkı korkutmak istemiyorlardı. 1nci Dünya Savaşının korkunçluğu ve o savaşta 2 milyon Alman askerinin ölümü unutulmamıştı. Hitler 1nci Dünya Savaşının sonunda yapılan Versay Anlaşmasıyla, Almanya’nın köleleştirildiğini ve kaderinin elinden alınarak mağdur bir ulus oluştuğunu halka anlattı.

Goebbels ve Hitler, simgelerin, söylemlerin ve imajın gücünü anlamış, kitlelere ulaşmak için basit, somut ve duygusal olarak çekici gelen parti sloganları tespit etmişti.

Propagandacılar askeri güç kullanımını ahlaki olarak savunulabilir ve gerekli bir eylem olarak halka göstermeye çalıştılar. Savaş esnasında Almanya barışcıl, işgaller ise nefsi müdafaa eylemi olarak gösterildi. 31 Ağustos 1939’da Polonya askeri üniforması giymiş SS görevlileri bir Alman radyo istasyonuna saldırdı. Bunun üzerine Hitler Polonya’ya birlik gönderme kararı aldığını halkına ve dünyaya duyurdu. Ertesi gün 1 Eylül’de Alman birlikleri Polonya’ya girdi. Basın bültenlerinde savaş kelimesi kullanılmadı. Polonya saldırısı geri püskürtüldü ifadesiyle, savaş sorumluluğu Fransa ve İngiltere’ye bırakılacaktı.

Savaşla birlikte haber filmleri; Goebbels’in, komuoyunu şekillendirmede ve yönlendirmek için kullandığı ana unsurdu. Profesyonel fotoğrafçılar tarafından çekilen 12-18 saatlik filmler Berlin’e gönderiliyor, inceleme ayıklama sonucu 20-40 dakikaya indiriliyordu. Mobil sinema kamyonları 2000 kopyayı Almanya’nın kırsalına dağıtıyordu.

Sovyetlere saldıran Almanlar Şubat 1943’de Stalingrad’da feci bir şekilde yenildiler. Nazi propagandacıları için savaş konusunda halk desteğini korumanın zorluğu çok fazla arttı. Alman halkı resmi haberleri gerçeklerle karşılaştıramıyorlardı. Çoğu kişi doğru bilgi elde edebilmek için yabancı radyo yayınlarını dinliyordu. Sinemaya gidenler haber filmlerini reddetmeye başladılar. Hatta Goebbels haftalık haberlerin verilmesinden önce sinema kapılarının kilitlenmesini emrediyordu. İzleyiciler uzun metrajlı filmi seyretmek istiyorsa bu yalan propagandayı izlemek zorundaydı.

Goebbels son ana kadar Hitler’in yanında kaldı. Son saatlerinde altı çocuğunu zehirleyerek öldürdü. Daha sonra önce karısını sonra kendisini vurdu. Vasiyeti üzerine cesetler yakıldı.

Goebbels’in tuttuğu notlar Associated Press savaş muhabirleri tarafından keşfedilmiş ve Sovyet askerinden gizlenerek Amerikan işgal bölgesine kaçırılmıştı. Notlar daha sonra kitaplaşmış ve oldukça ilgi çekmiştir. Notlarda problemleri çözme yöntemleri var. Entrikalar, çekişmeler, ihanetler, yalanlar, gerçekler, blöfler, karşı hamleler…

Goebbels’in bazı sözleri :

“İnsanlar gerçek olaylar ve durumlar hakkında açık seçik bir malumata sahip olsalardı, bu haberleri okuyarak git gide gevşeyip çökebilirlerdi. Alman halkının bütün bunları öğrenmemesi ne iyi. Sahip olacağı kanaat hazır önüne konuyor.”

“Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur. İnsanların yalana inanması o kadar kolaylaşır.”

“Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız insanlar ona o kadar fazla inanırlar. Hıristiyanlığın bu kadar etkili olmasının sebebi 2000 yıldır aynı şeyi tekrarlıyor olmasıdır.”

“Büyük yalancılar büyük sihirbazlardır.”

Arabadan inince arabada saatlerce dinlediğimiz şarkıyı mırıldanmak gibi.

Goebbels sınırlı kitle iletişim araçlarıyla Almanları ikna etmiş. Günümüzde yaşasaydı işini çok daha kolay yapardı. Günümüzdeki medya Goebbels’e gerek kalmadan toplumu istediği gibi yönlendiriyor. Medya kelimesinin Medyum’dan geldiğini de unutmamak gerekir.

(*) Semitizm; yahudi seven, yahudi sempatizanı.

(**) Filoloji; dillerin yapısını tarihsel gelişimini ve birbirleriyle ilişkilerini inceleyen bilim dalı.

Kaynaklar :

– Vikipedi Ansiklopedi
– Cengiz Özakınzı, Türkiye’nin Siyasi İntiharı Yeni Osmanlı Tuzağı, Otopsi Yayınevi
– www.ushmm.org